SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BAŞLIKSIZ…

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

             Kim söylemişse söylemiş ama tam söylemiş,

            “Doğu’ya bakmaz, Batı’yı bilmez

             Görgüden yok vayesi (nasibi)

             Bir kızarmaz yüz,

             Yaşarmaz göz,

             Bütün sermayesi!”

            Eğer “kim bu?” diye sorarsanız ayıp olur. Lakin “Hangileri?” diye sorarsanız bak bunda haklısınız derim.

            Yanıt mı?

            Elinizi sallasanız ellisi…

 

***      ***      ***      ***

Bir zamanlar kölelikten bıkmış olan genç bir delikanlı düzene başkaldırarak dağa çıkar. Düzeni değiştirmek için çıktığı dağdan ülkenin askerlerine yakalanarak döner.

Sonuç; mahkumiyet ve yargı…

Yargılamayı ülkenin kralı yapar. Kralın ilk sorusu şöyle olur:

-Buraya bak! Benim bir gözüm takmadır. Hangisinin olduğunu bilirsen seni bağışlayacağım yoksa idam…

Delikanlı şöyle bir bakmış:

-Sol gözünüz.

Kral biraz şaşkın:

-Doğru. Nasıl anladın?

-Sadece o gözünüzde biraz merhamet gördüm de…

***      ***      ***

Ülkenin birine yakıştırılan bu fıkrayı ülkemize yansıtacak olursak…

Genç bir politikacı büyük bir alanda etrafına toplanmış halk yığınlarına kürsüden nutuk atmaktadır. Politikacı kürsüden indikten sonra yanına yaşlıca bir adam yaklaşır:

-Politikada yenisiniz galiba.

-Evet, nereden anladınız?

-Ne yapıyorsak vatan , millet için yapıyoruz derken, henüz hala yüzünüz kızarıyor da…

Böyleleri kaldı mı?

Yüzü kızaran mı?

Yok yahu yüzü kızarmayanlar.

Onlar o kadar çok ki şehit cenazelerine hele bir gidin de görün…

***      ***      ***

Rahmetli Çetin Altan’dan bir fıkra alalım da şu sıkıntılı yazımızdan biraz kurtulalım.

Bektaşi’ye sormuşlar:

-Baba erenler, politikacılar vatan millet için neler yaptıklarını bol bol anlatıyorlar da kendileri için yaptıklarını neden hiç anlatmıyorlar?

Bektaşi babası gülümsemiş:

-Doğruları söylemeye alışık değiller de ondan demiş…

 

Esen kalın.