SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KÖPEK

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

 

 

            Onlar bildiğiniz köpeklerden değildir.

            Onlar, sırnaşıktır, yılışıktır ve onuruzdur. Yüzüne tükürsen “Yarabbi şükür!” diyerek yüzüne yağmur yağdı zanneder.

            Kimi onlara; “köpek!” kimi “it!” kimi de “kelp!” der… Ama ne denirse densin, onlar köpeklikten asla vazgeçmez. O kadar yüzsüzdür ki kapıdan kovsan bacadan girer tiplemesindendir. Onlar için önemli olan kemiktir, kemiği kimin verdiği, n,ç,n verdiği hiç önemli değildir…

            Bugün kemiği kim vermişse ondan yana tavır alır, sonra önüne daha büyük kemik atan olursa, taraf değiştirir ve karşı tarafa verip veriştirmeye başlar…

            Edebiyatımıza bile hiciv sanatı olarak girmiştir böyleleri…

            Mesela Şair Nef’i kendisine “kelp” diyen devrin tanınmış kişilerinden “Tahir Efendi’ye” şu dörtlükle cevap verir.

            Bana Tahir efendi “kelp” demiş

            İltifatı bu sözde zahirdir

            Maliki mezhebim benim zira

            İtikadımca kelp Tahirdir.

            Bu köpeklerin onursuz, utanmaz olanlarının siyasi tarihimizde bile yeri vardır. Bir parti lideri kendilerine söven birini partiye almak isteyince karşı çıkan arkadaşlarına şöyle dediğini; “Gardaşım adam köpek! Karşıda olup bize mi havlasın yoksa yanımıza gelip karşıya mı havlasın?” dediğini hepimiz biliyoruz.

            Yine Namık Kemal, “Hürriyet Kasidesi’nde” şöyle der:

            Müin-i Zalimin dünyada erbabı denaettir

            Köpekten zevk alan sayyad-ı bi insafe hizmetten

            Yani “Zalimlerin yardımcıları alçak insanlardır, insafsız avcıya merhametsiz kimseye yardım eden köpektir.”

            Bu “köpek” lafı ettikten sonra, “Hayrola hocam, bir köpek sesi tutturdun, bu neyin nesidir kimin fesidir?” diye sorabilirsiniz. Böyle sormakta yerden göğe kadar hakkınız vardır.

                       

 

 

Bakın sizlere açıkça söylemesek de biraz tüyo verdiğimizde sizler, onların kimler olduğunu şıppadak bulabilirsiniz. Zaten onlara kafayı takan sadece ben değilim ki Namık Kemal bile böylelerine zamanında kafaya takmış:

“…Dalkavuklukla irtikab

İşte etti bizi harab

Sen söyle, ey şevketmeab

Ne utanmaz köpekelriz!”diye dizeler yazmış.

Şimdi yerelde ve genelde şöyle bir göz atın siyaset sahnesine sizler araştırmanızı yapın. Bize gelince biz, Orhan Veli’nin dediği gibi,

“Karışık bir iş vesselam

 Deli dolu yazar kalem

Yazdığı da ne?

Bir sürü ipe sapa gelmez kelam” diyerek bitirelim sözümüzü…

Acaba öyle mi?