SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BAŞKAN VE MUHTAR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 28.07.2021 00:08

Muhtarın biri yanında on-onbir yaşlarında oğlu ile belediye başkanının odasına girer. Karşılıklı hoş beşten sonra muhtar:

“Senden şikayetçiyim başkanım.”

“Hayrola muhtarım, nedir şikayetin?”

“Mahallemizin yolu…”

“Yahu daha bu yıl yaptırdık ya!”

“Yaptınız ama kazdılar ve yollarımız köstebek yuvası gibi oldu.”

“Başka konuda şikayetin?”

“Yolcu duraklarının camları kırık…”

“Başka?”

“Pazar yeri…”

Velhasıl başkan sormuş, muhtar söylemiş. Sonunda istek listesi uzamışta uzamış. Muhtarın şikayet ettiği konular bitince, başkan muhtarın oğluna dönmüş:

“Oğlum, okula gidiyor musun?”

“Bu yıl mezun oldum.”

“Karnen nasıl?”

“Hepsi pekiyi”

 “Aferin. Baban sana hediye aldın mı?”

“Yooo!”

“Bir bisiklet de mi almadı?”

“Yooo!”

“Para falan?”

Başkan muhtara dönmüş:

“Yahu ne biçim babasın! Oğlun okuldan pekiyi derece ile mezun oluyor, oğluna küçük bir hediye bile almıyorsun.”

Muhtar şaşırmış, paramız yok falan filan demeye kalkınca, başkan:

“Yolunuzu yapmak için benim param mı var? Senin paran var mı diye soran yok. Herkes bir şeyler istiyor ama bütçemizin tamtakır olduğunu kimse bilmiyor!”

Muhtar çıkar, başkan muhtarı biraz ikna ettiğini düşünerek, önümüzdeki aylarda kalabalık olan personelin maaşlarını, vaat ettiği işleri nasıl yapacağını düşünmeye başlar…

Kısacası muhtar da haklı, başkan da haklı. Bu cümle biraz Nasrettin Hoca’nın tekerlemesine benzedi ama durumu ahvali böyle yazdı kalem.

Durum ortada, yolların bozukluğunu anlatmak için bu kadar kibarlık yeter. Aynı partiden olmanın sıkıntısı ile bir yazar başka ne yapabilir ki?

Doğru söylerim halk razı değil, yanlış söylerim Hak razı değil demekten başka…