SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BOP

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

Beni şaşırtan, gerçekleri gördüğü halde, gerçekleri savunmayan veya yalancı pehlivanlık sergileyen aydınlardır. İkinci olarak şaşkınlığıma neden olan oluşum da, bu okur yazar takımının menfaat olgusu içerisinde, doğruları yanlış, yanlışları doğru olarak aktarma işlevi içinde olmalarıdır.

Hepinizin bildiği gibi, 22 ülkenin bir araya gelerek oluşturduğu Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) var. Ve yine bu proje kapsamında, İsrail’in himayesinde Kürdistan devleti kurma emelleri var. Bu emellerin, petrol ve diğer yer altı zenginliklerinin ele geçirilmesi ana neden gözükse de, en önemli nedenlerden biride egemen olma yolunda süper güç sınavında ABD’dir. Bir anlamda oynanan oyunda Ortadoğu haritasının yeniden şekillenmesi vardır.

BOP olayında, senaryonun içerisine Türkiye alınmış ve maalesef figüran olarak da BOP başkanlığı sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verilmiştir. Bunun ne derece doğru veya yanlış olduğu tartışmaya açık olsa da, beni şaşırtan bir başka konuda, Dışişleri Bakanı sayın Davutoğlu’nun 2001 yılından önce yazdığı, “stratejik derinlik” adlı kitabındaki söylemlerdir.

Sayın Soner Yalçın bu kitaptan bazı bölümleri sayfa numarası vererek şöyle aktarıyor:

“..Artık kronikleşen iki belirsizlik alanı olan Filistin ve Irak’ın siyasi egemenlik alanıyla ilgili net düzenlemeler yapılmaksızın Ortadoğu’da cari uluslar arası hukuk sınırları ile de facto durum arasındaki gerilimin giderilmesi mümkün değildir.”(s.442)

“Türkiye himayesinde kürdistan” planı dile getirilirken, “Küresel ölçekli büyük bir gücün güvenlik garantisi bile bu coğrafyanın bağımsız bir jeopolitik alan oluşturması için yeterli olmaz.”(s.438)

“ABD’nin gerek kuzey Irak’ta ki belirsizlik ve iç çekişmelerde ki gerekse Irak’taki fiilen ÜÇE bölen statüdeki uzun dönemli stratejik hesabı ve prensibi açıktır. Bölgeyi mümkün olduğunca daha küçük ölçekli birimlere indirerek bölgesel güç temerküzü gerçekleştirebilecek ülkelerin sayısını azaltmak vebu küçük ölçekli birimlerin iç çekişme ve ittifaklarını kullanarak müdahil pozisyonunu sürdürebilmek.” (s.443)

“Bugün parçalanmış görünen ve bu parçalanmışlık içinde bölge üzerinde hesap kuran büyük güçlerce istismana açık bir yumuşak karın oluşturan “Kürt jeopolitiği uzun dönemde AİDİYET hissini en yoğun bir şekilde yaşadığı bölgesel bir güçle bütünleşme süreci içine girecektir. Uzun dönemde meselenin odak noktası bölge halkının AİDİYET hissini pekiştiren bir KADER birliği meşrutiyeti ile çözümlenecektir.”(s.449)

Her şey ortada.

Gelin,sohbetimiizn son bölümünü yine Sayın Soner’in şu cümleleri ile kapatalım.

“XX.Yüzyıl başında Ortadoğuyu kanlı cedvelle kesip biçenler, 100 yıl sonra yine aynısını uygulamaya çalışıyorlar… Türkleri, Arapları, Kürtleri birbirine kırdırarak yapıyorlar.”

Şimdi Ortadoğu haritasını gözünün önüne getirin ve yaşanan olayları analiz ederek, yaşaman trajedili oyunların sizleri şaşırtıp şaşırtmadığına karar verin. bana gelince, ben artık şaşırmıyor ve kendimi yine oluşumlara alıştırmaya çalışıyorum.

Esen kalın.