güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

TRABZON VE HAVALİSİNDE YAŞAYANLAR ÖZ VE ÖZ TÜRKTÜR -3

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA TRABZON

Trabzon, kimi başka iller gibi, daha Birinci Dünya Savaşı ile birlikte siyasal çalkantı içine girdi. Savaşta en çok yıkım gören illerden biri Trabzon’du. Kent aynı dönemde Rus işgalinden de zarar gördü.

Savaş sonrasında ise kent. Pontos Cemiyeti’nin etkinlikleri ve buna karşı geliştirilen direniş örgütlenmesi nedeniyle adını sık sık duyurdu.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA DURUM: Trabzon, 1914’te Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki en önemli vilayetlerinden biriydi. Vilayetin Merkez Sancak dışında, Lazistan ve Gümüşhane sancakları olmak üzere, iki sancağı daha vardı. Bugün il olan Giresun ve Ordu, o dönemde Trabzon Merkez Sancağı’nın kazaları idi. Sancağın öbür kazaları şunlardı: Vakfıkebir, Sürmene, Akçaabat (Polathane), Of, Maçka (Cevizlik), Tirebolu ve Görele (son ikisi bugün Giresun’a bağlıdır).

Trabzon o dönemde oldukça kalabalık bir vilayetti. Toplam nüfusu 1.100.000’i aşıyordu. Bunun 900.000 kadarı Müslüman'dı. Trabzon kent nüfusu ise 100.000 dolayındaydı ve bunun 65.000’i yine Müslümanlardan oluşuyordu.

Ticaret, yüzyıllardan beri Trabzon Kenti’nin temel ekonomik dayanağı olmuştu ve bu özellik 1914’te de sürüyordu. Yalnız, ı                Ermeni ve Rum azınlıklar değil. Müslümanlar da ticaretle uğraşıyorlardı. Bu nedenle, yörenin oldukça zengin ve köklü bir eşrafı vardı.

Trabzon, o yıllarda siyasal bakımdan da canlı bir kentti. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Trabzon'da oldukça güçlü bir örgütü vardı. Yörenin bir başka güçlü siyasal örgütü de Hürriyet ve İtilaf Fırkası idi. Öte ,yandan, İttihat ve Terakki yöneticilerince kurulan ve sınır bölgelerinde çalışan gizli Teşkilat-ı Mahsusa örgütünün en etkin olduğu alanlardan biri Trabzon’du. Örgütün Trabzon temsilciliğini Barutçuzade Ahmet Bey yapıyordu.

SAVAŞIN BAŞLAMASI VE TRABZON’A RUS SALDIRILARI: Ağustos 1914 başlarında patlak veren Birinci Dünya Savaşı’nda, Osmanlı Devleti önce tarafsızlık politikası izledi. Ancak, savaşın başladığı gün, Almanya ile Osmanlı Devleti arasında bir ittifak antlaşması imzalanmıştı ve Almanlar, özellikle Fransa’da beklemedikleri bir direnişle karşılaşınca, antlaşmanın gereğini yerine getirmesi ve Almanya'nın yanında savaşa girmesi için Osmanlı Devleti’ne baskı yapmaya başladılar. Enver ve Talât paşaların başını çektiği bir grup İttihat ve Terakki yöneticisi de, Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesini istiyordu. Onların da desteğiyle gelişen bir oldubittiyle. Ekim 1914’te beklenen oldu: Ağustos 1914’te İngiliz gemilerinin önünden kaçarak Çanakkale Boğazı’ndan içeri giren Goeben ve Breslau adlı iki Alman savaş gemisi, 16 Ekim 1914’te, Osmanlı genelkurmayının buyruğuyla Karadeniz’e çıkarak başta Sivastopol olmak üzere Rus limanlarını bombaladılar. Böylece, Osmanlı Devleti Kasım 1914 başında savaşa girmiş oldu. Enver Paşa'nın önderliğinde yürütülen ve Sarıkamış Harekâtı adı verilen seferin başlamasıyla birlikte, Trabzop da savaşla karşı karşıya kaldı: 23 gemiden oluşan bir Rus donanması, Elviye-i Selasd’yi (üç liva: Kars, Batum, Ardahan) kurtarmayı amaçlayan Osmanlı ordularının ikmal, yollarım kesmek amacıyla, 17 Kasım’da Trabzon’u bombaladı. Bu beklenmedik saldırıdan habersiz olan Trabzon halkı, Türk donanmasının geldiğini sanarak limana koşmaya başlamıştı ki, yoğun top ateşiyle karşılaştı. İki saat kadar süren bombardıman sırasında kentteki birçok yapı yerle bir oldu. Yıkılan yapılardan biri de Trabzon'daki Rus konsolosluğu idi. Gemilerin isabetli atışlar yapamaması ve halkın kısa sürede kenti boşaltarak Boztepe sırtlarının ardına sığınması nedeniyle, bu bombardıman sırasında büyük bir can kaybı olmadı. Birkaç gün sonra kenti yeniden bombalayan Rus savaş gemileri, giderken limanın ağzına ve açığa mayın döktü.

Başarısızlıkla sonuçlanan Sarıkamış Harekâtı’nın yıkımını bütün ağırlığıyla duyan yörelerden biri yine Trabzon’du. Seferberlik sırasında Trabzon’un hemen bütün gençleri IX. Kolordu’ya katılmıştı ve bu kolordu, gerek çatışmalar sırasında, gerek soğuğun etkisiyle hemen tüm birliklerini yitirdi.

Ruslar, Trabzon’u bombalamayı Şubat 1915’te de sürdürdüler. 8 ve 11 Şubat'taki bombardımanlar ilkinden daha çok zarar verdi. Rus gemileri bu kez uzaktan top ateşiyle yetinmemiş, limanın içine dek girmişti. 8 Şubat bombardımanında limandaki küçük teknelerin hemen tümünü batıran Rus savaş gemileri, 11 Şubat’ta ayırım gözetmeksizin bütün kenti saatlerce topa tuttular. Önce İçkale ve İmaret mahallelerinde başlayan bombardıman, giderek bütün kente yayıldı.

Rus gemileri bombardımana son vererek çekildiğinde, kentte 1.000’i aşkın ölü, 300 dolayında da yaralı olduğu görüldü. Aynı gün, bir Rus uçağı da Trabzon üzerine birkaç bomba attı.

SAVAŞIN YARATTIĞI YIKIM: Birinci Dünya Savaşı yılları, Anadolu’nun hemen her yöresinde yoksulluğa, can ve mal kaybına, yıkıma yol açtı. Ancak, gerek sıcak savaş bölgesinde yer alması, gerekse Rus gemilerinin ablukası altında bulunması nedeniyle, Trabzon’un karşılaştığı sıkıntılar katlanılmaz boyutlardaydı. Yerel olarak üretilen tahıl vb ürünler ordunun gereksinimi için kullanılıyor, abluka nedeniyle de Trabzon Limanı’na erzak gelemiyordu.

Yokluk pek çok temel gereksinim malının fiyatını yirmi, otuz katma çıkarmıştı. Yörenin dışsatım ürünleri de, bu yolun kapalı olması nedeniyle elde kalmış ve yok pahasına satılır olmuştu. Halk, birçok gereksinimini iğreti yollarla karşılıyordu. Nitekim, ayakkabı yerine ip ve keten bezinden bir tür çarık kullanılıyordu ki, buna “seferberlik pabucu” adı veriliyordu. Gaz lambalarında da gaz yerine balıkyağı kullanılıyordu.

Trabzon’daki sıkıntı ve tedirginliğin bir başka nedeni de yöredeki ayrılıkçı Rumlar’ın ve  Ermeniler'in eylemleriydi. Nitekim, Ruslar’ın Mayıs 1915’te Van'ı işgal etmesi ve kentin denetimini ayrılıkçı Ermeniler'e vermesi, Trabzon kasaba ve köylerindeki ayrılıkçı Ermeni çetelerini de yüreklendirmişti.

Bu çeteler Of, Yomra ve Merkez Kaza’ya bağlı köylerde art arda birkaç ayaklanma girişiminde bulundular. Çıkan olaylar sırasında çok sayıda köylü öldü. Nitekim, savaş bölgelerindeki Ermeni nüfusun başka yörelere yerleştirilmesine ilişkin İttihat ve Terakki Hükümeti kararı da, hu tür gelişmelerin hızlanması üzerine alındı.

1916 başlarında, Rus orduları gerek Karadeniz kıyısından, gerekse Van-Erzurum üzerinden Trabzon'a doğru harekete geçince, kentte ve öbür kasabalarda büyük bir panik başladı ve halk, bulabildiği ilk araçla Ordu ve Tokat yönünde göçe koyuldu. Nitekim, Ruslar Trabzon ve kazalarını işgal ettiklerinde, nüfusun hemen yarısı başka yörelere göçmüştü.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.