güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRK MİLLETİ 2 ATEŞ ARASINDA

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım, milletimiz çoğunluk olarak içinde bulunduğu durum ve vaziyeti idrakten uzak bir görüntü sergilemektedir. Bunun sebebi bizi yönetenlerin milletçe durum ve vaziyetimizi idrak etmemizi engelleyecek tedbirleri alıp gözlerimizin gerçeği görmesini engellemeleri olsa gerektir diye düşünmekteyim. Çünkü milletimizin içinde bulunduğu tehlikeyi en kör gözlerin bile başka türlü görmemesi görememesi bence mümkün değildir. Bugün milletimiz adeta 2 ateş arasında kalmış bir askeri birlik durumundadır. Bir yandan dış mihrakların kışkırtıp desteklediği ortaklık teklif ettiği ayrılıkçı kürt milliyetçiliği fikrine sahip kitle ve militanları bir yandan yine bazı dış mihrakların ortağı durumu olan ümmetçi aşırı veya ılımlı ümmetçi İslam zihniyeti sahibi militanları veya bireylerinin oluşturduğu tehlike 2 ayrı uçtan üzerimize gelmektedir. Ayrılıkçı kürt milliyetçiliği Pkk ve ona sempatizan teşekküller ve siyasal partiler vasıtasıyla kendilerini destekleyen gurupları ve kitleleri bilgilendirip bilinçlendirirken bir yandan da ümmetçi İslam radikal dincileri ve ılımlı İslam dincileri kendilerine bağlı kuruluş ve partilerle kendilerini destekleyen kitleleri bilinçlendirerek bugünkü ana sistemimizi hedef almaya başlamışlardır. Bunun sonucunda öz ve öz ülkemiz vatandaşı ailelerin evlatları kızlı erkekli birer birer veya guruplar halinde açık veya gizlice pkk’ya IŞİD’e hizbullah’a El-Kaide’ye, El Nusra’ya üye olmakta adeta bu kuruluşları bu terörist gurupları kendi guruplarında meşrulaştırmaya yönelmektedirler. Nitekim bu nedenle olsa gerektir ki bugün pek çok doğu ve güneydoğu Anadolu kökenli vatandaşımızın evlatları pkk içinde yer almakta İstanbul kökenli İzmir kökenli pek çok ailenin çocukları da IŞİD bünyesinde yer alıp Suriye ve Irak’ta onun adına savaşlar gerçekleştirip oralarda masum din kardeşlerinin kafalarını kesmeyi gerçekleştire bilmektedirler. Bütün bunların gösterdiği bir gerçek vardır, o da millet olarak yetişen evlatlarımıza milli eğitimimizi verememekte onlara milli kültürümüzü milli değerlerimizi tam manasıyla benimsetememekteyiz. Bunun neticesinde Avrupa Emperyalist ülkelerinin kışkırtıp desteklediği ümmetçiler ve Türk milliyetçiliği karşıtı başka milliyetçilik peşinde koşanlar bizim gençlerimizi aldatıp bize karşı kullanacak şekilde yetiştirmeye yönlendirmekte, mahsur görmemekte ve bunu da başara bilmektedirler. Bunun olmaması için Atatürk devrinden başlanarak onu takip edenler yeni nesilleri laik Türk milliyetçisi olarak yetiştirmeli Türkçeyi ve Türk tarihini çok iyi öğretmiş olmaları gerekirdi. Bu yapılmadığı için bugün artık oldukça geç kalınmış ve tehlike artık büyük boyutlara ulaşmış görünmektedir. Çünkü Mustafa Kemal’in emaneti olan ülke ve rejim onun müdafaa görevi verdiği gençlik tarafından bu nedenle gerçekleştirilemez durumda olup ülkemiz artık yabancı işgallerine yahut yabancı işgallerine açık duruma gelmiştir. Bugün ülkemizde ülkemizi kürt milliyetçilerinin saldırı ve işgallerine karşı ümmetçilerin saldırı ve işgallerine karşı koruyacak ne ordu ne gençlik ne de millet kalmamış dedirtecek bir görüntü mevcuttur. Oysa ümmetçilerin sayısı gün ve gün artar devlet teşkilatında yönetim teşkilatında daha etkin ve kuvvetli pozisyonuna gelirken milliyetçi ve laik kesimin gücü her geçen gün daha bir kırılmakta etkinlik oranı daha bir azalmaktadır. Artık hiçbir devlet teşekkülünde yine kürt milliyetçileri  de onlardan cesaret alan başka karşı milliyetçi guruplarda devlet içinde daha faal hale gelmekte etkinliklerini arttırmaktan çekinmemektedirler. Nitekim alınan son kararla ümmetçiler orta tahsil kesimindeler. Türban ve başörtüyü serbest bıraktırarak kendileri hesabına bir adım daha ileriye giderken laikler 1-2 adım daha gerilemek durumunda kalmışlardır. Aynı şekilde Kürtçe, Çerkezce vb. mahalli dillerde serbestlik kazanarak ülkemizde ki dil bütünlüğünü bozmayı başarırken Türkçemiz gerilemekte böylece Türk vatandaşlığının Türk vatandaşlarının birlik ve beraberliğini sağlayacak bir faktör daha ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bütün bunlar gösterir ki ülkemiz parçalanmaya doğru hızla gitmektedir. Ülke yönetenlerse kendilerine göre bir tutum izleyerek her kesimi destekleyerek herkesin birbirinin düşman görmesini sağlayacak b,r uygulamayı istiyorlarmış görünümünü sergilemektedirler. Belki onların istediği de bu olsa bile bu durum aslında onlar içinde ülke içinde tehlikeli sonuçlar doğura bilecek bir durumdur. Çünkü bu olay ülkeyi parçalattırıp milleti böldüğünde parçalanan ülke ve millet nedeniyle onlarında hakimiyet alanı ve hakim olduğu vatandaş sayısı küçülecektir. Buna rağmen eğer ülkemizi yönetenler aslında dış mihrakların temsilcileri veyahut kuklaları ise işte o zaman onlar için sonuç değişmeyecektir ama millet için durum yine aynı olacak sonuç yine aynı karmaşa ve aynı küçülmeyi getirecektir. Bütün bunlardan sonra şunu vurgulamak isterim ki millet olarak artık uyanmalıyız bizi yanına çekmek isteyen kürt milliyetçiliğine biz kürt değiliz bu yüzden size destek vermemizi beklemeyin ama biz insanız Türk’üz bunun sonucu olarak da sizleri Türk milletinin bir parçası olarak görmekte bizden ayrılmanızı bizden farklı uygulamalara muhatap tutulmanızı bu nedenle de acı çekmenizi üzülmenizi istememekteyiz. Bizim sizin yanınıza gelmenizi beklemeniz yerine siz bizim yanımıza gelin birleşerek Mustafa Kemal döneminde başlattığımız şekilde pek çok alt kültür gurubu olan bir millet olarak el ele gönül gönüle yaşamayı sürdürelim deyip onlara Türk olduklarını hatırlatmalıyız. Aynı şekilde ümmetçilere de siz her şeyden önce Türksünüz deyip onların yanına gidip ümmetçi olmak yerine onları da Türklüğe davet edip ülkemizde Türklük bünyesinde birleşmeyi sağmamamız gerekir. Böylece tüm ülkemizde Türk kimliği altında tekrar birleşerek milletimizi ve milliyetçiliğimizi sürdürmeli milletimizi ve benliğimizi 2 ateş arasında kalmaktan kurtarmalıyız diye düşünmekteyim. Türk milleti olarak bu 2 ateş arasından çıkmanın başka yolu ve kurtuluş çaresi yoktur. Türk olarak her şeyin üstünde Türk olmayı tutmalı İslam kardeşliğini, Türk kardeşliğinden daha geri planda tutmanın esas olduğunun farkına varmamız gerekmektedir. Bütün bunları yaptığımızda pkk,IŞİD, El Nusra gibi gurupların aramızda arayamadığını görecek onların yarattığı tehlikelerden uzaklaştığımızı daha iyi fark etmemiz mümkün olacaktır. Bunun sağlanması konusunda en sağlıklı ve 1.görev aileye düşmekte ailelere düşmektedir. Aileler arasında kardeşlik sağlandığı sürece milliyetçilik ve millet kavramının zedelenmesi ortadan kalması mümkün değildir. Çünkü istiklal marşında belirtildiği gibi milleti ayakta tutan Türk bayrağı Türk sancağı ülkemizin en son ocağı yani ailesi ortadan kalkmadıkça söz konusu olması mümkün olamayacağı yolunda hakiki gerçekler söz konusudur. Burada sözüme nihayet verirken önemle vurgulamak isterim ki ailelerimiz kendi içinde birliğini sevgisini muhafaza etmeli çevresinde ki ailelerle aynı özellikleri gerçekleştirerek birlik ve beraberliği korumalı bu yolla milletin parçalanmasının önüne geçmelidir. Bir yandan da milliyetçiliği zedeleyecek ümmetçilik ve karşı milliyetçilik gibi akımları da beslemekten desteklemekten uzak kalmalıdır. Bunlar yapılmalıdır ki milletimiz 2 önemli düşman olan ümmetçilerin ve karşı milliyetçilik güden gurupların çapraz ateşi altında kalmaktan kurtula bilmektedir. Unutmayalım ki şuan ki görünümde ülkemiz ümmetçilerle karşı milliyetçilik akımlarının 2 ateşi arasında bir görünüm sergilemektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.