SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KİM DEMİŞ “YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR” DİYE…?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

“Kabataş Olayı”nda akla hayale sığmayan hikâyeleri sayın başbakan bir türlü dilinden düşürmüyor. Kendi kanıma göre, her şeyinde şaibe kokan böyle bir haberin halen gündemde tutulmasının iki nedeni var.

1)Sayın başbakanın Gezi Olaylarının nedenini halen anlayamamış olması.

2)Yalan söyleyerek halkın belirli bir kesimine siyasi mesaj verme iradesinin gücü.

“Kabataş Olayı’nın bu kadar gündemde kalmasının belki de bir başka nedeni, hani sayın başbakanın gezi parkı olaylarındaki “Cami’de içki içtiler!” yalancılığın mahcubiyeti olmaz mı?

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar!” derler ama bu kez bu yalanlar, atasözümüzün içine şey etti gibi!...

Bakın, geçenlerde Gülşah Karadağ isimli kızımız köşesinde

“Paralel TL, Ağaya beleş” diye bir yazı yazmış. Yazısının bir bölümünde şöyle diyor:

“… Evde haberleri izleniyor, başbakan yerel seçim hazırlığında, alanlarda çağırıyor:

-Lüleburgaz’a 530 TRİLYONLUK yatırım gerçekleştiriyoruz. (7 Kasım 2013)

-Geçen yıl Sakarya’ya 3 KATRİLYON yatırım yaptık. (27 Aralık 2013)

Her gün bir başka mitingde… Trilyonlar, Katrilyonlar uçuşuyor.

Ertesi gün abisi okuldan geliyor, öğretmen  “milli gelir”i anlatmış, yaklaşık 1,5 trilyonmuş.

-Lannnn!

“Daha dün 350 katı Lüleburgaz’a gittiydi…?

***

İşte alın size bir başka yalan…

Ama bu yalan değil, ağız alışkanlığı, hesap bilmeme, altı sıfırın atılışına halen alışamama gibi sebepleri ileri sürülebilir, bunun yalancılık sınıfının içine sokmayabilirsiniz. Gelin görün ki, doğruyu söylemenin karşıtı eğer yalansa, bunlarda bal gibi yalan olur.

Bilmem “Kurt ile Çoban” hikâyesini bilir misiniz?

Bilirsiniz ama ben yine de anlatacağım:

“Çobanın biri zaman zaman “Kurt saldırıyor” diye köylülere haber salarak eğleniyormuş. Köylüler her seferinde sürüye koşarlar, kurt falan göremeyince de çobanın kendilerine şaka yaptığını anlarlar ve bozulurlarmış. Bir gün sürüye gerçekten kurt saldırır. Çoban köylülere haber salar. Bu kez çobanın yardım istemesini yine o şakalardan biri sayan köylüler yardıma gitmezler. Tabii, sonuçta sürünün akıbeti malum…”

Diyeceğimiz o ki, yalancılar doğru da söyleseler onlara zaman gelir kimse inanmaz. Bu öykünün hisseden kıssası bu ama bizdeki yalancılar bir yalanı kırk defa söyledikleri için, önce kendileri inananlardan oldukları için, zaman zaman doğruyla yalanı karıştırmayı adet haline getirmişlerdir…

İşte bu nedenle bizim siyasi yalancılarımız boldur. Yalancılıkta hünerli oldukları için, onların her dediği sizce neden alkışlanır?

Dinleyenleri de yalan söylüyor da ondan…

Lafı biraz uzattık ama kusura kalmayın. Suya sabuna dokunmadan ancak bu kadar yavan bir sohbet olur.

Eğer kusura bakmazsanız, şimdilik esen kalın diyorum.