SON DAKİKA
Hava Durumu

Osmanlı Devletinin Hükümet Başkanları Hakkında Bilgiler Ve Özgeçmişler

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2021 00:10

Hindistan Seferi ve başarısızlık:

19 Ağustos 1538’de Aden’den demir alan Hadım Süleyman Paşa Serdarlığındaki Osmanlı donanması Cücerat kıyılarına erişip 2 Eylül’de Diu’nun 100 mil açıklarında demirledi. Ayın 4’unde ise Diu limanına yakın bir yerde demirledi. Ayın 7’sinde patlak veren fırtınada donanma hasar gördü. Gemilerin tamiri için Diu’ya 20 mil mesafedeki Madresabat (Caffarâbâd) limanına demirledi. Burada yaklaşık 3 hafta kaldı. Bu süre zarfında hem Diu limanına gelen Portekiz yardım gemilerini engelleyememiş olacaktı hem de Portekizlilere hazırlık için 3 hafta daha vermiş olacaktı. Ayrıca Madresebad’a demirlerken 4 gemi haliçte karaya oturdu. Yüklerin bir kısmı döküldü. Bunların içinde at eyeri de vardı. Bu durum yerel yöneticilerce Türklerin kendi ülkelerini de istila edeceklerine yoruldu. Bu olaydan sonra yerel yönetimlerin erzak ve at destekleri sekteye uğradı. Hindistan’daki yerel yöneticilere varmadan önce destekleri için mektuplar yollayan Süleyman Paşa, hem bu son olaya yüzünden hem de daha önce izlediği politikalar sebebiyle çok fazla destek göremedi. Bu durumun, kroniklerde ve günümüz tarihçilerinin görüşlerinde birleştiği üzere Hadim Süleyman Paşa’nın Başta Aden Emiri’ni idam etmesi gibi ödün vermeyen politikalarından kaynaklandığı söylenebilir. Eylül ayında Diu Kuşatması‘nı başlattı ama Portekiz muhafızı Antonio de Silva’nın direnişi ile çok iyi tahkim edilmiş bu kaleyi eline geçiremedi.

Hindistan’da Diu limanını bir üs olarak kullanması gerektiğinin bilincinde olduğu düşünüldüğünde Hadim Süleyman Paşa’nın daha fazla müttefik edinmesi için daha ılımlı bir politika gütmesi gerektiği genel kabul görmektedir. Bölgedeki Türk devletleri Hadim Süleyman Paşa’nın askerlerle topraklarından geçmelerini bir tehdit olarak görmüş mümkün mertebe desteklerini belli etmeden de olsa geciktirerek ya da tam bir karşı duruşla esirgemişlerdir.

Hindistan’dan geri dönüş:

Hindistan’dan başarısız dönüş Hadim Süleyman Paşa’nın saldırgan yönetim tarzını daha da sertleştirdiği kabul edilebilir. Önce Zebid kalesine hücum etmiştir. Yenilgiyi kabul ederek boynunda urgan ile teslim olan Zebid Beyi Nâhüda Ahmed’i idam ettirmiştir. Zebid’den geri dönüş yolunda 140 Portekizli esirin idam edilmesi sertliğinin bir başka göstergesidir.

Zebid kalesini eline geçirdikten sonra bir idari reform yaparak 1539’da Yemen, Aden ve Zebid‘i de içine alan Yemen Eyaleti‘ ni oluşturdu. Bu eyalet valiliğine Bıyıklı Mehmet Paşa’nın oğlu Mustafa Paşa’yı vali tayin etti. Cidde’ye 31 Mart 1539’da geldi. Donanmayı Süveyş’e geri gönderip kendisi Cidde’den kara yolu ile Mekke ve Medine’ye hacca gitti. Sonra Mayısta Mısır’a geri döndü. İstanbul’dan gelen emirle Divan-ı Humayun’a rapor vermek üzere Kasım ayında İstanbul’a döndü.

İstanbul yılları ve ölümü:

1539 sonlarına doğru İstanbul’a dönüp Kubbealtı Vezirliğine getirildi. Önce ikinci vezirliğe yükseldi sonra da Nisan 1541’de Lütfi Paşa yerine Sadrazam oldu. Kanuni Süleyman’ın 1541 Macaristan seferi sırasında ülkenin doğu sınırını korumak hedefiyle Tokat bölgesinde Artükabada’a gönderildi. Daha sonraki Istolni-Belgrad seferinde ise Kanuni’nin maiyetinde bulundu.

28 Kasım 1544’te yerine Mısır Beylerbeyliğine getirilen Divane Hüsrev Paşa ile Hadim Süleyman Paşa’nın Mısır Beylerbeyi olduğu sıradaki uygulamaları hususunda suçlamalarda bulununca aralarında tartışma çıktı. Hatta padişah önünde hançerler çekildi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman her iki Paşayı da görevden aldı.

Hadim Süleyman Paşa Malkara’ya sürüldü. Hakkında öne sürülen suçlamalardan aklanmasının ardından kısa bir süre sonra Eylül 1547’de Malkara’da hayatını kaybetti. 

Eserleri:

Kahire kalesini tamir ettirmiştir. Kusun’da bir zaviye, Bulak ve Yemen‘de camii, ribat, hamam gibi hayır eserleri yaptırmıştır. 

Üstem Paşa gerçekte nasıl öldü?

Rüstem Paşa, Osmanlı tarihi boyunca ölümünün ardından hakkında iyi bir mersiye yazılmayan tek Osmanlı paşasıdır. Rüstem Paşa, Osmanlı tarihi boyunca ölümünün ardından hakkında iyi bir mersiye yazılmayan tek Osmanlı paşasıdır. Paşa'nın, Sultan Süleyman'ın Mahidevran Sultan'dan olan oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümünde etkisi olduğu kabul edilir. Bu nedenle de Rüstem Paşa hem yaşadığı dönem sürecinde hem de ölümünün ardından nefretle anılarak tarihe geçmiştir. Hakkında şimdiye kadar söylenenlere göre Rüstem Paşa "gudubet suratlı, yüzü hiç gülmeyen, rüşvetçi, fesat, cüzzamlı, bitli, şehzadenin kanına giren zalim bir adam"dır. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.