SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ÖMER HAYYAM’IN NE KADAR TANIYORSUNUZ?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

“Adam olduysan hesap ver kendine;

Getirdiğin ne? Götüreceğin ne?

Şarap içersem ölürüm diyorsun;

İçsen de öleceksin, içmesen de!”

Merhaba.

Bugün halk arasında Ömer Hayyam ismi ile tanınan Ömer Hayyam’ın gerçek adı, Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam’dır.

Onu, herkes ünlü rubaileri ile sevmiş, onun dünyanın bilim tarihi içinde bilim adamlılığı ikinci planda kalmıştır. Halbuki dünya bilim tarihine, ilk rasathaneyi kuran, miladi ve hicri takvimlerden daha çok hassas olan “Celali takvimi”ni hazırlamaz hazırlayandır. Okullarda “Pascal üçgeni” olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur.

Onun İslam coğrafyasında siyasi iktidar mücadelesi, toplumsal sınıflar arasındaki mücadelesi, toplumsal sınıflar arasındaki mücadelelerde, iktidarların koltuklarını koruyabilmek adına dini kullanmaları, dinin yobazların geçim kaynağı haline gelmesine karşı çıkması, bahsettiğim çevrelerin hoşuna gitmediği için, onun şarap ve zevk düşkünü olarak lanse etmişlerdir.

O, aynı zamanda savaş karşıtı bir eylemcidir.

 Bugün lise on ikinci sınıf kitaplarında onun “cebir” işlemleri ile anılması, onun dünya çapında; filozof, şair, matematikçi, astronomi dallarında bir bilim adamı oluşundandır.

Ama gelin görün ki, O; genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünü belirgin olmasından dolayı “RUBAİLERİ” ile ünlenmiştir.

“Neden kitap yayıncılığın” yayını olan “Ömür Ömer Hayyam-Rubailer” adlı eserden, aklımda kadarıyla sizlere Onun, bilinmeyen demeyeyim de, öne çıkmamış konulardaki bazı bilimsel icat ve buluşlarından örneklemeler yapmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir.

Günlük sohbetimizi benim çok hoşuma giden, sizlerin de beğeneceğinizi umarak, gelin hep beraber onun şu rubaisi ile bitirelim:

“Felek ne cüret cömert ne aşağılık insanlara!

Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.

Kendini satmayan adama ekmek yok;

Sen gel de YUF çekme böylesi dünyaya!”