güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

BANDIRMA KUŞCENNETİ FESTİVALİ İÇİN EN UYGUN TARİH 13 HAZİRAN TARİHİDİR.

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım,

Bir Bandırmalı olarak hepimiz biliriz ki Haziran ayı başlarında kutladığımız Bandırma UluslararasıKuşcenneti Festivali kutlamasını yıllardır gerçekleştirmiş bir yerleşim yeri durumundayız. 1980’li yıllardan bu yana kabaca 1987’den itibaren kutladığımız bu festivalin tarihçesi hakkında kısacası şunları söyleyebiliriz. Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali, Bandırma Kuşcenneti Milli Parkı'nın geniş kitlelere tanıtımının yapılabilmesi ve çevre kirliliği nedeniyle karşı karşıya kaldığı tehlikelere kamuoyunun dikkatini çekebilmek amacıyla, 1987 yılından bu yana her yıl düzenlenen uluslararası bir festivaldir. İlk kez Bandırma Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen festival, 1989 yılından beri Haziran ayının ilk haftasında gerçekleştirilmekte ve beş gün sürmektedir. Festival süresince, Kuşcenneti'nin yurt içinde ve yurt dışında tanıtımını yapmak ve çevre bilincini yerleştirmek amacı ile paneller, sergiler, tiyatrolar, halkoyunları gösterileri ve festival koşusu gibi etkinlikler düzenlenmektedir.

Kabaca amaçlarını bu şekilde, tarihçesini bu şekilde özetlediğimiz bu festival yıllardır nedense sabit bir tarihe sahip olamamakta kutlanması farklı yıllara göre farklı tarihlerde gerçekleşmektedir. Genellikle Haziran ayının ilk haftalarına tekabül eden bu festivalimiz bazen Mayıs ayına bile kayabilmekte hatta bazı seneler kutlanmadığı bile görülebilmektedir. Nitekim bu sene de büyük ihtimalle 7 Haziran seçimleri dolayısıyla tarihinde oynama olacak olan bu festivalimizin ağızlarda dolaşan kutlama tarihi olarak 27 Mayıs – 31 Mayıs tarihleri arası dile getirilmektedir. Bandırma’mız açısından kültürel ve ekonomik bakımdan önemli bir faaliyet olan bu festivalin sabit bir tarihine sabit kılınmasının şart olduğu ortadadır. Festivalimiz temelini Kuşcenneti köyü hudutlarındaki Ulusal Kuşcenneti Parkından buradaki kuş yaşamı ve kuş türleri görüntülerinden onların tanıtımından alan bu festivalin ne yazık ki başka yerlerdeki gibi tarihsel bir kökene dayandırılmadığı görülmektedir.

Halbuki Bandırma’mızda bu festivalin dayandırılacağı tarihi bir olayda bu festivalin kutlandığı bir tarihi olay gerçekleşmesi de mevcuttur. Bu tarihi olay Mustafa Kemal’in Bandırma’mızı 2. Ziyaret tarihi olan 13 Haziran 1926 tarihidir. Mustafa Kemal bu tarihte Karadeniz Sergi Vapuruyla Bandırma’mıza gelmiş ve şehrimize indikten sonra da Balıkesir üzerine hareket etmiştir. İşte böyle bir tarihi olayın gerçekleştiği 13 Haziran tarihinin Bandırma Festivali’nin kutlandığı tarihler arasında yer alması Bandırma Festivali’ne daha tarihi bir özellik kazandıracağı muhakkaktır. Haliyle Bandırma Festivali’nin kutlanış tarihini de daha sabitleyecek ve artık bir daha değişmez duruma getirecek bir icraat olacağı muhakkaktır. Şimdi bizler Bandırma Festivali’ni kutlarken ana amacımız Kuşcenneti çerçevesinde olması gerekirken nedense etkinliklerde esas aldığımız nokta genellikle müzik konusu olmakta, getirilen müzik sanatçılarının verdiği konserlerle festivalimiz bir müzik dinleme, bir müzik dinletisi dönemi olarak yaşanmaktadır.

Çoğunlukla belediyemizin yahut belediyemizin yönlendirdiği sponsorlarımızın yaptığı harcamalarla getirilen müzik sanatçılarımız şehrimizin merkezi durumundaki cumhuriyet meydanımızda halkımıza konserler müzik dinletileri gerçekleştirmekte, böylece halkımız bunun yapılan belediyeden hoşnut kılınmaya çalışılmaktadır. Aslında bu yapılırken bir oranda festivallerimiz yönetimi elinde bulunduran belediyelerimizin kendilerini seçip açısından garantiye alma çalışmaları haline dönüşmüş, müzik faaliyetleri şekline gelmiş bir görüntü arz etmektedir. Gerçi yazarlarımız, şairlerimiz de festivalimiz çerçevesinde faaliyet gösterebilmekte ve onlardan da çalışmalar sergilettirebilmektedir.  Ama bunlar yapılırken daha ziyada belediyemiz çalışanlarının yahut yöneticilerinin siyasi açıdan kendisine yakın bulduğu sanatçılar veyahut yazarlar tercih edildiği her zaman görülebilmektedir. İş başında hangi görüş sahibi belediye varsa genellikle yapılan konferanslar ve söyleşilerde, kitap dinletilerinde, imza törenlerinde o görüş tarzına yakın yahut o görüş tarzı sahibi yazarların, konuşmacıların tercih edildiği her zaman rahatlıkla görülebilmektedir. Bu yüzdendir ki Bandırma’daki festivallerimiz her zaman için belediyedeki yönetimlerin gövde gösterisine dönüşmekte belediyemizin halka karşı kendisini kabul ettirebilmek için elindeki bütün imkânları kullandığı bir müzik ziyafeti halini alabilmektedirler. Şurası bir gerçektir ki kentimizin pek çok kardeş şehirleri vardır. Bunların bir kısmı yurt içinde bir kısmı yurtdışındadır. Gerçi bunların nasıl ve kimler tarafından tespit edildiği, bunun tespiti sırasında Bandırma halkının fikrinin sorulup sorulmadığı hiçbir zaman belli değildir. Hatta diyebilirim ki herhangi bir şehrin kardeş şehir yapılmasında Bandırma çapında bir anket, bir soruşturma yapılmadan iş başındaki yöneticilerin kendilerine uygun gördüğü şehirleri kardeş şehir kabul ettiğini söylememizde hiçbir sakınca olmasa gerektir.

Şurası da bir gerçektir ki Bandırma’mız festivalleri sürecince kardeş şehirlerinin katılımlarından hiç istifade etmemiş, onları temsilen gelen ekiplerden görüntülere hiçbir zaman festivalinde yer verememiştir. Bu belki Bandırma’mızın da kardeş şehirlerinin festivallerine yahut önemli günlerine katılım gerçekleştirip ekip gönderememesinden kaynaklanmaktadır. Ama zaten Bandırma’mız kardeş şehirler tespitinde de hiçbir zaman vatandaşından destek alan yönetimlere rastlayamamıştır. Kardeş şehir tespitlerinde yöneticilerimiz kendilerine serbestçe hareket etmiş, kendi kafalarına uygun davranıp kendilerini gezi imkanı sağlayabilen, kendilerini hoşça karşılayıp ağırlayabilecek ve gidiş geliş ilişkilerini sürdürüp devam ettirebilecek şehirlerle kardeş olmayı tercih etmişlerdir. Nitekim ilk kardeş şehrimiz Almanya’nın Kamen kentiyle kardeş olmamızda Bandırma halkının iştiraki değil, Bandırma Şehit Mehmet Gönenç Lisesi’nin öncülüğü söz konusu olmuş, ona uyan belediye yönetimi Kamen ile kardeş olmayı gerçekleştirmiştir.

Yurtiçindeki Mardin ile kardeş olmasına gelince, doğrusu bu nasıl olmuştur, hangi amaçlara kimler tarafından, iki şehir arasında hangi benzerlikler, hangi ortak ilişkiler esas alınarak kurulmuştur. Doğru dürüst halka izah edilmeden gerçekleştirilen bir kardeşlik söz konusudur. Yunanistan’daki Kavala konusunda da, Bulgaristan’daki İnebolu konusunda da, Abazya’daki Gutuata konusunda da hep Bandırma’daki büyük halk kitlelerinin değil, şehir içindeki bu ismi geçen kentlerle bağlantısı olan ve belediye yöneticileriyle yakın ilişki de bulunan sözü geçerli eşraftan yahut esnaftan kişilerin tavsiye ve teşvikiyle gerçekleştirilen kardeş şehir uygulamaları söz konusu olmuştur. Neden Kavala Bandırma’yla kardeş şehir yapılmıştır. Doğrusu bunu izah edebilecek Kavala ile Bandırma’nın birbiriyle bağlantısını yada benzerliğini ortaya koyabilecek bir Allah’ın kulu mevcut değildir. Ama yine de birileri bir göçmen tayfası bu bağlantıyı sağlamış olsa gerektir ki Kavala Bandırma’nın kardeş kenti yapılmıştır.

Bütün bunlardan sonra şunu da belirtmek isterim ki yine söylentilere bakılırsa bu yıl ki 4 günlük festivalimize Kavala’dan, İnebolu’dan, Gutuata’dan, Kamen’den temsilci heyetler gelecek ve iştirak edecekleri söylenmektedir. Bakalım nasıl bir katılım ve katı söz konusu olacaktır. Bunu bekleyip görmekten öte elimizden bir şey gelmemektedir. 4 günlük festivalin Bandırma’ya ekonomik katkısı ne olacaktır? Esnaf açısından bu 4 günlük sürenin esnafa bir katısı olmasını düşünmek oldukça zordur. Ancak festival adı altında festival yerine kurulan bazı geçici satış yerlerinin uzun süre orada muhafaza edilip kiralayan şahıslar tarafından belki de Ramazan ayı içerisinde de kullandırılması düşünülüyorsa bu yolla belediyeye kira geliri ve kiralayan esnafa ekonomik katkı düşünülüyorsa, belki her iki tarafında istifadesinin söz konusu olması mümkündür.

Kısa dönem sürece bu festivalin Bandırma’lıya yine de neşe getirmesi, ekonomik katkı getirmesi dileğimizdir. Ancak şunu da vurgulamak isterim ki her zaman söylediğim gibi festivalin konserlerin şehitlerin kabrinin önünde, dibinde yapılması gerekmediğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Bu yöndeki vebalin başta Bandırma belediyesi yönetiminin ve Bandırma’lının üzerine olacağını belirtmek isterim. Tekrar özenle vurguluyorum ki Atatürk heykelinin ve şehitler anıtının bulunduğu yer aynı zaman da Bandırma’yı kurtarırken şehit düşenlerin toplu mezarının olduğu bir yerdir. Dolayısıyla bir şehitler mezarlığı, bir şehitliktir. Bu şehitliğin önünde avaz avaz şarkı söylemek, şarkı çalmak oradaki şehitlere hakaret geçmişte bize vatanı kazandıran şehitlerimize, atalarımıza hürmetsizliktir. Bunu yapanların Türklüğünden bile şüphe etmek bence sakınca yaratmayacak bir davranıştır. Umarım bu festivalde bu şehitler anıtının bu şehitler mezarlığının hemen bitişiğinde kurulacak sahne de konserler verilmesi yoluna gidilmez. En azından konser sahası olarak denize yakın sahalar tercih edilir. Şunu da tekrar vurgulamak isterim. Bandırma festivalinin sabit bir tarihe kavuşturulması ve bu tarihinde Mustafa Kemal’in 2. Ziyaret tarihi olan 13 Haziran tarihini içeren bir haftayı seçmesi yerinde olacak bir davranıştır. 13 Haziran tarihinin Bandırma festivalini belirleyen Bandırma Festivali tarihi olması yerinde olacak bir tarih olmasını düşüncesini taşımaktayım. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.