güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

İNSANIMIZIN VE BANDIRMAMIZIN MEZARLIKLARA BAKIŞI

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım

Mezarlık değince insanımız nedense bir ürperti hisseder nedense herkes sonunda gideceği yer olan bu mekândan mümkün olduğu kadar uzak durmaya gayret gösterir. Tabi bunun istisnai özellikte kişilerde vardır dağa ziyade mistik duygularla yaşayan ve hareket eden bireyle ölümü yaşamın devamı kabul eden bireyler yakınlarını kaybedip bu kaybın tesiri ile hüzün ve ıstırap içinde olan bireyler mezar ve mezarlıklarla daha yakın icraat ve davranışlar sergilerler bu tür bireylerin dışındakiler ekonomik özelliklerine ve durumlarına göre ölmüş yakınlarına hazırladıkları kabirlerle onlara karşı vazifelerini yerine getirmiş olduklarına inanıp onları önemli dini günler ve ölüm yıl dönümlerinde veya katıldıkları cenaze alaylarından ayrılma fırsatı bulduklarında ziyaret etmekle ittifak ederler. Bu yüzdendir ki kendini ziyaret edebilecek nesilden mahrum kalan kabirler artık toplumun belediyenin ve belediyenin görevlendirdiği görevlilerin himmet ve ilgisine kalmış durumdadırlar yine bu yüzden dir ki çevremizde ki bizden önceki nesillerin bize bıraktığı mezarlıklar bu nedenle tolumun ilgisi oranında yaşaya bilmişlerdir. Kendilerine ilgi gösteren kitle ve bireyler yok oldukça onlarda yok olmuşlardır. Nitekim Bandırmamız Osmanlının son döneminde birçok Hıristiyan ve İslam mezarlığına sahipken bugün bu mezarlıklardan ortada hiçbir iz kalmamıştır. Gerek Hıristiyan mezarlıklarının gerek İslam mezarlıklarının üzerinde evler resmi binalar boy gösterirken o mezarlıklarda mevcut olmuş olması gereken mezar taşlarından mezar yazıtlarından da ne yazık ki ortada hiçbir kalıntı ve hiçbir iz mevcut değildir. Gerçi mevcut arkeoloji müzesinde eski dönem Hristiyan veya daha öncesi din mensuplarına ait birkaç mezar kitabesi veya lahit mezar taşı yok değildir. Ama bunlar daha ziyade Osmanlı öncesi dönemlere ait kalıntı ve bırakıtlardır. En azından 1600 yıllardan günümüze yaşam sahası olan Bandırmanın eski mezarlığı olarak elimizde mevcut bir yer bulunmadığı gibi onlardan kalma kalıntı ve buluntulardan sergilendiği yerlerde mevcut değildir. Bunun sebebini aradığımızda ilk sebep olarak kurtuluş harbi sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyetinde çevre köylerden Bandırmaya akın eden pek çok yerleşimci bir yandan Rum ve Ermenilerin terk ettiği ev ve iş yerlerini işgal ederken bir yandan da Osmanlının vakıflarına ait ev ve iş yerlerini işgal etmeye yönelmişleridir. Bugün pek çoğu kabul etmese de mevcut insanımızın bir veya birkaç sene öncesinde Bandırma yerleşiminde böyle haksız işgal ve talana rastlamak pek ala mümkündür. Gerçi bir yandan da kurulan yeni devlet mübadele kanunları gereği getirdiği muacırları iskân ederken de bu tür yerleri onlara tahsis ederek talanı teşvik etmiş düşüncesindeyim.

Bandırma Kurtuluş harbinden bugüne sürekli dıştan gelen göçlerle büyüyen bir yerleşim yeri olduğundan yeni gelen yerleşimcilere tahsis edilecek yerler hususunda devletin mezarlık arazilerinden istifade ettiğini buraları tahsis ettiğini söylemekte mümkün görünmektedir kanaatindeyim. Zaten devlet göstermese bile mezarlık çevresinde ki araziye yerleşen bireyler arazilerini genişleterek mezarlıklardan arazi çalmışlar ve böyle böyle var olan Hristiyan ve İslam mezarlıkları küçülmüşler ve ortadan kalmışlardır. Özellikle Hristiyan mezarlarının ortadan kaldırıcılarına karşı din gayreti ile hiçbir tepki göstermemiş hatta aksine yardımcı olmuş kanaatindeyim. Devlette Bandırmada ki kilise arazilerinin ve Hristiyan mezarlıklarının ortadan kaldırılmasına seyirci kalmış özel şahısların bu tür faaliyetlerine ne mülki yöneticiler nede yerel yöneticiler tepki göstermemiş engellememişlerdir. Hatta mülki idare okullar hastaneler otogarlar gibi humuma hizmet bina ve oluşumlar için genelde mezarlık arazilerini tahsis etmişlerdir. Nitekim bugün Bandırmamızda ki bir kısım okul veya kamu binasının bir zaman otogarlık yapan yerlerin pek çoğunun eskiden Bandırma mevcut mezarlık yerleri olduğunu görmemiz ve söylememiz mümkündür. Bunun en bariz ve açık örneğini evyapan okulunun eski adı ile çocuk sarayı denilen hastanenin Bandırma Endüstri meslek lisesinin hürriyet okulunun  ve şuanda ki belediye sarayının bulunduğu yerde bir zamanlar mevcut olan Bandırma garajının oluşturduğu yeri söylemek göstermek pek ala mümkündür. Yanılmıyorsam büyük olasılıkla Karaisa Bey Mezarlığı denilen bu mezarlık bugün Bandırmada ki diğer mezarlıklarla birlikte yok olmuştur.  Bu yok oluş öyle yok oluştur ki diğer pek çok mezarlıkta kabirlikte kabirleri oluşturan taş metaryer ve kabir taşları yok olurken bu mezarlıkta ceset ve ceset topraklarında yok olmuştur. Tabiri caizse Bandırmada ki yöneticiler bu mezarlığı taşıyla toprağı ile iskeletiyle kemiğiyle deniz kıyısında denize döküp bugün üzerinde Bandırmalının gezinti yaptığı sahil bandını oluşturmuşlardır. Çünkü yaşlılardan öğrenilen bilgiler ışığında gerek otogar yapıldığı sahada olsun Hürriyet Okulu, endüstri meslek lisesi, çocuk sarayı denilen hastanenin yapıldığı sahalarda olsun gerçekleştirilen hafriyatla ortaya çıkan malzeme komple deniz kıyısının doldurulmasına kullanılmıştır. Bu hafriyatlar yapılırken amaç yer kazanmak olduğundan kimse bu mezarlıktan çıkan mezar taşlarının diğer yazılı vesikanın ne olacağından bahsetmemiş düşünmemiş ve değerlendirme yoluna gitmemiştir. Çok eski mezarlık olan bu mezarlıktan çıkan yazılı taşlar eğer meraklılarından bazı kimseler bu tür vesikalardan bazılarını bir yerlere taşıyıp kaldırmadıysa hafriyat konusunda mutlaka denize dökülmüş ve denize dolgu malzemesi olarak kullanılmışlardır. Nitekim bazı yazılı veya resimli taş kalıntılar bu mezarlık veya diğer mezarlıklardan alınmış olmalıdır ki bazı sahalarda drenaj duvarlarında, bahçe duvarlarında kullanılmış yapı malzemesi olarak çıkabilmektedirler. Ama inancım şu yoldadır ki sözünü ettiğim mezarlık yaşadığı hafriyat sonucuyla taşıyla toprağıyla belki de iskelet ve iskelet parçalarıyla Bandırma sahilinin yapımı için Bandırma sahil bandı yapımı için dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Nasıl gönen park yerini kazana bilmek için tarihi mezarlığını tahrip ederken gönen tarihini yok etmişse Bandırmada bir oranda Karaisa Bey mezarlığını(yanılmıyorsam) hafriyat olarak denize dökmekle tarihinin bir bölümünü denize gömmüştür. Ve bugün Bandırmalı denize gömdüğü geçmişinin üzerinde gezinti ve eğlence yapmaktadır. Bandırmalı elimizde ki son mezarlık olan şehitler mezarlığı konusunda da aynı ilgisizlik ve savurganlığı göstermiş ikaz ve uyarımıza rağmen ne yazık ki burada ki mezar taşlarına da yazılı taş eserlere de sahip çıkamamış burada ki Çanakkale şehitlerine trak şehitlerine hatta mevcutluyu sabit olan yanılmıyorsam Kafkas ordusu mensubu olmasına karşılık Bandırma askeri hastanesinde ölen Sarıkamış harekâtı bir şehide de mekân olan bu mezarlıkta herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Bu kadar çok şehidin yattığı mezarlıkta ne bir şehitlik ne bir anıt yapılması yoluna bırakın gidilmesi girişimi dahi söz konusu olmamıştır. Burada ki mezar taşları nedense uyarılarımıza rağmen değerlendirilip Bandırma arkeoloji müzesine alınmamış pek çoğu eski eser kaçakçısınca da talana tabi tutulup büyük ihtimalle meraklılarına satılmıştır. Sözün kısası Bandırmamız mezar geçmişte ki sahip olduğu mezarlıklarına sahip çıkmamış yerlerine ve taşıdıkları yazılı taş ve eserleri koruyamamıştır daha doğrusu korumamıştır. Çünkü Bandırmamız tarihiyle ilgilenen geçmişi ile ilgilenen bir yer olmadığı için mezarlıklarıyla da ilgilenmemiştir.   

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.