güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRKTÜR -3

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

DİRENİŞ ÖRGÜTLENMESİ: Canlı bir ticaret merkezi olma özelliğini yüzyıllar boyunca koruyan Trabzon’da güçlü bir Müslüman eşraf vardı. Yörenin köklü aileleri siyasal yaşama etkin bir biçimde katılıyor,çocuklarına yükseköğrenim yaptırıyorlardı.

Kısacası, yörede çıkarlarının bilincinde olan bir eşraf-aydın katmanı vardı. Nitekim, İstikbâl adıyla Trabzon’da yayınlanan gazete bu katmanın sözcülüğünü yapıyordu.

Yöredeki Pontos eylemlerinin giderek artması ve eşrafın çıkarlarına zarar veren bir noktaya gelmesi üzerine, Trabzon aydınları örgütlenme yoluna gittiler. 12 Şubat 1919’da Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’ni kurdular. Cemiyetin amacı, Trabzon Vilayeti nin Osmanlı Devleti ne bağlılığını korumak için, her türlü barışçı yolu kullanarak savaşmaktı. Bu düşünce, örgütün resmi yayın organı durumuna gelen Barutçuzade Faik Ahmet Bey in İstikbâl gazetesinde kamuoyuna duyuruldu. İlk kongresini 23 Şubat 1919’da, Nemlizadeler’in evinde yapan örgütün yönetim kurulu 20 kişiden oluşuyordu:

Barutçuzade Ahmet Bey, Barutçuzade Faik Bey, Hafız Mehmet Efendi, Eyübzade İzzet Bey, Eyübzade Ömer Fevzi Bey, Abonozzade Hüseyin Bey, Murathanzade Ziya Bey, Nemlizade Sabri Bey, Nemlizade Şevki Bey, Çulhazade Kadri Bey, Hatipzade Emin Bey, Mehmet Salih Efendi, Kazazzade Hüseyin Bey, Mollabekirzade Mehmet Ali Bey, Hacı Mehmet Efendi, Subaşızade Münir Bey, Zahirzade Zühtü Bey, İbrahim Cudi Bey, Kulaksızzade İbrahim Bey ve Ustazade Nazmi Bey.

 Örgütün yönetim kurulu başkanlığına da Belediye Reisi Barutçuzade Ahmet Bey getirildi. Bölge halkının isteklerini Avrupa’ya anlatmak amacıyla bir delege kurulu oluşturulması kararlaştırıldı. 4 kişiden oluşan bu kurul, kongrenin hemen ardından İstanbul’a gitti ve ilk girişimlerini orada yaptı.

Kâzım Karabekir Paşa’nm, merkezi Erzurum’da bulunan 15. Kolordu’nun komutanlığına atanarak Nisan 1919 ortalarında Trabzon’a gelmesi ve Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’ne destek olmasından sonra, örgütün çalışmaları daha da hızlandı.

Vilayete bağlı çeşitli sancak ve kazalarda şube örgütleri açıldı. Karabekir Paşa’nın desteğini alan Trabzonlular, gerek İngilizler in, gerek Fransızlar’ın baskılarına karşı kovdular. Trabzon’daki kışlaların, Mondros Mütarekesi hükümleri uyarınca İtilaf Devletleri temsilcilerine teslim edilmesi yolundaki isteklerini, sürekli olarak geri çevirdiler.

İzmir'in Yunanlılar'ca işgalinden sonra,i Karadeniz yöresindeki ayrılıkçı Rumlar etkinliklerini daha da artırdılar. Eski örgütlenme biçimi ve yöntemleriyle bu saldırıları I engellemenin olanaksız olduğunu gören I Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti de yeni duruma uygun önlemleri almak amacıyla ikinci bir kongre toplamayı kararlaştırdı. 28 Mayıs 1919'da toplanan kongre I önemli bazı kararlar aldı. Bunların başlıcaları ayrılıkçı Pontos Rumları'na karşı silahla karşı konulması, vilayet sınırları içinde asker [ alma işlemlerinin hızlandırılması ve Vilayat-ı [ Sitte (ayrılıkçı Ermeniler'in hak iddia ettiği altı doğu vilayeti) ile ortaklaşa hareket [ ederek büyük bir kongre toplanması idi. Vilayat-ı Şarki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi de aynı günlerde benzer bir karar almış ve Erzurum ya da başka bir kentte ilk fırsatta toplanacak kongreye Trabzonlular’ı da çağırmıştı. Bu çağrıya olumlu yanıt veren Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti yöneticileri, durumu vilayete bağlı tüm sancak ve kazalara bildirdiler ve delege seçimi yapılmasını istediler.

ERZURUM KONGRESİ’NDE TRABZONLULAR: Trabzonlular, 10 Temmuz 1919’da yapılması kararlaştırılan Erzurum Kongresi’ne kalabalık bir delege kurulu ile gittiler. Ancak kongre, gecikmeli olarak 23 Temmuz’da toplandı. Çalışmalar sırasında, Erzurum'daki kongre düzenleyicileriyle Trabzonlular arasında birçok konuda anlaşmazlık çıktı. Bunlardan biri kongrenin niteliği konusunda idi. Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti delegeleri, kongrenin Vilayat-ı Şarki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kongresi adı altında toplanmasına karşı çıktılar:

Böyle bir kongrede başka bir örgütün temsilcileri olarak Erzurum’a gelen Trabzonluların yeri olamazdı. Birçok tartışmadan sonra, konuya ilişkin bir ara çözüm bulundu ve Erzurum Kongresi'nin, aynı amaçla kurulan çeşitli örgütlerin temsilcilerinin toplanmasıyla oluşan genel bir kongre olduğu karara bağlandı. Vilayat-ı Şarki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin İstanbul’daki merkezine de, durum bir telgrafla bildirildi. İkinci bir anlaşmazlık konusu, Mustafa Kemal’in divan başkanlığına seçilmesi idi. Trabzon delegeleri, Mustafa Kemal’in Erzurum Kongresi divan başkanlığına seçilmesinin, İtilaf Devletleri’nin dikkatini zamansız bir biçimde Anadolu’ya çekeceği görüşünü savunuyorlardı. Görüş ayrılıklarına ve anlaşmazlıklara yol açan bir başka konu da Erzurum'u merkez kabul ederek oluşturulacak yeni direniş örgütünün vilayet ve kaza yöneticilerinin kimlerden oluşacağı idi. Kongrede Mustafa Kemal'in görüşlerini yansıtan Hüseyin Rauf Bey ve arkadaşlarına göre, vali ve kaymakamlar aynı zamanda söz konusu örgütün şube yöneticilikle, ini de üstlenmeliydiler. Trabzon delegeleri ise, her kademedeki örgüt yöneticilerinin seçimle işbaşına gelmesini savunuyorlardı. Bu konuda bir görüş birliğine varılamaması üzerine, ağırlığın “tabandan seçim" yönünde olduğunu gören Mustafa Kemal, Hüseyin Rauf Bey’i uyararak konunun Trabzonluların isteği doğrultusunda karara bağlanmasını sağladı.

Görüşmeler sona ermek üzere iken ortaya çıkan bir gelişme de, Sürmene, Giresun ve Tirebolu delegelerinin sundukları 22 maddelik bir program taslağı idi. Taslağın amaç bölümünde şu görüşlere yer veriliyordu:

“Bu kongrede amacımız, doğu bölgesi halkının ekonomik, siyasal çıkarlarda birlik olduğunu anlatmak; bugünkü tehlike karşısında katlanılması gereken iç ve dış zorlukları ortadan kaldırmak; yoksullukların, acıların yükü altında ezilen halkımızın uygar uluslar arasında yaşama hakkına sahip olduğunu kanıtlamak temeline dayanan önemli kararlar almak; bir yandan geçmişin yönetsel ve ekonomik etkileri altında ezilerek dayanma gücü azalmış bulunan halkın çoğunluğuna insancıl düşüncelerle yeni bir yol açmak; öte yandan da adaletten yana ve devrimci uluslardan yardım sağlayacak siyasal ve ekonomik temelleri kapsayan bir program yaparak, uluslar önünde Türk ve Müslümanların da bağımsızlığı ve uygarlığı özlemiş olduğunu kanıtlamaktır.”

 

Erzurum Kongresi’nde etkin bir rol oynayan Trabzon delegeleri kurulu, şu kişilerden oluşuyordu: Servet Bey, Hüseyin Efendi (Merkez Kaza); Haşan Efendi (Akçaabat); İzzet Bey (Maçka); Yunus Efendi (Of); Ömer Fevzi Bey, Ahmet Efendi (Sürmene); Abdullah Hasip Efendi (Vakfıkebir); Ali Naci Bey, İbrahim Hamdi Bey (Giresun); Hüseyin Efendi (Gümüşhane); Osman Efendi (Kelkit); Avukat Haşan Efendi (Ordu); Necati Efendi, Hakkı Efendi (Rize); Haşan Fahri Efendi (Şiran); Yusuf Ziya Efendi (Tirebolu). Kongredeki Trabzon delegelerinden Servet ve İzzet beyler, Mustafa Kemal’in başkanlığında oluşan Heyet-i Temsiliye’nin üyeliğine de seçildiler.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.