Bir pınar serinliğinde gecenin rüzgârlı denizinden, haykırırcasına sana seslendim. Denize anlattım bütün derdimi kalbimin kanat çırpınışlarını, yüreğimin senin yüreğine ses verişlerini... Alacakaranlıkta tüm rüzgârla beraber ses verdim sana ve sen duymuyordun, bu denli aşk ile seslenen yüreğimi. Kor gibi yanarak kavrulan yüreğim, senin sevdânı kanat çırpan kuşlara, kararan bulutlara, savrulan rüzgâra anlattı. Mısralar yazardım sana yazdığım her satır aşk kokardı. Özlem yüklü gönlümün sesini duymuyordun oysa... Paha biçilmez sevgi çemberime alarak seslendim sana.
Ben sana hasretim
Yokluğun benim gurbetim
Sesini duymak tek tesellim
Gel sevdiğim murâda erelim...
Aşk bir gönlün kanatlarında uçabilmektir. Sevdiğinin yüreğinde demlenmek, kalbinde filizlenmektir. Muhabbet dergâhında var olup şanlı bir nehir misâli, kalbinden akan sevdâ değilse nedir? Ruhumda yaşattığın aşk iklimimde esen yeli tüm benliğimle hissediyorum. Gök gürlüyor senin sevginle, âşina kalbim, senin hasretinle ıslanıyor. Gel kuşattığın sevginin kandilinde yanalım, dalına konduğun aşkın özlemini giderelim. Bu denli aşk rüzgârı yüreğine seslenirken, gönlüne buyuruyor duyuyor musun?
Oysa sana olan sevdâmı tüm kainat işitiyor. Ruhumda dalgalanan sevgimi, karanlığın içinden gün doğar ya aniden, işte senin sevgin böyle doğdu karanlık gecelerime... Rıhtımda yalnızlık kol gezerken, sen çıkageldin karşıma. pervasızca uçtu gönül kuşum senin kanatlarına... Ruhumun kanatlarında uçmaya var mısın? Gönlümden akan şiir mısralarında... Âhenkle dolu aşkımızın sereyanlarında... Kor gibi yanan yürek yangınlarında...
Burası gönül demliği yar. Dile duâ ve secdemde edâ ile andığımsın sen. Yüreğine iliştirdiğim aşkımla demlen. Derin hisse bürünen kalbim, kaleme aldığı mısralarla ses verdi sana.
Ansızın sevda rüzgârı esti yüreğime
Kalbimin dili aşkı anlattı bana
Sevgiyi tüm hücrelerim kapladı
Gönlümün hâresi ve yeleleri
Aldığım her nefes yüreğimin mehpâresi...
Esenlikle kalın...