güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

KUTLU DOĞUM MEVLİTLERİ HAKKINDA CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım, kutlu doğum tabirini artık hepimiz biliyoruz ki Nisan’ın 20. Gününü içeren hafta süresinde kutlanan etkinliklerin daha doğrusu bu etkinliklerde en önemli etkinlik haline gelmiş olan mevlitlerin adlandırılmasında kullanılan bir tabirdir. Kutlu doğum haftası konusunda etkinlikleri konusunda fikirlerimi daha önceki yazılarımda defalarca dile getirmişimdir. İşin bu yönünü daha sonraki yazımda yine dile getireceğimden de kimsenin şüphesi olmasın ancak bu yazımda vurgulamak istediğim kutlu doğum etkinliklerinin yapılması sırasında dikkat çekip cevaplanması gereken soruları uyandıran noktalardır. Değerli okurlarım diyanet işleri başkanlığımız merkez ve taşra teşekkürleri vasıtasıyla şüphesiz bu senede kutlu doğum etkinlikleri gerçekleştirecektir. Her ne kadar diyanet  işleri başkanlığımız bu etkinliklerle her sene Hz. Muhammed’in ayrı bir özelliğini ayrı bir yönünü tanıtmaya Hz. Muhammed’i topluma sevindirmeye tanıtacak etkinlikleri yapacağını dile getirse de toplumumuzun bu etkinliklerin temelini bölgemizde özellikle ilimizde yerleşim yerleri arasında farklı zamanlarda gerçekleştirilen kutlu doğum mevlitleri oluşturmaktadır. Geçen yıllarda gördük bu mevlitler Nisan ayının 16 ve 17 sinden başlayıp Ağustosa kadar uzayan bir kronolojik gerçekleştirme sistemi içerisinde yapılmakta yapılabilmektedirler. Bu doğum mevlidi adıyla yapılan bu mevlitlerin adıyla alakasını anlamak biraz zordur. Kutlu doğum diye kastedilen Hz. Muhammed’in doğum yıl dönemiyle yapılan yapıldığı iddia edilen mevlitlerin onun yıl dönümünde sonra veya önceki tarihlerde kutlu doğum haftasıyla anılmasının hakikaten anlamak zordur. Eğer bu mevlitlere peygamber mevlidi peygamberimize hayır dua mevlidi veya peygamberimizi ya had etme mevlidi dense o zaman bu tür isimleri yapılan mevlitle bağdaştırmak verilen ismi yapılan mevlide uygun bulmak daha kolay olacaktır. Umarım önümüzde gerçekleşecek bu senenin mevlitlerine kutlu doğum mevlitleri yerine peygamberi anma mevlitleri denerek ismiyle mevlidin uyuşmazlığı giderilecektir. Zaten rebiyülevvel ayının 12sinde doğan peygamberimize neden rebiyülevvel ayının 12sinde değil de 12sini içeren hafta değil de daha  sonraki dönemlerde kutlu doğum adıyla mevlit yapılır bunu anlamak hakikaten zordur. Yine sözünü ettiğim mevlitlerde mevlidi etkinlikleri yapacak bu etkinliğin yapılmasında öncülük edecek kitle veya kuruluşlar kimler olacaktır. Aklına esen herkes yahut her kitle veya kuruluş bu etkinliği yapabilecek midir. Yapılan bu etkinliklerden yapanlar kimlere karşı hesap verir kimlere karşı hesap vermektedirler. Bu başından beri bilinmezlik arzu eden ve yetkili makamlarca da takip edilip denetlenmeyen bir durumdur düşüncesindeyim. Yıllardır belirli yerleşim yerlerinde büyük şehir olmadan önce ilimiz bünyesi içinde yer alan köylerimizde beldelerimizde hatta belediyelerimiz dahilindeki mahallelerimizde kutlu doğum mevlitleri ve etkinlikleri yapılmıştır. O dönemlerde bu etkinliklerin muhtarlıklar tarafından bazen dernekler tarafından yapıldığı hatta bazen de belde belediyelerince gerçekleştirdiği görülmüştür. O dönemlerde bu kutlu doğum mevlitlerini yapan bu konuda masraf eden belediyelerimiz muhtarlıklarımız derneklerimiz kendilerini denetleme görevi olan makam ve kişilerce de denetlenmiş midir. Şunu da vurgulamadan geçmek istemem bence eski dönemlerde bu kutlu doğum mevlitlerini yapan ne belediyeler ne köy muhtarlıkları ne de dernekler denetleme yetkisinde olanlarca denetlenmemiş kimden hangi kaynaktan ne kadar para alınmış nereye ne kadar para harcanmış ne kadarı kimlerin cebinde harcanmadan kalmıştır. Bu konuda denetim adına hiçbir icraatın yapıldığını düşünmemekteyim. Oysa başka konularda icraat yapan teşekküller yetkili makamlarca mutlaka denetlenmiş ne kadar meblağı nereye harcadığı belirli zamanlarda mutlaka gözden geçirilmiş gerekli tedbirler yapılarak gerekli kontroller gerçekleştirilerek hesap sorması söz konusu edilmiştir kanaatini taşımaktayım. Şimdi ilimiz büyük şehir olması dolayısıyla pek çok beldemiz belediyesi pek çok köy muhtarlığımız o anki geliri bütçesi gelir temin eden gelir masraf eden tüzel kişiliği özelliğini kaybetmiştir. Artık mahalle olan beldelerimizin köylerimizin başında muhtarlar olmasına mevcuttur ama bu muhtarların ne para toplama ne gelir toplama nede para harcama iş yapma hak ve yetkileri yoktur. Tüzel kişilikleri giderken ellerindeki emlak ve vesair mal mevcudiyeti de büyük şehire geçtiğinden artık makti ve naktiimkanlarıdaszö konusu değildir.  Eskiden köy olan belde olan bu yıl ve daha sonraki yıllarda kutlu doğum mevlitlerini kimler yapacak kimler gerçekleştirecek kimler finansa edecektir. Bence artık tüzel kişilik özelliği olmayan mahalle muhtarlarının bulundukları sahadaki kutlu doğum mevlitlerini finansa etme yönetme bu mevlit dolayısıyla yapılacak harcamayı gerektiren nakti birilerinden tahsil etme birilerinden toplama yetkisi olmadığından harcanacak miktarı oluşturması ve harcaması mümkün değildir. Normal sade bir vatandaşın vatandaşlardan para toplaması da oluşturulacak bir komisyon dahilinde de olsa resmi olmayan bir komisyonun kutlu doğum mevlitleri için para toplayıp harcama yetkisi olmadığından kutlu doğum mevlitlerinin oluşturulacak böyle bir geçici komisyon tarafından düzenlenmesi de hukuki esaslara yönetsel esaslara uygun değildir. Öyleyse mahallelerin yapacağı kutlu doğum mevlitlerini kimler gerçekleştirecek bu gerçekleştirenleri kimler kontrol edecektir. Yine diyelim ki bu kutlu doğum mevlitlerini mahallelerimizde bulunun camilerin cami yaptırma dernekleri üstlenmiş bulunsun cami yaptırma derneğinin tüzüğünde bu  yolda maddeler yoksa dernekler kanununa ters düşecek tarz da bir icraat olacak. Kutlu doğum mevlitlerini bu cami yaptırma dernekleri nasıl üstlenip gerçekleştirebilecektir. Diyelim ki mevlit için harcanacak meblağı cami derneğine gelir olarak toplayıp elde etmiş olsun tüzüğünde yarayan bir konu olan bir icraat olan kutlu doğum mevlidi için yapacağı bu harcama miktarındaki gideri gider hanesinde nasıl gösterecektir. Sözün kısası cami yaptırma dernekleri de eğer tüzüklerinde bu konuya uygun bir ifade olarak derneğimiz kutlu doğum mevlitleri de yaptırır tarzında bir madde yoksa kutlu doğum mevlitleri yaptırma hak ve görevinden mahrum olmalıdırlar. Diyelim ki geçmiş dönemlerde olduğu gibi mahalle imamları yahut müezzinleri çevrelerinde topladıkları ve oluşturdukları bir komisyona önderlik edip mevlit için gerekli nakti toplamış ve mevlit için gerekli harcamayı yapmış olsun. Kendileri bir devlet memuru olan bu görevliler hangi hak ve sıfatla vatandaştan para toplayıp onların verdiği bağışlarla bu icraatları yapma imkanını ve hakkını kendilerinde görebileceklerdir. Yine diyelim ki diyanet işleri başkanlığımız kendi bünyesinde oluşturduğu diyanet vakfı çerçevesinde onun çalışmaları bünyesinde bu kutlu doğum mevlitlerini yapmış veya yapmakta olsun o zaman mahallelerde yapılan bu kutlu doğum etkinliklerini hangi harcama kaleminden gerçekleştirecek hangi mevlide ne kadar harcama ayıracağını yapacağını nasıl tespit edecek bu mevlitleri nasıl gerçekleştirecektir. Sözün kısası önümüzdeki dönemde göreceğimiz kutlu doğum mevlitleri yapacak ve yaptıracak kimseler açısından yapacak ve yaptıracak kimselerin yetki ve görevleri açısından onları kimleri denetleyip haklarında kontrol bağbında tam bir muamma  olacaklardır düşüncesindeyim. Çünkü hakikaten bu kutlu doğum mevlitlerinde gelen getirilen mevlithanlara konuşmacılara okuyuculara büyük paralar ödenmekte mevlitlerde sunulacak yemek ve içeceklere harcanan paralar büyük Mevlalar oluşturmaktadır. Bu nedenle bu paraların nereden gelip nereye gittiği kimlerden gelip kimlere gittiği kimlerin bu para trafiğini yönettiği bu icraat sırasında kullanım dışı kalan paraların kimlerin kasaların yahut kesesine gidip gitmediği hakikaten kontrol edilmesi gereken husustur düşüncesindeyim.  İşte sorulması gereken noktalardan biriside bu tür kontrolleri bugüne kadar kimler yapmıştır. Bundan sonra kimler yapacaktır. Yoksa bu noktalar tamamen kendi kaderine bırakılacak isteyen vatandaştan istediği kadar para toplayıp istediği kadarını harcayıp istediği kadarını kendi cebine atabilecek midir. Vatandaşımızın kendinden bu konuda toplanan paraların ne olduğunu takip edip ne kadarının nerelere harcadığını öğrenmesi mümkün değildir. Zaten din adamlarının yıllardır yaptığı temkinlerle sevap amacıyla verdiği paraların hesabını sorma özelliğinden uzaklaşmış olan halkımızın bu konuda herhangi bir talep göstermesi de imkansızdır düşüncesindeyim. Şurası da bir gerçektir ki kutlu doğum mevlitleri düzenleyecek kuruluş veya komisyonların malzeme alımlarında kayırmalar yapmaları tanıdıklarını dostlarını sevdiklerini menfaatlendirmelerini gerekli malzemelerin onlardan alarak kalitesiz mala daha fazla ücret ödemek şeklinde alınan malzemeye normalin üstünde fiyat vererek onlara haksız kazanç temin etmeleri de söz konusu olabilecek bir konudur. Bütün bu gibi durumları kontrol edecek makamlar kimlerdir. Böyle makamlar mevcut mudur yoksa böyle durumlarla elde edilen haksız kazançlar devam edip gitmeye mahkum mu bırakacaklardır. Denilecektir ki bu kadar kötü düşünceli olmanın yeri ve manası yoktur. Bırakın İslamım diyen normal vatandaşı din adamlarının bile ne gibi kötülükler yapıp ne gibi haksız kazançlar elde ettikleri ne gibi günahlar işledikleri medyadan sık sık öğrenilebildiği düşünülürse benim sıraladığım bu tür düşüncelerin gerçekleşmesi halini de yadırgamamak gerekir. Bu yüzdendir ki yazımda dile getirmeye çalıştığım sorular ve cevaplar toplumumuz gereken toplumumuzca dikkate alınmalı toplum bu gibi icraatlarin yapımında katkı yapmadan önce bu gibi oluşumlara vereceği katkının kontrol edilip edilmediğini kontrol edilip edilmesine uygun kuruluş söz konusu olup olmadığını mutlaka gözlemlemeli ve katkısını ona göre yapmalıdır. Şunu da belirtmek isterim ki islami tarzda hayır yapılması için mutlaka mevlit yapılması şart değildir. Kaldı ki kutlu doğum mevlitlerinin pek çok yerleşim yerlerinde çevresindeki yerleşim yerlerine şov yaparcasına gerçekleştirildiği siyasicelere ve yönelticilere yalakalık yapmak maksadıyla yönelik görüntülere de temel olabildiği unutulmamalıdır. Yazıma son verirken şunu hatırlatmak isterim mülki yöneticilerimiz dini yöneticilerimiz idari yöneticilerimiz ve hepsinden önemlisi katkıda bulunan arkadaşlarımız kutlu doğum mevlitleri üzerine bakışlarından daha dikkatle ve daha kontrol edeceği mahiyette yöneltmelidirler. Çünkü hakikaten bu mevlitlerimiz cevap verilmesi gereken en çok soruya yüklü bulunmaktadırlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.