SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CHP’NİN DEMOKRASİ MAÇI

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

    Kim ne söylerse söylesin, demokrasi güzel şey…
    Aday adaylarının parti merkezlerini dolaşması, çeşitli iletişim yollarıyla parti üyelerine mesaj göndermesi, parti üyelerinin aday adaylarını dinlemesi, alkışlaması, oyunu kime vereceğini kafasında kararlaştırıp saklaması, gerçekten güzel şey!
    29 Mart’ta ne olur diye düşündük. Evet, demokrasi güzel şeydi…CHP’li üyenin, “Ben ilk defa adam yerine konuldum!” demesi de güzeldi. O üyenin sevincine ortak olmak da güzeldi.
    Her şey güzeldi ama şairin dediği gibi, “Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca.” Güzel nasıl bizim olur, güzele nasıl kavuşulur? İşte bütün mesele burada. Güzel velev ki bizim olmadı o zaman ne olacak? O zaman güzelin kadrini bileceğiz. Sevdiğimiz güzele sahip çıkıp kavuşma arayışlarını sürdüreceğiz. Güzele kavuşmakta ısrarcı olacağız. Bunun başka yolu yok.
    29 Mart’a üç-beş gün kaldı. Sandıklar açıldıktan sonra sıralamaya girmeyenleredir sözümüz. Sakon ola ki şairimizin söylediği sözlere aldırış etmesinler. Her şeyde olduğu gibi siyasette de devamlılık esastır. Herhalde ne demek istediğim anlaşılmıştır. Şimdi gelelim sohbetimizin püf noktasına…
    Geçen yazımda bölgecilik yapılmamasına dikkat çekmiştim. Yine aynı tezimi savunuyorum. Zira aday adayı dağıtımında merkezden ve körfezden ilk sıralarda, yani ilk dördün içinde adayımız olmazsa partimiz açısından yad elleri oynarız.
    Aday adayı tercihlerimizde ikinci önemli husus ta tercih edeceğimiz adayın niteliği ve benim partime oy kazandırma özelliğinin olup olmamasıdır.
    Evet.
    Demokrasi istedik, Genel merkez bu hakkı bizlere tanıdı. Genel merkezin bize bu hakkı vermesi, biz oy kullanacaklara bir başka açıdan sorumluluk ta yükledi. İnşallah partimiz açısından üzerimize düşen bu sorumluluktan yüz akı ile çıkarız.
    Bu ön seçim demokrasi turnuvasının ilk maçıdır. İlk maçların kazanılmasında, sadece aday adaylarının takımı değil, takımı destekleyen bizler de maçı kazanmış olacağız.
    Biliyorum, hangi aday adaylarının ilk dörde gireceğini yazmamı istiyorsunuz. Seçime üç-beş gün kala böyle bir davranışa girmem yakışıksız olur. Yalnız, daha önceki yazımda belirttiğim gibi sürprizleri bir tarafa koyarsak, şu isimlerin daha şanslı olduğunu söyleyebilirim: Namık Havutça, Mehmet Tüm, Ahmet Akın, Fikret Şahin, İrfan Barış, Ensar Aytekin, Ali Kemal Deveciler, Neşe Zengin İğdir ve İsmail Aynur…
    Evet. Yine sohbetimizin sonuna geldik. Teşbihte hata, zurnada peşrev olmaz. Bugünkü sohbetimiz biraz buna benzedi ama ne yapalım? Sıkça yazı yazmanın yolu da bu.
    Esen kalın.