güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

ORTADOĞU’DA OYUN İÇİNDE OYUN MU SERGİLENİYOR?

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım, siyasal partilerimizden birinin eski genel başkanı bir zamanlar başbakanımız olan bir liderimiz geçmişte verdiği demeçlerinde kendisinin Amerika birleşik devletleri başkanı ile birlikte büyük Ortadoğu projesinin eş başkanı olduğunu söyledi diye hatırlıyorum. Bilmiyorum hatırlamam da yanlış varmıdır. Ama büyük olasılıkla doğru olan bu hatırlamamı belirttikten sonra hemen şunu vurgulamak isterim ki aynı şahısın bugün kü icraatlarına baktığımızda hiç de ABD birleşik devletiyle daha doğrusu onun başkanıyla ABD’nin büyük Ortadoğu projesinin eş başkanına yakışır davranışlar sergilediğini söylememizin uygun olmadığını görmekteyiz. Geçmiş dönemlerde ABD’nin her dediğini hilafsız yapmaya çalışan bu liderimiz bence benim şahsi düşünceme göre artık zigzaglar çizen bir icraat seyri göstermektedir. Bu nedenle insanın aklına acaba onun eş başkanlık görevine son mu verildi diye düşünmek gelmektedir. Nitekim bu zigzaglar çizmeyi o daha önce de göstermiştir. Libya’da çıkan karışıklar nedeniyle Fransız uçakları Libya’yı bombalamaya başladığında Kaddafiyi bombalamaya başladığında Nato’nun Libya’da ne işi var demiş ama arkasından da yurda dönüşünü gerçekleştirdikten sonra Fransa ve ABD’nin içinde yer aldığı Nato müttefiklerinin arasında yer alıp onların emrine Türk hava kuvvetlerinden uçaklar tahsis edip denizden Türk harp gemileriyle de bu ülkeyi abluka altına almada görev almıştır. Buna benzer icraatları gerçekleştirmesine rağmen genellikle ABD’nin sadık bir müttefiki olmuş o ne derse yapmak bir yana kraldan çok kralcı olup onun yapması gerektiği şeyleri ondan önce planlayıp ona tavsiye eder hale gelmiştir. Nitekim Suriye’de Esad buhranı ortaya çıktığında Esad’ın iktidardan uzaklaştırılması konusunda en ön saflarda görülmüş ABD ve müttefiklerini Esad’ı devirip Suriye’yi işgale davet eden en baş rolde ki ülke lideri o olmuştur. Ama Rusya, Çin ve İran’ın oluşturduğu blok’un tepkileri nedeniyle ABD ve müttefikleri karar değiştirince yalnız kalmış yalnız kalan bu lider yinede ülkemizin imkanlarını kullanarak Esad’a karşı hedef almayı sürdürmüş  onun düşmanlarına sınırlarımızı ve ülkemizi açarak onların istifadesine ülkemizin imkanlarını tahsis ederek kendince Esad’la mücadeleyi sürdürmeyi gayret etmiştir. Bir yandan da ülke içerisinde ki ayrılıkçı kürt guruplarıyla pkk ile ilişkiye girerek ABD’nin ortadoğu’da oluşturmak istediği kürt devletine ışık yakmaya yönelmiştir düşüncesini de taşımaktayım. Sözünü ettiğim liderimiz ülke içinde muhalifleriyle zıtlaşır ve sertleşirken Amerika’nın desteğinde olduğunu hissettiği, AB’nin desteğinde olduğunu hissettiği ayrılıkçı Kürtlerle pkklılarla yakınlaşmaya yönelmiş onlara uygulamaya çalıştığı gayret ettiği açılım politikasıyla tavizler vermeye hazır olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Bu uygulama onu ABD çizgisinde göstermeye ABD’nin sadık müttefiki ABD açısından büyük Ortadoğu projesinin sadık eş başkanı olarak görülmesini temin edeceğini düşündüğü bu icraat sistemi onun kendi hesabına bazı çıkarlar ve yükselmeler kaydedip yerini pekiştirmesini sağlaması konusunda ABD ve AB’nin desteğini almasını getirmiştir. Aynı lider ülke toplumu içerisinde artan sayıda ki şeriatçı, tarikatçı eski rejim yanlılarının desteğini almak için ortadoğu’da ki terörist militan İslam kuruşları ve örgütleriyle iyi temaslar yapması onu ABD ve müttefikleri ile ters düşürmye başlamıştır. Oysa bu uygulama onun yapmaması gereken bir icraattir. Böyle bir uygulamayaı yapmayı sürdüre bildiğine göre mantıklı bir insan acaba neyine güvenerek böyle davranmaktadır diye kendi kendine sormadan edemeyecektir. Öyle ya belki iktidara gelişini belki bugünlere gelişini ABD ve müttefikelerine borçlu olan bir lider nasıl olurda bugün ABD ve müttefiklerinin dediklerine ters düşen icraat ve açıklamalarda bulunur onların menfaatine çalışan uluslar arası kuruluşların aleyhinde onları suçlayıcı mahiyette konuşmalarda ve beyanlarda buluna bilir? Görünüşe bakılırsa bugün artık söz konusu liderimiz ABD ve AB’nin ortadoğuda ki büyük Ortadoğu projesine ters düşen kitleleri desteklemekte onlara arka çıkmaktadır. Dün müttefiklerinden korkuya ülke içinde büyük kolaylıklar sağlamaya gayret gösterdiği ayrılıkçı kürt kesimine pkk kesimine bugün yeteri kadar önem vermemekte onları kendine hedef seçen onları katleden IŞİD gibi ümmetçi sunni islama dayalı şeriatçı oluşumları terörist gurupları destekleye bilmektedir? Tabi bu durumun hesabını birileri bil hassa eski müttefikleri mutlaka ondan soracaktır. Bu tip sorgulamalara karşı hangi cesaretle ABD ve AB karşıtı IŞİD ve benzeri kuruluşları destekleye bilmekte ihvan gibi Müslüman kardeşler örgütü gibi hamas gibi örgütlerle sorunumuz yoktur diye dostça mesajlar ve yaklaşımlar segileye bilmektedir. Bu durum insanda acaba ortadoğu’da ki icraatlarda birileri oyun içinde oyun mu sergiliyor sorgusunu uyandırmaktadır. Görünüşe göre IŞİD ortadoğu’da sunni arap birliğini sağlayarak büyük bir İslam devleti oluşturmak istemektedir. ABD ve AB Ortadoğu’da IŞİD’in isteğinin aksine küçük küçük devletler arzu etmekte Ortadoğu haritasını bu nedenle değişik göstermek istemektedir. Oysa AB başkanıyla eş başkan olduğunu belirten liderimiz IŞİD’i destekler bir görünüm sergilemekte ve ona kolaylıklar sağlamayı gerçekleştirmek istemektedir düşüncesini taşımaktayım. Nitekim bu düşünce ile olsa gerektir ki IŞİD oluşumu belirginleştiği andan itibaren liderimiz IŞİD’e kolaylıklar sağlamaya yönelmiş görüntüler vermektedir. Onun ABD ile ters düşüşü acaba bir danışıklı bir dövüşmüdür? Belki 2’si birlikte hareket ederek Arap dünyasında bir feveran yaratıp bu feveranla Arap milliyetçilerine Kürtlere zarar verdirerek onları mağdur duruma sokturup daha sonra onların mağdurluklarına dayanarak onlara yardım edip ortadoğu’da kuzey ırak, kuzey Suriye, batı iran ve güneydoğu Türkiye’den alınacak topraklarda bir Kürdistan oluşturmayı kolaylaştırmak mı istemektedirler. Yoksa ABD’nin böyle bir fikri olmamasına karşılık bizde ki eş başkan ülke içinde elini rahatlatmak ayrılıkçı Kürtlere karşı kendini kuvvetlendirmek maksadıyla mı IŞİD’çilerle yakınlaşmak böyle bir yakınlaşma ile pkk ve ayrılıkçı Kürtleri yola getirip onlara karşı üstünlük mü temin etmeyi düşünmektedir. Bunları bilemem ama şurasıo bir gerçektir ki I.Dünya harbi sonrasında oluşup şahlanmaya başlayan Arap milliyetçiliği bağımsız Arap devletçikleri oluşturduğu gibi İsrail’in Ortadoğu’ya İngiltere, Fransa, ABD gibi devletler eliyle yerleştirilmesini de getirmiştir. Şimdi IŞİD bünyesinde oluşup şahlanan Arap milliyetçiliği de arap sunni Hanefi İslam ümmetçiliği de kuzey Irak’ta ve ona yakın çevrelerde İsrail benzeri bir Kürdistan devleti oluşturulup yerleştirilmesini kolaylaştıra bilir sağlaya bilir diye düşünmekteyim. Tabi ki böyle bir olgu gerçekleşe bilmesi için ABD ve AB ülkelerinin Kürtlere haklı sebeplerle yardımcı olamasını getirecek bir ortama ihtiyaç vardır. işte IŞİD onlara bu ortamı sağlayacak icraatlara yönelmiş görünmektedir. Çünkü IŞİD’i oluşturan IŞİD ortadoğu’da sadece Kürtleri değil Türkleri de başka ufak çaplı etnik gurupları da hedef alan bir kitledir. Ama ne yazık ki gerek Musul Kerkük olaylarında gerek telafer’de gerek kuzey Suriye’de bulunan Türkler IŞİD’e hedef olmasına karşılık ABD ve dünya kamuoyu onları hiç hesaba katmamaktadır. Ne yazık ki ülkemizde ülkemizin büyük Ortadoğu projesi eş başkanı lideri de buralarda IŞİD’e hedef olup katledilen Türkmenlere  gerekli önemi vermemektedir. Onların da esas aldığı kitle Kürtlerdir. Oysa bir oranda burada oyun içinde oyun sergilenmekte Arap milliyetçiliği ve kürt milliyetçiliği karşıısnda desteksiz bırakılan, yalnız bırakılan Ortadoğu Türklüğü yani Musul Kerkük Süleymaniye ve Suriye Türklüğü yok olma durumuyla veya ölüm korkusu ile Türkiye göç etme mecburiyeti ile karşı karşıya bırakılmaktadır. İşte burada dikkat edilmesi gereken husus budur. Bence ülkemizin ABD’nin eş başkanıda olsa laf gelimi olarak ABD’nin Ortadoğu projesinin eş başkanıyım dese de bu siyasi liderin ve tüm ülkem yöneticilerinin görevi herkesden önce ortadoğu’da ki Türk guruplarına Türkmen guruplarına sahip çıkmak onlara asırlardır yaşadıkları yerlerdeözgürce yaşama imkan ve olanaklarını temin etmektir. Onların Arap milliyetçileri Kürt miiliyetçileri karşısında eriyip yok olmalarını katliama uğrayıp göçe zorlanmalarını engellemektir. Bunun için gerekirse askeri güç kullanımı bile sağlana bilmelidir düşüncesini taşımaktayım. Bu yolla ortadoğu’da ki kürt ve arap milliyetçilerinin onları kullanan ABD ve AB gibi dış mihrakların onlarla iş birliği halinde bulunan bizim içimizde ki ortaklarının ortadoğu’da oynadıkları oyun içinde ki oyun mutlaka sona erdirilmeli bu konuda perde mutlaka indirilmelidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.