güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

ANADOLUDA BİZANS-SASANİ ETKİLEŞİMİ -2-

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Siyasi ve Askeri Etkileşim

Bizans Devleti’nin 11 Mayıs 330 tarihinde teşekkülünden önce Anadolu’da bir yüzyıl boyunca devam etmiş olan Roma-Sasani mücadelesi Anadolu tarihinin önemli dönemlerinden biridir. Bu dönem Sasani Devleti’nin kurulmasıyla başladı. 1. Ardaşir, M.S.224 yılında Sasani Devleti'ni kurduğunda Sasaniler, İran’ın eski kralların soyundan geldikleri düşüncesiyle Anadolu’da Part İmparatorluğu’nun sahip olduğu topraklan geri almak için büyük bir orduyla M.S. 231 yılında Sasani Hükümdarı 1. Ardaşir komutasında İran ordusu Anadolu’ya girdiğinde Roma İmparatoru Severus Alexander, Sasani tehlikesine karşı büyük Roma ordusuyla Antakya’ya geldi. Böylece III. yüzyılın ortalarında Anadolu’da Roma- Sasani mücadelesi başlamış oldu.

M.S. 231 Anadolu’da başlayan Roma-Sasani mücadelesi karşılıklı akınlarla 260 yılına kadar devam etti. M.S. 260 yılında Sasani Kralı I.Şapur ile Roma İmparatoru Valerian’ın Edessa(Urfa) yakınlarında yaptıkları savaşta Roma imparatorunun Sasanilere esir düşmesiyle Anadolu'da Roma-Sasani mücadelesi doruk noktasına ulaştı. Anadolu’da 260-298 yılları arasında devam eden Roma-Sasani mücadelesi, 298 yılında Roma İmparatoru Galerius’un Sasanilere karşı kazandığı zaferle başlayan kırk yıllık barış dönemiyle son buldu. Yıllarca süren bu mücadelede kentler büyük zarar gördü ve Anadolu’nun doğusunda yaşayan halklar mağdur oldular. Hatta savaşların olmadığı zamanlarda bile olumsuz etkilendiler. Çünkü ordular için daima buralardan asker toplanıyor, takviye birlikler burada oluşturuluyor ve yedekler buradan savaşa gönderiliyordu.

I. Şapur’un oğlu Narses, M.S. 293 yılında Sasani kralı olduğunda babası döneminde Anadolu'nun doğusunda doruk noktasına ulaşan Roma-Sasani mücadelesini devam ettirdi. Sasani Kralı Narses, M.S. 297 yılında Sezar Galerius'u yenerek Anadolu'nun doğusunu hâkimiyeti altına aldı. Bunun üzerine Roma İmparatoru Diokletian, bozguna uğramış Sezar Galerius’un ordusunu da yanma alarak, M.S. 298 yılının kış ayında Anadolu’nun doğusunda Sasani ordusuna saldırdı ve bozguna uğrattı. Bu savaştan sonra Antakya’ya gelen Roma İmparatoru, doğu sınırındaki Sasani tehlikesi geçinceye kadar Antakya’da kaldı. Sasani Kralı Narses, aldığı bu ağır mağlubiyetten sonra Sezar Galerius ile barış yapmak istedi. Bu çağrıya olumlu yanıt veren Sezar Galerius, Sasani kralı ile Nisibis (Nusaybin) antlaşmasını yaptı. Bu antlaşmayla Roma istediklerini alarak Roma-Sasani sınırının güvenliği sağlandı.  0 Roma-Sasani Devletleri arasındaki barış dönemi II. Şapur’un IV. yüzyıl ortalarında Bizans İmparatoru Konstantin’e yazdığı bir mektupla sona erdi.

 

II. Şapur, Bizans İmparatoru Konstantin’e yazdığı mektupta Bizans’ın Makedonya sınırına kadar hükmettiği toprakların kendi atalarının mirası olduğunu ve hatta Bizans’ın başkenti Konstantinopolis'in de bu mirasın içinde olduğunu belirterek bu toprakların iade edilmesi gerektiğini belirtti. Bizans İmparatoru Konstantin, Sasanilerden üstün oldukları düşüncesinden dolayı bu durumu ciddiye almadı. Bizans, M.S. 314 yılında Ermenilerin Hıristiyan olması ile Anadolu’nun doğusunda Sasanilere karşı yeni bir güç kazanmış oldu. Ayrıca M.S. 320 yılında Sasani Kralı II. Şapur’un kardeşi Hürmüz’ün Bizans’a sığınması ile de Sasanilere karşı daha da güçlendi. II. Şapur, Bizans İmparatoru Konstantin’e elçi göndererek barış antlaşması yapmak istemişse de imparator buna yanaşmadı.

Konstantin, devlet içindeki sorunları düzenledikten sonra doğu sınırının güvenliğini sağlamak için askeri yapılanmaya önem verdi. İmparator Konstantin’in imparatorluğun son yıllarında doğu sınırında Sasani tehlikesi belirmeye başladı. M.S. 336 yılında II. Şapur komutasında Sasani ordusu, Anadolu’nun doğusundan girerek Anadolu’da hızla ilerledi. Böylece İmparator Konstantin’in imparatorluğunun son yılında imparatorluk dönemi boyunca sağladığı Bizans-Sasani barışı Sasani ordusunun Anadolu'ya girmesi ile bozuldu. İmparator Konstantin, Sasani tehlikesi için daha önceden hazırlığını yapmıştı ve savaş için hazır durumdaydı. Bu sırada İmparator Konstantin Nikomedia(İznik)’da bulunmaktaydı. Bizans İmparatoru büyük bir orduyla Sasani ordusuyla savaşmak için İznik’ten ayrıldı; fakat yolda hastalandığından bu seferden Konstantinopolis (İstanbul)’a dönen imparator Konstantin 22 Mayıs 337 tarihinde İstanbul’da öldü.

Bizans İmparatoru Konstantin’in M.S. 324 yılında tek başına imparator olmasından sonraki on üç yıllık imparatorluk dönemi, dünya ve Roma tarihinin dönüm noktalarından biriydi. Konstantin’in Bizans Devletinde bıraktığı en belirgin özellikler Hıristiyanlığın devlet tarafından tanınması ve 11 Mayıs 330 tarihinde İstanbul’un Roma İmparatorluğumun doğusunda yeni başkent olmasıydı. Bizans Devletimin ortaya çıkışı Konstantinopolis’in M.S. 330'da Roma İmparatorluğu’nun ikinci başkenti olarak kurulmasıyla gerçekleşmişti. Konstantin’in İstanbul’u kurmasından sonra Roma’nın doğusunda yüzyıllarca süren Roma- İran orduları arasındaki savaşlar yeni bir şekil alarak devam etti. M.S.330’da yeni bir şekil alarak Anadolu’da başlayan Bizans-Sasani mücadelesi 636 yılında İslâm ordularının Anadolu’ya girmesiyle son buldu.13 İmparator Konstantin'in vefatından sonra oğlu Konstantin(337-361) yirmi dört yıl Bizans Devleti’ni yönetti. İmparator Konstantin’in imparatorluğunun ilk yılında doğu sınırındaki denge değişti. II. Şapur komutasında Sasani ordusu, Bizans Devleti’nde imparator değişimindeki boşluktan yararlanarak Anadolu’nun doğusunda Mezopotamya bölgesine saldırdı ve 63 günlük Nisibis (Nusaybin) kuşatmasından sonra Bizans’ın askeri üssü Nisibis’e girdi. Sasaniler, Bizans’ın doğu sınırına 10 yıl boyunca saldırılarda bulundular.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.