SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İŞ BANKASI

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

Arif odur ki,

Leb demeden leblebiyi anlar.

Hödük ise oldur ki,

Sen, bayram haftası desen

O mangal tahtası anlar.

Böyledir  “İş Bankası’nın CHP’ninmiş gibi gösteren yalancı mihrakların anlayışları. Biz yine meddah geleneğine uyarak söyleriz sözümüzü. Anlayıp anlamamak sizin izanınıza kalmış diyerek İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanının sözlerine kulak verelim;   “Bankanın sahibi CHP değil. İş Bankasının en büyük hissedarı çalışanların özel emekli sandığıdır. Atatürk’ün vasiyeti olan yüzde 28’ler civarındaki hissenin çıplak mülkiyeti CHP’ye aittir. Atatürk’ün vasiyeti çerçevesinde biz gerekli ödemeleri, yönlendirildiği üzere vasiyette belirtilen iki kuruma aktarıyoruz…

…Tekrar ediyorum. CHP HİÇBİR ZAMAN BANKAMIZDAN EN UFAK BİR GELİR ELDE ETMEMİŞTİR…2003-2004-2005 yıllarında 96.5 milyon TÜRK TARİH KURUMU HESABINA aktarılmıştır.

İş bankasının yönetimindeki 11 kişiden sadece 4 kişiyi CHP belirler. Diğer 7 arkadaşımızı hükümet belirlemektedir.”

İş Bankası’nı siyasi polemik yaparak gündeme taşıyanların tek amacı, bankayı CHP’nin parasal kaynağı gibi göstererek, tarihi verileri unutturarak, kamuoyu oluşturarak, bankadaki birikimleri yani yüzde 28’lika payı hazineye devretmektir.

Bankadaki hesaplara göz dikme işlevi ilk değildir. Yıllar önce aynı konuyu Menderes, daha sonraları Evren Efendi gündeme getirmiş, Anayasa Mahkemesi buna izin vermemiştir.

Bu kez yıllardır bu konuyu dile getiren zihniyet bu konuda değişiklik yaparak bankanın hesaplarına el koymak istemektedir. Ülke ekonomik dar boğaza girdiği zamanlarda bu konunun gündeme gelmesi, düşünülen gasp olayının kökünde yatan, Atatürk ve CHP düşmanlığıdır.

Bu sürecin başarıya ulaşması için hükümetin Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ve bilhassa Türk Dil Kurumu’nu çalışamaz hale getirmesi boşuna değildir.

Sonuç olarak İş Bankası hesaplarına el koymak Atatürk’ün vasiyetini çiğnemek demektir. Yasaların ne kadar geçerli olduğu sürecin sonucunu belirleyecektir.

Bu gasp olayına sadece CHP’nin karşı çıkması yetersiz olabilir. Bu davaya CHP davası olarak bakılmayıp tüm Atatürkçülerin bu konuda el birliği yapması gerekir. Kimlerin Atatürkçü kimlerin Atatürk düşmanı olduğunu bu olayı sahiplenmelerinden göreceğiz.

Evet biz yazdık, çizdik. Gerisi yine sizlerin demeyelim de bu kez, “Ben Atatürkçüyüm” diyenlerin izanına kalsın.