SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

EYLEM?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2022 00:07

Haber Güncellenme Tarihi: Yazının Güncellenme Tarihi: 20.03.2022 08:38

Eylem konusunda, bir türlü bir araya gelemiyoruz. Biz de eylemde bulunanlara devamlı olarak muhalif gözle bakılmıştır.

Örneğin, 6 Mart günü “Zeytinime dokunma” eylemi yapıldı. Eyleme CHP, İYİ Parti ve bazı STK’lar katıldı, gelin görün ki, AKP ve MHP’liler katılmadı. Çünkü bu iki parti iktidar ve eylemin kendilerine karşı gruplar yapmakta olduğu düşünselliği içerisindedirler.

Aslında işin kökünde ortak değerlerde birleşememe, senden benden ayrımcılığı yatmaktadır. Bu tip görüntüler, meslek gruplarında, sendika eylemlerinde de rastlanır.

Örneğin, bölünmüş ve örgütsel bilincini kaybetmiş sendikalarımızdan, iktidarların böl parçala hareketini hedef olmuş öğretmen sendikalarına bakalım. Aynı mesleği icra eden, özlük hakları aynı olan, bu sendikalardan biri, eğitim-öğretimde “çağdaşlaşma” konusunda, Milli Eğitim Bakanlığına karşı eylem yapsın, bu eylemde diğer öğretmen sendikalarını orada bulamazsın…

Bu davranış yanlışlığı, biraz evvel ifade ettiğim gibi, ortak değerlerde birleşememe, siyasi kutuplaşma hastalığı gerçeğine dayanmaktadır.

İşte bu nedenle yapılan eylemlerden sonuç alınamıyor, eylem ortada şova dönüştürülmüş oluyor. “Zeytinime dokunma” eylemine dönecek olursak, eylemde hiçbir köylünün olmaması biraz garipti. Yani Üretici yok, sadece tüketici grubun katıldığı bir eylem…

Burada bir terslik yok mu?

Elbette var.

Gelin hep beraber bu konuda düşünelim. Sizlerin bu konuda yorumlarınızı bilemiyorum ama benim ilk aklıma gelenleri şöyle sıralayabilirim.

Sağ iktidardan AKP, Büyükşehir sayesinde, eskiden övündüğümüz köylü sınıfını ortadan kaldırdı. Köyü kentin mahallesi yaptı. Köyün okulunu, sağlık ocağını kapattı. Köylünün üretim işlevini zora soktu, tarım alanlarını betonlaşmaya açtı. Velhasıl köylü dediğimiz vatandaş tarlasını satıp şehire yerleşti. Şehir yaşantısına alışan ve üretimle ilgisi kalmayan vatandaş da siyasi kutuplaşmanın içerisinde buldu kendini.

Her alanda tüketiciler, üretimciliğin yerini aldı. İnsanlık Kapitalizmin tüketici kişisi haline gelince, sınıfsal ayrımcılık ve siyasi kutuplaşma içinde kalan toplumda hak aramalar, yanlışa dur demeler, cılız küçük şov hareketlerine dönüştü. Artık eylemlerin görüntüsü SİYASİ bir hareket olarak görülmeye başlanıldı.

Tabii, sonuçta yapılan eylemler FİYASKO ile sonuçlandı. Ortak değerler de birleşemeyenlerin eylemi de bu kadar olur…