SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

DİLENCİLER!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

                Dilencilik bir artar,bir artarsa diyorum, sonra da İslami inanca göre “haram!” olduğuna göre niye artsın ki düşünselliği içerisinde Haydar Çavuş Camii‘nden yana yürüyorum. Duvarın dibinde kucağında çocuğu hırpani kılıklı bir kadın:

                -Allah rızası için bir sadaka…

                Bir ekmek parası versem mi vermesem mi gelgitleri içerisinde, çocuğun hatırı deyip, bir lirayı kadının yere serdiği mendile bırakırsın…

                İnönü caddesinde yürüyorsun, kaldırımın üzerinde biletçi, seyyar cep telefonculara ve kazı kazancılara çarpmamaya özen gösterirken caddenin bir köşesinde yine bir el uzanıyor:

                -Allah rızası için bir sadaka…

                Bu dilenme öteden beri kentlerde yaşayanların içlerini ürperten bir korkudur. Onun için de, “Dilenmek ayıptır, haysiyetli insan dilenir mi dilenme der dururlar.

                Geçim zorlaştıkça, işsizlik arttıkça, “dilenmek ayıptır, dilenmek günahtır” duvarı ne kadar dayanır bu tip insan manzaralarına…

                Dilencilik manzaralarını biraz renklendirmek istersek, şöyle bir filmsel gösteri karşımıza çıksa, “Allah rızası için emeğime birkaç lira, maaşıma üç beş lira zam istiyorum deyip, yollara düşsek…Önde emekliler, arkasında işçiler, yanlarında köylüler, sendikalısı sendikasızı, bilim adamları, doktorları, öğretmenleri; kısacası hazineden geçinenlerin tümü ellerini uzatarak, “Allah rızası için!”dese ve milyonlarca kişi avuç açarak ricada bulunmaya kalkarsa böyle bir manzara için ne diyebiliriz?

                Bu şekilde bir dilencilikle, diğer dilencilik arasında tek bir fark var. Birisi rica ile diğerinde ise “Allah rızası!” aracılığı ile duygusal bir yol izlenmektedir.

            Bazılarımız, rica ile istemeye dilencilik demişler, zorla istemeye de serkeşlik… Peki ama hiç istemeden bir şeyler alınamıyor ki…

            Artık dilenerek mi bunun üstesinden gelinir, yoksa resmen isteyerek mi bunun üstesinden gelinir, buna da yeryüzünde sürünüp duranlar karar versin diyeceğiz ama; bu iki dilenci türünün korkuları var.

              Biri;

          -Allah versin derlerse

             İkincisi;

          -Uzun etme, şükret haline derlerse…

            Dilencilik bir artar, bir artarsa diyorum. Kadınlar, çocuklar, erkekler, kentin sokaklarına biner biner dağılıp, tüm kentlerde böyle bir dilenme olayı olursa…

            Sizlerce ne olabilir?

    (Çetin Altan’dan esinlenilmiştir.)