güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Hacı Ali Rıza Efendi’yi ve Hayatını Tanıyalım

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2024 08:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.03.2024 18:01

Bugün Bentbaşı ve Haydarçavuş Mahallesi arasında yer alan Tekke Camii diye anılan ve son eklemelerle peyderpey bir külliye haline dönüştürülmeye çalıştırılan yanına eklenilen Hafız yetiştirme merkezi ile bölgemizde daha tanınır hale getirilen caminin ilk sahibi ve yaptırıcısı olan şahsiyet Ali Rıza Bezzaz denilen şahsiyettir. Her ne kadar son zamanlarda, vefat eden menzil şeyhlerinden Ali Öztaylan’ın mezarının bu caminin bahçesine eski tabirle haziresine gömülmesi nedeniyle Ali Öztaylan’ın gölgesinde kalmış bir görünüme kavuşsa da bu caminin yerindeki tekkesini kurması sebebiyle bu cami ve müştemilatının ilk temel atıcısı Ali Rıza Bezzaz’dır.

Eklemeleriyle toplama bir külliye haline dönüştürülmeye çalışılan Tekke cami ve müştemilatı ne kadar tanınmış olursa olsun bence Ali Öztaylan’ın gölgesinde kalan bir durumdan gerçek temellerini atan bir kişi olan Ali Rıza Bezzaz’ı kurtaramamaktadır. Ali Rıza Bezzaz’ın halkımız tarafından tam manasıyla tanınabilmesi için öz geçmişinin halkımıza detaylı olarak tanıtılması gerekir düşüncesindeyim. Ali Rıza Bezzaz’ı tanımak istediğimizde genel kaynaklara ve internet bilgilerine müracaat ettiğimizde şu bilgilerin verildiğini görmekteyiz:

“İslam alimlerinin ve silsile-ialiyyenin 34. kişisidir. Doğum tarihi bilinmemektedir.  Hicri 1330 yılında Bandırma da vefat ettiği bilinmektedir. Doğum yeri Bulgaristan, Burgaz , Ahyolu dur. Hacı Ali Rıza Bezzaz’ın 3 oğlu vardır. Birincisi Hafız Sami Efendi Beylerbeyi camii imamı doğumu 1866 vefatı 1962, ikincisi Mustafa Efendi Bandırma Mezbaha Müdürü, üçüncüsü Hafız Bahattin, Mustafa Efendi’nin ve Hafız Bahattin’in doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir. Hacı Ali Rıza Bezzaz’ın hanımı Fatıma Tüz Zehra validemizdir. Hacı Ali Rıza Bezzaz’ın vefatından üç sene sonra vefat etmiştir.

Hafız Sami babasından kalan servetle gemi nakliyatı yapar. İki gemisi olan Hafız Sami gemilerini kurtuluş savaşında cephane taşımak üzere muharebeye gönderir. Büyük milli mücadelemizde üstün hizmetlerde bulunmuştur. Mustafa Kemal Atatürk Hafız Sami’yi Ankara’ya çağırarak kendisine milletvekilliği teklif etti. Hafız Sami Atatürk’ü nazik bir dille kabul etmemiştir. Yapılan işin karşılık beklemeden yapılması gerektiğini savunan bir kişiliğe sahipti. 96 yaşında vefat etti.
Kendisi beylerbeyi mezarlığında gömülüdür. Yüce Rabbimiz Hafız Sami Efendi’ye ve kurtuluş savaşında mücadele gösteren tüm dedelerimize rahmet etsin, ruhları şad olsun…

Ali Rıza Efendi, Bezzaz ismi ile tanınmıştır. Kendisi çok zengindir, bezzaz yani manifaturacı dükkanları vardır. Ayrıca Türkiye’nin her yerine nakliye yapan ticaret gemileri vardır. Bir hayli zengindir. Ölmeden önce zembil sırtında bütün malını mülkünü ihtiyacı olan kişilere bağışlamıştır.  Manifaturacılık yaparken kumaşı iki kolunu açarak ölçer ve bunu bir metre kabul ederdi. Şeyhi Halil Nurullah Efendi’nin 1893’te vefat etmesiyle meşihat makamında irşat, insanlara doğru yolu gösterme görevi Hacı Ali Riza El-Bezzaz’a verildi.

Hacı Ali Rıza El-Bezzaz Efendi’nin 20 sene müezzinliğini yapmış Süleyman dede isimli zat, Ali Rıza Efendi’ye intisap ettiğinde, bir sene merkebiyle dergaha gelip gider: “-bir senedir gelip gidiyorum. Hala bir şey bulamadım.” der. Ali rıza efendi bunun üzerine ona, gözlerini kapatmasını söyler. Süleyman gözlerini kapatıp açtığında Ali Rıza Efendi’yi kaplayan bir nur olduğunu görür ve dayanamayıp düşüp bayılır.  Ali Rıza Efendi ona, ayıldığında “–bu muydu görmek istediğin, bir daha böyle şeyler isteme, bunlar marifet değildir” der.

Yunan harbi zamanında Ali Rıza Efendi tekkesine Yunan Askerleri doldular, subaylardan birinin köpeği Ali Rıza Efendi’nin kabrine pislemek isteyince, köpek çarpılır. Köpeğin çarpıldığını gören subaylar kabire tekme atma teşebbüsünde bulunur, subaylarda çarpılır.  Bu olayı gören Yunan askerleri korkup, tekkeyi bırakıp kaçarlar. Hacı Ali Rıza Efendi’nin müezzini olan Süleyman Efendi, ezan okumak için minareye çıktığında ezan okumadan önce tefekküre dalıp içinden: “Şeyhim bana minareden kendini aşağıya at dese, atarım.” der. Minarenin yanından geçip namaza gitmekte olan Hacı Ali Rıza Efendi minareye doğru seslenerek; “Yapamazsın evladım! Yapamazsın.” diye seslenir.

Hacı Ali Rıza Efendi orta boylu, ince yapılı, uzuna yakın ve gayet güzel yüzlü, siyah gözlü, nurani buğday tenliymiş. Kendisi zekat mallarından dağıttığı kumaşlardan, zekat kumaşı olarak alan bir hanımefendi, aldığı zekatlık kumaşı pazarda satarken gören Hacı Ali Rıza Efendi: “Kızım niçin satıyorsun?” dediğinde, “benim kumaşa ihtiyacım yok! Paraya ihtiyacım var efendim!” der. Hacı Ali Rıza Efendi dükkanına gelerek, dükkanında çalışan elemanlara bundan böyle zekat olarak kumaş değil de nakit para verileceğini söyler. Devam edecek…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.