SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

YEDİ KULE ( uzun tutuklu süreleri )

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

 

Temel’e sormuşlar:

_ Yahu Temel, sence nereye varacak bu Ergenekon davasıyla, Deniz Feneri davasının sonuçları; birbirine bağlı yeni dosyalar açıldıkça açılıyor?

Temel Reis:

_ Haçan daa, demiş; pizum mezarlığa 4 kişuluk bir Eğitim uçağu tüşmüştü daa; ha pizum Lazlar 80 ceset çıkarmuşlardı daa, haçam ölü sayısunun artmasuntan korkuluyordu daa… Haçan anlatün mü daa?

Merhaba

Bugün sohbetimize yıllardır bitmeyen, nasıl biteceği de belirsiz olan iki yargı olayına küçük bir fıkra ile başlayalım istedik. Sadece bu iki davanın birbirinden apayrı özellikleri olduğunu da unutmamak gerekir. Hepinizin bildiği gibi birisinde uzun tutukluluk sürecinin belirsizliği, sanık sayısının her gün artması, ( Bunları çoğaltabiliriz) diğerinde ise Almanya’daki dava sonuçlarına bakıldığında suç unsuru ortada ama sonunu en önemli gördüğüm bu farkı hepiniz bildiğinize göre, bilenler bilmeyenlere anlatsın deyip, tüm ulemanın ( yargı dalında ) eleştirdiği “ Uzun tutukluluk” süresi ve bu konuda vurdumduymaz bir iktidar…

İnsanlık ayıbı, Adalet sisteminin yüz karası böle bir yargılama sürecinin yüzyıllar öncesi bile olmadığını bilmem bilir misiniz?

10 Ocak 2010 tarihli Milliyet Gazetesinin “ Açık Pencere” adlı köşesinde Melih Aşık “ Yedikule” diye bir kitaptan bahseder. Ve şöyle der:

“ Tarihin en korkunç zindanlarından sayılan… Bir girenin bir daha çıkmadığı söylenen ( ki öyle olmadığını yazının sonunda göreceğiz) o efsanevi kaleyi anlatan kitabın yazarı İzzet Kumbaracılar- Cahide Tamer… Turing ve Otomobil Kurumu Yayınları arasından çıkmış… ( Ben okumadım) Okurken görüyoruz ki Yedikule tarihte yalnızca hapishane olarak kullanılmamış… Bir ara Sultanahmet’teki Aslanhane’nin aslanlarını barındırmış. 1851 yılında hayvanat bahçesi, 1871’de Kız Sanat Evi, 1874’te Fişekhane olmuş.

Dördüncü yüzyılda inşa edilen mekân, 20. yüzyılın başından bu yana da müze olarak yaşamaya devam ediyor… Tabii esas ünü mahpushane olmasından geliyor. Gelelim ünlü mahpuslara… Aşağıda bazılarının adlarının adlarını, hemen yanlarında ise Yedikule’de geçirdikleri süreyi ve akıbetleri veriyoruz:

Çandarlı Halil Paşa ( 40 gün) katledildi.

Sadrazam Mahmut Paşa ( 17 gün) katledildi.

Sadrazam Ferhat Paşa ( 3 ay) katledildi.

Hadım Hasan Paşa (7 gün) TAHLİYE…

Silahdar Mustafa Paşa ( 3 ay) TAHLİYE…

Bayram Paşa ( 5 ay) TAHLİYE…

Tabanıyassı Mehmet Paşa ( 2 ay) katledildi.

Tarhuncu Ahmet Paşa ( 1 yıl) katledildi.

Hafız Ahmet Paşa ( 1 yıl) TAHLİYE…

Liste uzayıp gidiyor. Katledilsin, edilmesin. Kimse 1 yıldan fazla yatmamış Yedikule’de. En azından tutukluluk süresi konusunda bugüne kadar daha özenli davranıldığı dikkatlerden kaçmıyor.”

Sözde günümüzde idam olayı yok ama uzun süreli tutukluluk süresi bir insanlık dramıdır. Unutmayalım ki bir kişiye yapılan haksızlık, tüm topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Temennimiz, bir an önce “ Uzun Tutukluluk” sürelerinin ortadan kalkmasıdır.