SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRKTÜR - 4

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

Vâli ile Tuzcu-oğlu ailesi arasında anlaşmazlık baş göstermiş bulunuyordu. Fakat buna rağmen, oldukça mahirane bir siyaset takibeden bu âile mensupları, Mısır seferi dolayısiyle Vâli’nin istemiş olduğu 750 kişilik bir kuvveti büyük biraderleri Tahir Ağa’nın emrinde olarak Osman Paşa’nın maiyetine göndermekten dahi çekinmediler ve onun biran evvel Trabzon’dan ayrılmasını teshil eylediler. Lâkin dâima hüsnüniyyetle çalıştıklarını ve devlete sadakat gösterdiklerini söyleyen bu zevat. Trabzon valisi Osman Paşa’nın mahalli kuvvetlerle birlikte Sivas’a müteveccihen hareketinden biraz sonra derhâl ayaklandılar ve Rize ile Trabzon havalisindeki adamları vasıtasiyie tahrikâta başladılar. ilk olarak Çürüksu kaymakamı bulunan Abdulkadir Ağa, 1832 senesi Eylül başlarında (Rebıülâhir 1248), bir kaç bin kişilik kuvvetiyle birlikte Gönye üzerine y ürüdü. Buranın mütesellimi Süleyman Bey, âsîlere mukavemet edemediğinden firara mecbur oldu. Kavas-başı ise maiyet askeriyle birlikte esir düştü. Abdulkadir Ağa, Mısır valisi Kavala'lı Mehmed Ali Paşa ile anlaştığını, Gönye’den sonra Trabzon’a gideceğini söyliyerek halkı kendine bendetmeğe çalışıyordu. Bunlar Of ve Sürmene civarındada boş durmıyarak faaliyetlerine devam ediyorlardı.

Sivas civarına yaklaşmış bulunan Osman Paşa ise, vaziyetten haberdar olur olmaz, evvelâ Şatır-zâdeyi bunlar üzerine göndermeyi düşünmüş, lâkin ayni âileden olan bu adama itimad edemediği için yanma kaymakam Ahmed Paşa yı tefrik eylemişti. Fakat bilâhire meselenin ehemmiyetine binaen kendisi de geri dönme emrini aidi. Zira, bu esnada Abduikadir Ağa, Gönyeyi müteakib Livana kazasına girmiş bulunuyordu. Mezkur şehrin eşrafından
Alı Bey in kardeşi Recep Bey, Süli Bey, Laz-aslan Bey ve maiyetleri erkânı, hemen Abdulkadir Ağa ile ittifak etmiş olduklarından bu kasabayı da derhal hakimiyetleri altına almışlardı.
Buranın mütesellimi Süleyman Saki Bey dahi bir müddet mukavemetten sonra kaçmıştı.

 

Asiler elde ettikleri bu muvaffakiyet üzerine her tarafa dağılarak, halıcı kendilerine bağlamak ve nüfuz sahalarını genişletmek için propagandaya başladılar. Lâkin Trabzon vâlisi Osman Paşa'nın avdetinden önce dahi, onun bu işe memur eylediği kuvvetler, isyanı teskin eder gibi oldular. Zira Çıldır beylerbeğisi Ahmed Paşa 5 Cemaziyülâhir 1248 (30 Ekim 1832) tarihinde, oğlu Aslan Ali Bey vasıtasiyle göndermiş olduğu kuvvetler sâyesinde, Recep ve Laz-aslan Beyleri müşkül duruma sokmuş ve Abdulkadir Ağa’nın yanına firara icbar etmişti. Diğer taraftan Şatır-zâde Osman Bey ile kaymakam Ahmed Paşa Livana kazasına dahil olarak, Tuzcu-oğulları taraftaranı şakileri iyice sıkıştırmışlardı.

Velhasıl Osman Paşa'nın Trabzon’a avdetinden önce, Abdulkadir Ağa ve adamları emana düştüler. Trabzon Valisi, bunların katli hakkında ferman istiyordu. Osman Paşa ile birlikte orduya iştirak eden Tahir Ağa kardeşinin afvedilmesi için, Vâli nezdinde talepte bulundu ise de hiç bir fâide vermedi. Bunun üzerinde üç kardeş, Âsâkir-i Mansûre-i Muhammediye Seraskeri Husrev Mehmed Paşaya hususi bir ariza ile müracaat ederek kendilerini kurtarmasını rica ettiler. Adamlarından Ali Kaptan ile göndermiş oldukları bu yazıda şöyle de ilmektedir:

“ ... Bu kullarının hâl ve şanı bu evanda müşkil olup müddet-i vefirendenberi hizmet ve sadakatta mükâfat me'mûl ederken hilâfı zuhûrd ile bu kulları can ve mel havfine düşüp ve
bu esnada Mehnet Ali Paşa’nın hususunda bu kurallarını emr-i Ali Rıza kazasından yedi yüz elli nefere asker ile Osman Paşa efendimiz kendü maiyetine tâyin buyurmuş olduğu ve bu kulları bir türlü can emniyetimiz oImayıp binnefs bu kullarının gitmesi müteazzir olmağla esâkir göndersek râzı olmayıp tazyik olduğunu ecilden... Ali kapdan kullarını taraf-ı devletlerine irsal ve bu kullarını cânib devletlerine mi olur veyahud Iran ser-askeri
tarafına mı olur veyahud el’an nasb-ı şahane buyrulan Ser-asker Paşa hazretlerinin maiyetlerine mi olur tâyin buyurmalariyle bu kullarını çırağ ve tahlis buyurmak niyazı ve mufassalan hâl ve şan-ı kulları hamil-i arıza Ali kapdan takririnden muhat-ı ilm-i
ekremleri buyrulmak ifâdesi vesîle-i çâkeri-i ubudiyyetimiz olmuştur. İnşallahu taalâ vasıl-ı nezd-i mekârım mevfur hâtem girdarları olup nazar-ı manzur-ı atıfet ve re’fetleri buyruldukta demengir-i iltica olunan husüs-t mezkûra mûsâde buyurmaları ile bu kullarını çırağ buyurmak bâbında emr-ü ferman inâyet-u ihsan devletlü inâyetlû... Efendim Sultanım hazretlerinindir. 25. R. 1248

 

Bende
Tuzcu-zâde
Abdülkadir

Bende

Tuzcu-zâde

Abdülâziz

Bende
Tuzcu-zâde
Tahir

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.