SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ADAMIN BİRİ!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

Falcı, adamın falına bakıyormuş. Adam ise, sıradan bir vatandaş. Falcı, adamın elini almış, avucunun içindeki çizgilere göre gelecek okuyor:

“Sen kırk yaşına kadar çok ıstırap çekeceksin, çok hastalık geçireceksin. Maalesef ekonomik bakımından da asgari ücretli çalışanlar gibi iki yakan bir araya gelmeyecek!”

Adam, “Kaderim bu!” diye boynunu bükmüş:

“ Ya kırkımdan sonra!”

“ Kırkından sonra da bu hayata alışacaksın!”

Ya yetmişine basamak dayayanlar?

Onların lafı mı olur? Ne demişler; “Yaş yetmiş, iş bitmiş!”

Adamın biri damdan düşer, hemen koşuşurlar. Kimi doktor çağırını kimi çağıranı haber salın, bazıları da “Cankurtaran yok mu?” derken, düşen adam yerde şöyle inliyormuş:

“Bana Şaban’ı bulun gelsin!”

“Ne yapacaksın Şaban’ı?” demişler.

“O da damdan düşmüştü, damdan düşenin halinden damdan düşen anlar!”

Doğru söze ne denir?

Pes ki pes.

Koskoca 365 gün 6 saati geride bırakıp da, gençliğinin gider olduğunu anlayan adama, bu kavanoz dipli dünyanın nasıl olduğunu anlatmak için;

“Geçmiş günü kendine dert etme

   Ah! N’olacak diye feryat etme

   Geçmiş, gelecek hepsi masal bunlar

   Bugüne bak ömrünü beter etme!” diyerek, Ömer Hayyam’ın sözleri ile birazcık teselli etmeye kalkmaz mısınız?

Siz adamın birini teselli etmeye çalışırken, siz kendinizin bunaldığı anlar yok mu?

Peki, o zaman ne yaparsınız?

Kitap okursunuz, müzik dinlersiniz, gelişi güzel avarelik yaparsınız, ya da benim gibi “Adamın Biri” der ve başlarsınız “Kızım sana söylüyorum, Gelinim sen anla!” cinsinden bir şeyler karalamaya.

İmdadınıza Rahmi Turan’ın derlediği “BABADAN FIKRALAR” yetişir. Ve başlarsınız, “Adamın biri” diye.

Adamın biri Demirel’e karşıymış, sevmezmiş. Bir gün Demirel’in konuşmasını izlerken, “Konuş, konuş bir gün gelecek kazık bir yerine girecek!” demiş…

Demirel Başbakan, hemen Başbakana hakaretten dava açılır.

Ne derler?

“Sen söyleyene değil, söyletene bak!”

Buna benzer bir şey işte. Nitekim “12 Eylül” gelir, Demirel Başbakanlıktan indirilir. Gelibolu’ya sürgüne gönderilir… Aradan bir zaman geçer, mahkemeden tebligat gelir,  “Hakaret davası karar aşamasındadır.”

Demirel hemen avukatlarını arar:

“Davadan vazgeçiyorum!”

“Aman efendim…”

“Adam benim için ne demişti?”

“Gün gelecek, bir yerine kazık girecek demişti!”

Demirel kahkahayı patlatır:

“Adamın dediği çıkmadı mı?”

Evet; bazen adamcıkların dediği bazen de adamların dediği olur.

Neyse, uzatmayalım; papaz ölmek üzere olan bir adamın üzerine eğilerek:

“Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle” der…

Ancak ölmek üzere olan adamdan ses çıkmaz.

Papaz bir daha söyler:

“Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle.”

Adamdan yine ses çıkmaz.

Papaz iyice sinirlenir. “Neden şeytanı ve onun kötülüklerini lanetlemiyorsun be adam?”

Adam yanıtlar:

“Nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında YORUM yapmak istemiyorum!”