SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

DAR BÖLGE VE DARALTILMIŞ BÖLGE SEÇİMİ SENARYOLARI

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
 
14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimlerde Demokrat Parti yüzde 53, Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 40 civarında oy almış ve Cumhuriyet Halk Partisi 27 yıl sonra muhalefet partisi olmuştu. 
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye sayısı 541dir.
İl bazında yapılan bu seçimlerde Millet Partisi sadece Kırşehir’de birinci parti olmuş ve akabinde o ile ait 5 milletvekili çıkarmıştır. Yine hepinizin bildiği gibi zamanın iktidarı Kırşehir’i ilçe yaparak, Kırşehir halkını cezalandırmıştı. 
1950 seçim sonuçlarına göre, Demokrat Parti yüzde 53 oyla milletvekili sayısının yüzde 83,7’sine sahip olurken, Cumhuriyet Halk Partisi ancak yüzde 14,1’ine sahip olabilmişti.
Bu adaletsiz seçim sisteminin 2 Mayıs 1954’tekisonuçları ise şöyledir.
 
Parti Aldığı Oy Milletvekili Sayısı Oy oranı (%) Milletvekili Oranı(%)   
DP 5.151.550 502 57,61 92,7   
CHP 3.162.196 31 35,29 5,7   
CMP 434.085 5 4,84 0,9   
TKP 56.511 - 0,63 -   
Bağımsız 155.562 3 1,74 0,5
 
Zamanın gazeteleri, demokrat parti adına büyük başarı, Cumhuriyet Halk Partisi adına ise, yenilgi anlatan yorumlarla doluydu.
Yukarıdaki tabloya baktığımızda yüzde 57’lik bir sonuçla meclis milletvekili sayısının yüzde 92,7’sine sahip olmanın adaletsizliğini açıkça görüyoruz.
Bu tabloyu gördüğümüzde, insanın aklına ister istemez aynı senaryo uygulanacak mı sorusu gelir. Olayın daha iyi anlaşılması için Balıkesir İlimizden örnek vereyim. Diyelim ki AKP Balıkesir İlinde yapılan seçimde 500 bin oy aldı, CHP 499 bin, MHP 200 bin oy aldı. CHP ve MHP hiç milletvekili çıkaramıyor, AKP ise Balıkesir’in 8 Milletvekiline sahip oluyor. Balıkesir halkının 699bin seçmeninin temsil yetkisi elinden alınıyor mu, alınmıyor mu?
Bizim anladığımız “dar bölge” veya “daraltılmış bölge” senaryolarından bu örnekleme çıkar. İşte oynanmak istenen oyun budur…
Sözümü çok uzatmaya gerek yok. Diyeceğimiz odur ki, eğer yukarıdaki tabloya benzer bir seçim sistemi değişikliğine gidilirse, seçim adaletsizliklerine bir yenisinin ekleneceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Bizden söylemesi…