güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

İLK ÇAĞDAKİ ANADOLU'NUN TÜRKLÜĞÜ HAKKINDA KANIT VEREN KAZI SAHALARI

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım, bugünkü kanun açısından Türk Milliyetçiliğini ortadan kaldırmaya yönelmiş görünen ümmetçi zihniyet yanında, yine Türk Milliyetçiliğini hedef aldığını düşündüğüm vatandaşlık zihniyetine dayalı bir toplum yaratma akımından Türk milliyetçileri için tehlikeli olduğu görüşündeyim. Bende bu yeni görüş sahipleri diyebileceğimiz kitle Anadolu'daki Türk milletinin varlığını 1071 Malazgirt savaşına dayandırmakta, Türk millerinin bu zaferle peyderpey gerçekleştirdiği fetihlerle Anadolu'da varlığını ortaya koymaya başladığını kabul etmektedirler. Oysa benim inancıma göre Anadolu da Türk varlığı daha eski çağlara, devirlere dayanmaktadır, uzanmaktadır. Bunun ilk örneklerini Anadolu'nun ilk tarihi yerleşim yerleri olan, bugünkü tanınmış kazı yerlerinde görmek mümkündür. Bunun en tipik buluntularını Çatal Höyük kazı yeri bize vermektedir. Çatal Höyük hakkında şunları söyleyebiliriz inancındayım.

ÇATALHÖYÜK, GEÇMİŞ ve GELECEK

Çatalhöyük ülkemizin ilkçağlardan kalan önemli Tarih Araştırına Sahalarının dan biridir. Anadolu'nun İlkçağdan itibaren Türk Kültür Bölgelerinden biri olup, bu özelliğini koruduğunu, somut delillerle gözler önüne seren (koyan) bir kazı sahasıdır. Diyebiliriz ki Çatalhöyük. Anadolu'nun bu günkü Türk Kültürü ile İlkçağdaki kültürü arasında bağlantıyı sağlayan, kültür tünelinin giriş kapılarından birisidir. Kanaatımızca bu tünelin en öne­mli kapısıdır.Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlayan kazı faaliyetleri ile amaçlanan hedeflere ulaşılması yolun­da faaliyet Çatalhöyük'te yapılmıştır. Gerçi Çatalhöyük yanında başka kazı sahalarında mevcutsa da onun kadar açık bilgi verme özelliği gösteremezler. Bu nedenle Alacahöyük ile başlayan, Anadolu'nun Türk Yurdu. Ezeli ve Ebedi Yurdu, olduğu tezini ortaya koyma çabaları, Çatalhöyük Kazılarıyla somut ve açık olarak kesinlikle ortaya konmuştur. Çatalhöyük geçmişten başlayarak günümüze. Anadolu Sahasının Türk vatanı ve Türk Kültür Bölgesi olduğunu ortaya konmuştur. Çatalhöyük geçmişten başlayarak günümüze. Anadolu Sahasının Türk Vatanı ve Türk Kültür Bölgesi olduğunu ortaya koyan özelliklere haiz bir müzedir. Ancak yaşayan bir müzedir. Çatalhöyük, Tarih Zaman Tüneli açısından önemli bir giriş önemli bir başlangıç noktasıdır. Onun bu özelliğini görmek için daha yakından büyüteç altına alınması, daha detaylı incelenmeye çalışılması gerekmekledir. Bunu yaptığımızda, Atatürk'ün tezini amaçlarına ulaştırmış olacağımız gibi, bu gün yenilik olarak telakki etliğimiz pek çok şeyin Çatalhöyük sakinlerince kullanılmış şeyler olduğunu da göreceğimiz şüphesizdir. Bu günkü kültürümüzde Avrupa'dan geldiğini sandığımız pek çok olgunun ve öğenin Çatalhöyük'ten dolayısıyla Türk kültüründen geldiğini görmemiz mümkündür. İsminin Türkçe olmasının gösterdiği gibi. Anadolu Yarımadasını, bir Türk Yurdu, ebedi bir Türk Yurdu'dur. Bu durumun gerçekliğini ispatlamak, ortaya somut deliller koyabilmek için, Arkeoloji ve Tarih Bilimlerinin çalışmalarına ihtiyacımız vardır. Bu bilimler ise, buna ancak Kazılar ve Araştırmalar yaparak ulaşabilmektedir. Yani Arkeoloji ve Tarih somut delillere, ancak Kazı Sahaları ve Ören Yerleri Araştırmalarında ulaşabilmektedir. Bu delilleri gözler önüne koyabilecekleri yerler Müzeler ve Açık Hava müzeleridir. Her sahada olduğu gibi, bu salında da ilk bilinçli faydaların, yabancılar tarafından gerçekleş­miştir. Yani Anadolu üzerinde bulunan eski eserlerden ve kalıntılardan istifade etmek. Anadolu üzerinde uzun şiire yaşadıklarını iddia etmek. Anadolu'nun kendi vatanları olduğunu Dünya Kamu Oyuna İspatlamak çabaları

yabancılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunun en iyi örneği, Anadolu'daki Grek Uygarlığı ( İon. Eol. Kana v) kalıntılarından istifade eden Yunanlılar ve Doğu Anadolu'daki Ani Harabeleri gibi eserlerden istifade etme yolunu tutan Ermenilerdir. Temelde bu delillere dayanan iddialardır. Bunu çok iyi kavrayan. Türkiye Cumhuri­yeti Devletinin banisi. Ulu Önder Mustafa Kemal, bu gibi iddialara yine aynı kökenli iddialarla cevap verebilece­ği düşüncesiyle harekete geçmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.