güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

ERMENİ ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ DERLEMELER(3)

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:51

Bu bilgiler gösterir ki Türk Milleti Selçuklular zamanında olduğu gibi Osmanlılar döneminde de tüm ekaliyetlere hoşgörülü davranmaktadır. Hatta aklı selim Ermenilerin ve aklıselim araştırmacıların ifade ettiği sözlere bakarak, Ermenilerin Hıristiyan Bizans tarafından ortadan kaldırılmasını Türkler önlemiştir. Bu nedenle eğer bugün Anadolu’da ve doğuda Ermeniler hala yaşabiliyorsa mevcudiyetlerini sürdürebiliyorsa bence bunu biz Türklere borçludurlar. Hatta daha ileri bir iddia olarak diyebilirim ki Bizans’ın doğuya sürüp ortadan kalkma durumuna getirdiği Ermeni toplumunu tekrar İstanbul başta olmak üzere Anadolu’nun batısına getirip yerleştiren Osmanlı Devleti, Osmanlı yönetimi olmuştur. Bunu Ermenileri sevdiklerinden, onlara yakınlık duyduklarından yapıp yapmadıklarını bilmek tam anlamıyla mümkün değildir. Ancak Ermenilere Ahali Sadıka yahut buna benzer adlar vererek kendilerine sadık bir toplum gördüklerine göre hatta son dönemlerine doğru Türklerle evlenmeyen Osmanlı Hanedanı bireylerin Ermeni asırlı kadınlarla evlenmelerine bakarsak, Osmanlı Hanedanı ile Ermeni toplumu arasında bir yakınlaşmadan da söz etmemiz bence mümkündür. Nitekim son dönem Osmanlı padişahlarının en az üçünün annesi Ermeni asıllıdır. Ancak yine de Osmanlı Devletinin ve yöneticilerinin Ermenilere ilgisini sadece bu yöne bağlamak yanlış bir değerlendirme olur. Çünkü Osmanlı Devleti İslam dininin hükümlerine göre yönetilen bir devlettir. Islam dininin Hıristiyan tebaaya karşı nasıl davranılacağını belirten kaideleri de tüm Hıristiyanlara olduğu gibi Ermenilere de yumuşak ve iyi davranılmayı getirmiş olabilir. Nitekim derlemeler yaptığımız kaynaklarda bu konuya deyinip şöyle demektedirler:

" Osmanlı olarak Hükümetimizin ve milletimizin Hıristiyan unsurlara karşı adilane bir surette hareket etmemezin sebebi geleneklerimizin icaplarından ve dinimizin geleneklerindendir. Ve hakikaten Hıristiyanlara adilane muamele edildiğine en büyük delil memleketimizin en ufak köyünde bile Hıristiyan unsurların Müslümanlardan ziyade huzur ve refaha ve servete malik olmalarıdır. Eğer bunların hakkından zulüm ile gasp ile adaletsizce muamele edilmiş bulunsaydı elbette bugünkü hâl ve vaziyette bulunmamaları lazımdı. Bundan ötürü bunun için başka bir delil ve sebep söylemeye lüzum görmüyorum. Fakat Bu Hıristiyan unsurların haricen teşvikleriyle veyahut ekmeğini yediği toprağa nankörlük ederek milli varlığımızı zedelemek , bozmak, teşebbüsünde bulunacakların fenalıklarına set çekmek pek tabi ve zaruridir. Bu gün en büyük en kuvvetli ve en medeni milletlerin bu gibi meselelerde bize nispetle pek sert ve zorlayıcı muamelelere teşebbüs etmekte olduğu herkesçe bilinmektedir.

Milli mücadelede Ülkemizi işgal eden güçler bugün AVRUPA TOPLULUĞU adı altında toplanmıştır. Bu ülkeler bugün hala ERMENİLERİN en büyük destekçisi durumunda bulunmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletlerinde Ermeniler ile ilgili kararlar çıkmaya başladığında hiç şüpheniz olmasın bu devletlerin tümü benzeri Ermeni kararlarını kendi parlamentolarından alarak Türkiye’nin Avrupa Birliği yoluna bir taş olarak koyacaklar ve Kürtlerle uğraşan Avrupa ikinci bir kozu elinde tutarak Ermenistan meselesini vazgeçilmez şart olarak önümüze koymaları kaçınılmaz görünmektedir.

Ermeniler bu tasarılarını gündeme getirdikleri tüm alanlarla birlikte Avrupa Parlamentolarından geçirdikler sonra kendi talipleri olan tanınma safhasını geçirdikten sonra mutlaka bir tazminat gündeme getirecekler ve Bunun peşinden ise işin üçüncü aşaması toprak talebinde bulunacaklardır.

Bu fikre destek veren Avrupa ruhundaki haçlı zihniyetini silmediği için bu konunun destekçisi ve takipçisi olacaklardır. Bu arada Yunanistan ile Ermeniler arasındaki anlaşmaları dikkate aldığımızda Yunanistan nen tarihi emelleri yeniden su üstüne çıkarak Türkiye’yi tavize zorlayan isteklerde bulunmaları kaçınılmaz görünmektedir.

Türk Milletinin haklı insanlarının vakarı içerisinde sukutu ise adeta suçlu insanların sessiz kalışı olarak gösterilmek istenmiştir.

Karsı bir atakla bu suskunluğun korkudan olmadığı haklılığımıza inanmadan geldiğini belgeleri ile ispat etmenin zamanı gelmiştir.

Bilinmelidir ki Türk' ün tarih boyunca uğradığı zulmü görmezlikten gelmek hakkın ve adaletin bütününü öldürür.Ermenilerin iddia ettikleri soy kırım tarihi 1915 - 1919 yılları arasıdır ve bu dönemde Türk ordusu 7 cephede savaşmakta olup cephe gerisinde kolluk kuvvetleri dışında düzenli bir ordu yoktur. Bu talepler sonunda 1821 Mora İsyanı ile başlayan azınlıkları ayaklandırma politikalarını da fiili olarak Osmanlı topraklarında uygulanmasıdır. Tarih içinde bu dönemden başlayarak Doğu Anadolu üzerinde siyasi güç savaşı yapan Avrupa ile Çarlık Rusya’sının denge siyasetinin en doğal sonucu alarak Ermeniler kullanılmıştır.

1877 - 1878 tarihinde meydana gelen Osmanlı - Rus Savaşından sonra imzalanan Yeşilköy ve Berlin anlaşmaları ile Balkanlarda yaşayan Hıristiyanlar Romanya , Sırbistan, ve Karadağ devletleri adı akında bağımsızlık kazanmışlar ve Avrupa nın gözü Doğu Anadolu’da bulunan Hıristiyan azınlıklara dikmiştir.

Osmanlı - Rus Savaşından sonra Rusların doğuda bazı Türk şehirlerini işgal etmesinden sonra Buradaki Ermenileri kendi çıkarlarına alet ederek istiklal amacı ile Kışkırtmaya başlamıştır. Ayastafanos ve Berlin anlaşmalarına Ermenilerin bulunduğu yerlerde ıslahat yapılmasına dair "hükümler konulmasından sonra Osmanlı Devletinin iç işlerine müdahale şansı elde eden Fransa, Rusya, İngiltere ve Amerika , Doğu anadolu da ERMENİ meselesini ortaya çıkarmıştır. Doğu Anadolu’da emelleri olmaya başlayan Ermenistan bu isteklerini Çar' ın hizmetine girerek gerçekleştirmeye çalışırken İran ile savaşa giren Rusya bu savaşta en ön saflarda Ermenileri kullanmış, 1828 Türkmençayı anlaşması ile Doğu Ermenistan kendilerine verilip, İran Ermenileri de bu birliğe katılınca , ortaya çıkan bu güç ile Osmanlıya saldıran Rusya 1829 tarihli Edirne anlaşması ile Rusya’ya göç eden 40.000 Ermeni muhtar bir Ermenistan kurmak isteyince Rusların baskısına uğramışlardır.

Osmanlı toprakları içinde bulunan Ermeniler bağımsızlık çalışmalarına dış destekli olarak devam etmişler ve Müslüman kılığına girerek kendi okullarına, kiliselerine ve kendi kuruluşlarına saldırılar yaparak yerli Müslüman halk ile aralarına nifak ve kin sokmuşlardır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.