güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TÜRK BAYRAĞINA CAMİLERİMİZDE NEDEN RASTLAYAMAYIZ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

TÜRK BAYRAĞINA CAMİLERİMİZDE NEDEN RASTLAYAMAYIZ

Değerli Okurlarım,

Biz Türklerde İslamiyet’e geçişimizden başlayarak iki önemli sembol değer bakımından her şeyin üzerinde tutulmuştur. Bunlardan birisi devletimizin daha doğrusu devletlerimizin timsali, sembolü olan bayrak diğeri ise İslam dininin sembolü olan mabedi olan Cami ve camilerimizdir. Bu iki mefhum biz İslam Türkler için en değerli kutsal sembol ve mefhumdur. Bugünkü ay yıldızlı al bayrağımız Osmanlı’dan itibaren biz Türk İslam Anadolu halkının tabası olduğu devletlerimizin, devletimizin sembolü olmuş, Anadolu toprağında yaşayan biz İslam Türkler bu bayrak altında bağımsız, özgür, kendi yönetimimizde yaşamaya önem vermiş, vatanımızın her karış toprağını müdafaa ederken bu ay yıldızlı al bayrağımız altında dövüşmüş atalarımız ve bizler vatan uğruna kanımızı çekinmeden dökerken, canımızı verirken bu bayrağın semalarımızdan inmemesi için elimizden geleni yapmış, onu canımızdan daha kıymetli görmüşüzdür. Öyle ki Mehmet Akif  yazdığı İstiklal Marşı’nda ona hitaben dile getirdiği mısralarında Türk milletinin beyaz ay yıldızlı al bayrağına, al sancağına karşı duygularını çok güzel dile getirmiştir. Şüphesiz Türk milletinin al bayrağına verdiği değeri sadece Mehmet Akif değil, daha pek çok Türk şairi kendine has mısralarla dillendirmiş, bayrağımızın bizim için ne demek olduğunu onlar da vurgulamışlardır. Al bayrak milletimiz için her safhada yaşamın başından sonuna kadar kendisine ön safta yer verilen bir mefhum olmuştur. Bir an için düşündüğümüzde görürüz ki Türk toplumunun temeli olan aile mefhumunun kuruluşundaki seremonilerde al bayrağımız yine ellerde seremoniye ait tören kitlelerinin başında boy göstermektedir. Gelin alma alaylarında, seymenlerin evinde, düğün evlerinin çatısında boy gösteren al bayrağımız Türk milletinin temel dayanağı olan Türk ordusunu oluşturacak, askere gidecek gençlerin uğurlanmasında da asker uğurlayan alayların başında yer almakta, dini ibadetimiz Hac’a gitme Hacı karşılama seremonilerinde de al bayrağımız yine ellerde ve araçlarda baş sembol olarak yerini alabilmektedir. Çocuklarımızın sünnet törenlerinde hepsinden önemlisi hayatını vatan ve millet uğruna vermiş şehitlerimizin defin törenlerinde yine al bayrağımız baş sembol olarak yer almakta, hayatta iken önlerinde giden al bayrağın gölgesinde şehit olan asker veya emniyet mensuplarımızın hatta farklı nedenlerle şehit sayılan sivil vatandaşlarımızın defin merasimlerinde al bayrağımız tabutlarının üzerinde onları kucaklayan, sarıp sarmalayan son örtü olarak yerini almaktadır. Bayrağımız bizler için bu derece kutsal, bu derece önemli ve hayatımızın her safhasını altında, gölgesinde geçirmeye özen gösterdiğimiz bir timsal, bir semboldür. Yine İslam dini mensubu olarak camilerimiz de bizler için önemli mefhum ve sembollerden biridir. Günde 5 vakit bünyesine toplanıp yaratıcımıza yöneldiğimiz camilerimiz bizim için yaşamın her safhasında yer verilecek kutsal mefhumlarımızdan birisidir. Mevlitlerimizi bu ibadethanelerimiz içerisinde okur, ölülerimizin definlerinde, çocuklarımızın sünnetlerinde, hatta bazı sahalarda ailelerimizin oluşmasında yeri olan dini nikah akitlerinde yer verdiğimiz camilerimiz de bizler için en kutsal mefhumlardan, timsallerden biri olduğu tartışmasızdır. Sadece bizde değil tüm İslam dünyasında İslam bireylerin dini ve sosyal toplantılarında görev ifa eden camilerimizin toplumsal ve dinsel sahada önemli görev verdiğimiz din adamlarımızın görev ifa ettiği yer olmalarıyla da dikkat çektiğini söylememiz yanlış olmayacaktır. Bu nedenle camilerimiz de bayrağımızdan sonra değer verdiğimiz önemli sembollerden birisidir. Ne var ki şuna dikkat çekmek isterim ki hangi sebeple bu görüntü ortaya çıkmaktadır bilemem. Ama camilerimizin kapılarında tabiri caizse okul, kışla, hastane gibi topluma ait icraatların yapıldığı, görevlerin ifa edildiği resmi binalarımızın önlerinde görüldüğü şekilde camilerimizin önünde göndere çekilmiş al bayrağımızın dalgalanmasına rastlayamamaktayız. Şahsi olarak bunun sebebini anlayamamaktayım. Okulundan kışlasına, hastanesine, hapishanesine hatta fabrika ve iş yerlerine varıncaya kadar önlerinde yer alan gönderlerde, bayrak direklerinde dalgalanan şanlı bayrağımızın, camilerimizin ve mescitlerimizin önünde yer alan bayrak direklerinde niye dalgalandırılamaz? Biz Türk toplumu neden camilerimizin önünde al bayrağımızın dalgalanmasına yer vermemeyi sergilemekteyiz?  Bir an için düşünelim. Camilerimizin veya mescitlerimizin önünde yer alacak bayrak direklerinde al sancağımızın dalgalanması İslam dini açısından ne gibi sakıncalar yaratabilecektir ki camilerimizin ve mescitlerimizin önünde, yanında al sancağımızın göklerde dalgalanmasını sergileyememekteyiz. Oysa hep duyarız ki atalarımızdan da, din adamlarımızın pek çok çoğunun ağzından da işitmişizdir ki al bayrağımızın dalgalanmadığı sahada Müslüman bireyler olarak Cuma namazı bile kılmak mümkün değildir denmektedir. Cuma namazının kılınabilmesi için şanlı al bayrağımızın dalgalanmasının şart olması, Türk milletinin özgür, kendi devletinin yönetiminde yaşayan bir millet olduğunu, dalgalanan al bayrak temsil ettiğine göre neden acaba toplumun her sahasında kendisine ön safta yer verdiğimiz al bayrağımıza camilerimizin önünde yer alacak bayrak direklerinde göklerde dalgalanmasına imkan vermemek durumunu aksettiren görüntüler sergileriz. Bence dinimizin en kutsal mekanı camilerimizin önlerine millet olarak bayrak direkleri olarak buralarda dalgalanacak al bayrağımızı dalgalandırmaya yönelerek milletimiz için önemli kutsal iki mefhumu yan yana getirmeli vatanımız sathında eksik kaldığını düşündüğüm bu güzel görüntüyü mutlaka gerçekleştirmeli, sergilemeye özen göstermeliyiz düşüncesindeyim. Üstelik bu yola gidildiğinde camilerimize onların kutsallıklarına herhangi bir gölge düşürmemizin de söz konusu olabileceği kanaatini taşımamaktayım. Çünkü zaten camilerimizin minarelerinin tepesinde, kubbelerinin tepesinde şanlı bayrağımızın bünyesinde yer alan ay yıldız sembolü tunçlaşmış veya madeni şekliyle yer almakta bu sembolün yer alması minarelerin gölgesindeki kubbelerin altındaki camilerimizin kutsallığına zarar vermediğine göre camilerimizin önünde yer vereceğimiz bayrak direklerinde dalgalanacak şanlı bayrağımızın da camilerimizin kutsiyetine, dinsel özelliğine bir zarar verebilmesi söz konusu olamayacaktır kanaatindeyim.

Sonuç olarak yöneticilerimizin, diyanetimizin bu tarz bir icraata yönelerek camilerimizin önünde yer verilecek bayrak direklerinde al bayrağımızın dalgalanması için ve bu yolla bayrak ve cami mefhumlarının yan yana getirilerek halkımızın gönlünde ve beyninde bu iki mefhumun birleştirilmesine ön ayak olması gerektiğini düşünmekteyim. Umarım gerçekleşir ve umarım bu iki kutsal mefhum yan yana sergilediği görüntüyle toplumumuzun bir Türk İslam toplumu olduğunu sergilemeyi gerçekleştirir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.