SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SİYASETTE MİZAH KAYBOLUNCA İŞ BELDEN AŞAĞI İNER

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

 

            Zaman zaman yazdığımız yazılarımızda, arzu edip de yokluğunu hissettiğimiz siyasi mizah, nükte ve espri noksanlığından söz etmiştik.

            Siyaset arenasında boy gösterenlerin, geçtiğimiz günlerde nelerle uğraştığını gördük. Hem öyle gördük ki, ana avrat düz gidildi. Hele bu politikacılar sıradan değil, milletvekili olursa bunu kabul etmek mümkün değil.

            Biz, boğazın dokuz boğum olduğuna inananlardanız. Yoksa dilin kemiği yok, ne söylersen söyle diyenlerden değiliz…

            Baskın iki örnek verelim:

            1950’li yıllarda Faik Ahmet Barutçu, 2.Menderes Hükümetinin programını ana muhalefet partisi adına eleştirmektedir. Bir ara Demokrat Parti milletvekillerinden biri laf atar:

            -Maşallah imana gelmişsiniz!

            Barutçu konuşmasını keser, bu milletvekiline döner:

            -Biz imana geldik, şimdi sizi imana getirmeye çalışıyoruz!

            Siyasi nükte, hiciv budur işte!

Yoksa bugünkü milletvekillerinin lafları değil…,

Churchill ile Bevan geçinemezlermiş. Biri muhafazakâr biri de işçi. Her fırsatta birbirlerini iğnelerlermiş. Kızıl Çin’in tanınmasını savunan Churchill şöyle demiş:

-Bir şeyi tanımakla sevmek ayrı şeylerdir. Mesela hepimiz Bay Bevan’ı çok iyi

tanırız.

Diyeceğim şu…

Her şeyde bir seviye olduğu gibi siyasette de bir seviyeyi tutmak zorundadırlar.Ama görünen o ki herkes seviyeyi yukarıda tutmayı değil aşağı çekmeyeuğraşıyor.

Bu çirkin ve kaba söylem birliği önümüzdeki yerel seçimlerde de olacak. Biz ne söylersek söyleyelim. Kendilerine muhafazakar diyenlerin belden aşağı vurmalarına pek yakında yine şahit olacağız.

Şair ne demiş:

-Nadan ile sohbet etmek güçtür bilene,

Çünkü nadan ne gelirse söyler diline.

Ne dersiniz?

Acaba şair bunu bizim siyasetçiler için mi söylemiş?