güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

16 NİSAN REFERANDUMU HAMASETLE HAKİKATIN REKABETİ NETİCESİNİ ORTAYA KOYACAK

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli Okurlarım,

Artık son günlerini yaşadığımız referandum propagandaları başından bugüne yapılan anayasa değişikliğini maddelerde gerçekleşen değişiklikleri konu almaktan seçmeni bu konuda bilgilendirmekten uzak bir seyir izlemiştir düşüncesindeyim. Daha açık söylemek gerekirse bu referandum propagandaları süresince referandumu gerçekleştirmek üzere referandumdan netice almak üzere karşı karşıya gelen taraflardan bir tanesi bence sürekli olarak bu 18 maddelik anayasa değişikliği hakkındaki maddelerin izahından ziyade son 15 senelik daha doğrusu son çeyrek dönemin icraatlarını anlatmaya önem vermiş, kendinden önceki 80 yılın icraatlarını kötülemeye önem veren bir referandum propagandası izlemeyi gerçekleştirmiştir. Hal böyle olunca referandumda evet oyu kullanılmasını isteyen bu taraf bence anayasa değişikliklerini irdelememiş, seçmeni bu konuda bilgilendirmeye uzak kalmayı tercih etmiştir. Onların karşısında yer alan ve referandumdan hayır neticesinin çıkmasını arzulayan taraf ise bence hakikaten anayasa maddesi değişikliklerini seçmene tek tek izah etmeye açıklamaya özen gösteren bir propaganda sergilemeyi gerçekleştirmiştir. Hayır tarafı seçmene yani vatandaşa referandum konusu olan maddelere evet diyerek kabul gösterildiğinde Mustafa Kemal döneminden yani devletin kuruluşundan başlayarak tekamül ettirilerek gerçekleştirilen demokratik, parlamenter, laik, hukuka dayalı sistemin maddelerdeki hangi değişiklikler nedeniyle ortadan kalkacağını özenle ve önemle vurgulamış, evet demenin sonucu olarak getirilecek yeni rejimle neden hangi sebeplerle, hangi değişikliklerle demokratik, parlamenter bir rejim olmaktan ziyade tek adam yönetimi bir oranda diktatörlüğe varabilecek uygulamalara açık bir rejim olduğunu itina ile açıklamaya gayret göstermiştir. Hayırcıların bu titizliğine karşılık evetçiler maddeleri açıklamayı bırakın daha ziyade maddelerin ortaya koyduğu gerçekleri kelime oyunlarıyla gizleyebilecek propagandalara ağırlık vermeyi tercih eden görünümler sergilemişlerdir görüşündeyim. Mesela rejim değişikliği seçmende tepki uyandıracak diye düşünüp sistem değişikliği ifadesi ile yapılacak değişikliği adlandırmayı tercih etmişler, bu yolla doğacak tepkiyi ortadan kaldıracaklarını düşünmüş olmalıdırlar kanaatindeyim. Oysa iyi niyetle hareket eden, gerçeği gören her göz, işiten her kulak sistemle rejim kelimesinin aslında aynı manayı ifade eden kelime olduğunu görebilecektir düşüncesindeyim. Yine buna benzer bir davranış olarak meclisin Cumhurbaşkanı istendiğinde fesih edilebilmesi hakikatını da tepkiden uzak hale sokabilmek için Cumhurbaşkanı yeni seçime karar verebilir, ülkeyi yeni seçime götürebilir kavramıyla bertaraf edip tepki dışı etmeye çalışan evet taraftarlarının bu durumu kuvvetlendirmek için seçime gitme hakkının meclise de verildiğini dile getirmeyi ihmal etmemişlerdir. Bence bu tarz açıklama da bir nevi gerçeği gizleme olarak değerlendirilebilir kanaatindeyim. Kaldı ki Cumhurbaşkanının görev süresinin 2 döneme tekabül ettirilmesi metninin yarattığı 3. Dönem sınırlamasını gidermeye ortadan kaldırmaya yönelik olarak görev süresi bitmediği sırada yani Cumhurbaşkanının son 5 yılı bitmeden meclis yeni seçime kara verdiğinde iş başındaki Cumhurbaşkanına 3. Dönem kapısının açıldığı şeklindeki metinde gölgede bırakılmaya çalışılan bir propaganda süreci sergilenmiştir. Yine Cumhurbaşkanının sorgulanması yüce divana götürülmesi konusunda mecliste 400 milletvekilinin kabul kararı vermesi şartı gibi bir zor olgunun olmasına karşılık yeni değişikliğin Cumhurbaşkanını sorumsuzluktan kurtarıp, sorumlu hale getirdiği şeklindeki açıklamayla izah edilmeye çalışması da bence hakikati gizlemeye yani aslında Cumhurbaşkanının sorumsuzluğunun devam ettiğinin gizlenmeye çalışıldığını düşünmekteyim. Buna benzer pek çok tuhaf madde örneğin gensoru verilmesi uygulamasının kesinlikle kaldırılması başkan yardımcılarının görevleri bitse de görevlerindeki hataları nedeniyle ömür boyu sorumsuzluğa sahip kılındıkları şeklindeki maddeler de evet taraflarınca hiç propaganda konuşmalarında dile getirilmediği kanaatindeyim. Hepsinden önemlisi evetle getirilmek istenilen rejimin devletin her sahasındaki görevlileri belirleme, atama hakkını Cumhurbaşkanına tanımasına karşılık, devleti Cumhurbaşkanı demek haline getirmesine karşılık hala bir parlamenter sistemden söz edilmesi hakikaten evetçilerin bu yolda yaptığı beyanlar bence hakikatleri gizlemek konulu propagandalardır. Buna rağmen evet taraftarları propagandalarında bu şekilde de olsa maddeler konusuna değinmek, izahlar getirmek yerine propagandalarının çoğunda yaptıkları konuşmalarla geçmişi kötüleyen beyanlarla yahut hayır taraftarlarını oluşturan kitlenin önde gelenlerini kötülemekle ilgili propagandalarla vakit geçirmeyi, seçmeni onlarla oyalamayı tercih etmiş görüntüler ortaya koymaya gayret etmişlerdir düşüncesindeyim. Bir yandan da adeta sembolleştirdikleri mevcut Cumhurbaşkanımızı göklere çıkarmayı, ideal yönetici, başarılı yönetici göstermeyi tercih etmişlerdir. Evetçiler sadece bununla kalmamışlardır. Mevcut Cumhurbaşkanımızı övmeyi sürdürürken kendilerince mevcut Cumhurbaşkanımızın  temsil ettiği bugünkü ortama gelmede hizmetleri geçtiğini düşündükleri eski dönem liderlerini de övmeye gayret göstermişlerdir. Kısacası evetçiler propagandaları süresince gerek mevcut Cumhurbaşkanımızın lehine, gerek onun bugünkü duruma gelmesine yönelik çalışma ve faydaları olduğunu düşündükleri liderleri övüp yüceltmeye yönelik hamaset ifade eden anlatımlara ağırlık vermişlerdir görüşümdeyim. Bu nedenle diyebilirim ki bence hayırcılar hakikatleri dile getirmeye çalışırken evetçiler hamaset hikayeleriyle seçmenin kafasını karıştırmaya ve hakikatleri görmesine engel olmaya yönelik propagandalar gerçekleştirmeye özen göstermişlerdir düşüncesindeyim. Hemen şunu da vurgulamak isterim ki insanlar özellikle milletimiz mensupları seçim ve referandumlarda bunlara yönelik propagandalar sırasında gerçekleştirilen beyanlardaki hakikat ifadelerinden ziyade hamaset ifadelerine dikkat etmekte, kafalarına bunları yerleştirmektedirler diye düşünmekteyim. Nitekim bence ülkemizde yaşanan bütün seçimlerde ve referandumlarda bu böyle olmuş, hep hamaset hakikate galip gelmiştir. Bu yüzdendir ki bu propagandada evet tarafını oluşturan kesim propagandalarının özünü hamasete ve hamaset kokan lider övgülerine dayandırmışlar, özellikle de ön planda tuttukları liderlerin görünür durumdaki icraatlarını gözlere sergilemeye gayret göstermişlerdir. Mesela referandum için evet isteyen propagandacılar mevcut olup gelecek rejimde daha kuvvetlenmek isteyen yönetimin döneminde yapılan Osmangazi Köprüsü, Yavuz Selim Köprüsü, Marmaray, Boğazın deniz altından geçişine imkan sağlayan tüp geçit gibi eserleri dile getirip gelecekte de buna benzer bundan daha güzel icraatların yapılacağını vurgulamaya özen göstermişlerdir. Referandumda oy kullanacak seçmen bu eserlere bakıp evet oyu vermeye daha yakınlaşacağı muhakkaktır. Çünkü seçmen bu eserlerin Türk toplumunu, Türk milletini ne kadar süre için, ne kadar borç altına, yükümlülük altına soktuğunu bilemeyeceğinden bu eserleri ve bu eserlerin yapıldığı dönemin yöneticilerini başarılı görecek ve onların istediği değişiklikleri rejimi kabul etmeyi sağlayacak evet oyunu vermeyi gerçekleştirecektir. İşte bu nedenledir ki evetçiler hamaseti hayırcılar hakikati propagandalarına dayanak seçmişler ve propagandalarını bu yolda gerçekleştirmeye özen göstermişlerdir. Şunu belirtmek isterim ki hamaset ifade eden beyanların gerçeği anlatma oranı hakikati ifade eden beyanlara oranla çok düşüktür. Ama nedense yıllardır milletimiz sürekli hamasetin peşinden gitmiş, hakikatleri göz ardı ve kulak ardı tutmuştur. Bunun sonucunda da pek çok felaketleri, güçlükleri yaşamak durumunda kalmış ama ne yazıkki bunlardan ders almayı hiçbir zaman gerçekleştirememiştir. Hani derler ya tarih ders almak içindir ama milletimiz hamaseti ön planda tutup hakikati göz ardı etmesinden hiçbir zaman tarihten gerekli dersi alamamış bu yüzden de pek çok kötü olayı, kötü yaşamı tarihinde yaşamak zorunda kalmıştır. Eğer 16 Nisan referandumunda da milletimiz  evet veya hayır derken gerçek bir değerlendirme yapıp mevcut parlamenter rejimin mi yoksa değişikliklerin getireceği Cumhurbaşkanlığı hükümeti sisteminin mi faydalı olacağına karar verirken hamasete mi hakikate mi önem verip ona göre karar vermeyi tercih etmezse gelecek dönemin yaşanması söz konusu olabilecek felaketlerini kendisi seçmiş olacağını unutmaması gerekir. Sözün kısası 16 Nisan referandumu hamasetin mi hakikatin mi galip geleceğini gösterirken umarım milletimize tarihten ders çıkarma olayının gerçekleştirilip, gerçekleştirilmediğinin acı bir imtihan sonucunu da ortaya koymaz. Sözün kısası bence 16 Nisan referandumu sonuçları hamasetle hakikatin çatışmasının getirisi olacağı gibi Türk milletini hakikate mi hamasete mi değer verdiğini neticesini de ortaya koyacak bir icraat olacaktır.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.