SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BELKİ OKUYANINIZ OLUR DİYE YAZIYORUM..

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

Yıl 1980, Türkiye’mde işsizlik oranı %7,2

Yıl 1990, Türkiye’mde işsizlik oranı %8,189

Yıl 2000, Türkiye’mde işsizlik oranı %6,497

Yıl 2010, Türkiye’mde işsizlik oranı %11

Yıl 2014, işsizlik oranında değişen bir şey yok..

                Gelelim çalışanların istihdam biçimine: İstihdam biçimlerine göre 4/B’li sözleşmeli çalışanı 2003 yılında 8200 iken, 2010 yılında 256000 oluyor. 4/C’li geçici çalışan 164 iken, 2010 yılında 47.000 oluyor.

Çakılı sözleşmesi 2003 yılında sıfırken, 2010 yılında18.000 oluyor.

Herkesin dilince olan Taşeron işçisi varken, 2010 yılında sayı 386000 oluyor.

Ya 2014 yılı, bir o kadar daha artıyor sanmayın bu sayı 2 milyonu buldu.

İşsizlik ve taşeron işçiliğindeki rakamları gördünüz. Peki bu hokus-pokusçuluk diğer  alanlarda yok mu?

Tabii var.

2002’de ki dış borcumuz 129.592 nilyar dolardı.

2013’te 388.243 milyar dolar oldu.

Cari açıkta tarihi rekora ulaşıldı. Ne kadar mı? Kuruş eksiği yok, tam 83 milyar dolar.

Ya sendikalı işçi sayımız nasıl?

1980 yılında nüfusumuz 50 milyon, sendikalı işçi sayımız 2,5 milyon.

Yıl 2014 nüfusumuz 76 milyon, sendikalı işçi sayımız 600 bin.

Şimdi diyeceksiniz ki, tamam anladık, bu rakamlar Mehmet Beşeri’nin kitabından ve bazı gazetelerden almışsın ve bize aktarıyorsun. Bu verdiğin rakamlarla gidişatımız kötü diyorsun.

Benim böyle bir yorumum yok. Ben bunları niye yazıyoruma gelince, yandaş medya bunları dile getirmediğini gördüğüm için yazıyorum. Yandaş medyanın ve jöleli yandaşların her şeyi tozpembe göstermelerine kızdığım için bunlar yazıyorum.

İsimlerini bile zor hatırladığımız, Domanika, Grenada, Kiribati, Marshall adaları, Mikronezya, Nauru, Palau, Grenada, Samao, Tonga, Tobago gibi 19 ülke halkına AB vizeyi kaldırıp, benim ülke insanıma vize uygulaması yapılmasına kızdığım için bunları yazıyorum.

Herşeyin güzel gittiğini savunanların yalanlarına kanarak, kısa zamanda ekonomik bakımından dünyanın 10 ekonomisinden biri oluyoruz yalanlarına inananlara kızdığım için yazıyorum.

Yazıyorum, yalanın kısa bir örtü olduğuna bir tarafı örtse de, diğer tarafın açıkta kalacağına inandığım için yazıyorum.

Zira sizler bu yazımızı okuyamayacaksınız ama, belki birileriniz okur diye, ben yine yazmaya devam edeceğim…