güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

SURİYENİN RUS ETKİSİNE GİRMESİNE GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BUGÜNDE BİZLER KATKIDA BULUNUYORUZ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım, biz Türkler neresi olursa olsun ister Türkistan’ın doğusu ister Türkistan’ın batısı hatta isterse Çin veya Moğolistan olsun Asyalı asyanın bağrından kopup dünyaya yayılmış bir milletiz. Buna dayanarak olsa gerek ki Türk kökenli MiletlerinyadaTürklerin hakkında konuşulan tuğranı tabiri pek çok Asyalı topluluklara kullanıla gelmiştir. Ama şunu da belirtmek isterim ki biz Türkler nereye hakim olduysak Slav dediğimiz ırk özellikle Ruslar bizden sonra yaşadığımız eski toprakların çoğunda devlet kurmuş devletler kurmuş ve uzun süre oralara hakim olmuşlardır. hatta e tuhaftır ki bugün eskiden Metelerin çiçilerin Buminlerin ültiginlerin istemilerin Atillaların yaşadıkları topraklarda hala sılav devletleri hakimdir. Eski Türk toprakların hakim veya etkisi olmada Slav ırkının en etkin temsilcisi Ruslar olurken eski Türk yurdu olan Bulgaristan’da ise Bulgarlar hakimdir. Ama ne var ki sılav ırkına bu imkanı biz Türkler vermişizdir. Çünkü kurduğumuz imparatorluklarda yaşayan Slavları eğitmiş kültürel açıdan yetiştirmiş onları bir oranda medeniyet sahasına sokup uluslaşmalarını sağlamıştır. Gerçi sade sılav ırkına değil Avrupa’da ki bütün ırklara da katkıda bulunmuş onların karanlıklardan çıkıp medeni açıdan gelişmelerini yardım etmişizdir. Avrupa’nın doğudan batıya Fransa’sından almayasına hatta ispanyasına Yunanistan’dan Yugoslavya Bulgaristan’dan Rusya’sına ukranyasına varan bütün sağlarda devlet kurmuş izler bırakmış bir milletizdir. Bunu Avrupalı milletlerin dillerinde ki kelime kalıntılarından yerleşim yerlerinde ki isimlerinden hatta sahip oldukları bayrakların ve üzerlerinde ki sembollerinden çıkarmak tespit etmek mümkündür. nitekimAlmanya’nın bayrağı hunları İngiltere’nin bayrağı Hititlerin çağrıştırırken Fransa ve Almanya’da hunca kelimelere dayanan isimler tespit edile bilmektedir. Bütün bular bir yana biz Türkler Çinlisinden acemine aceminden arabına arapından Avrupalısına öğretmenlik yapan millet olmamız yanın da pek çok milleti bugün ki vatanlarına yerleştiren millette olmuşuzdur. Nitekim Türk Moğol imparatorluğu sayesinde ondan önceki Volga Bulgarları sayesinde devlet yapan Rusya’yı yine Türk milletidir. Ne tuhaftır ki Rusya’yı devlet yapan biz Türkler olmamıza karşılık onu dünya hâkimiyetinden uzaklaştıran uzak tutan hatta asırlarca bir kara devletçiği bir prenslik halinde tutan da biz Türkler olmuşuzdur. Cengiz parçalarından olan altın ordu hanlığı zamanın da baskı altında Türk hâkimiyeti altında yaşayan Moskova prensliği Timur’un Altınordu’yu parçalayıp devlet olmaktan çıkarmasından sonra özgürlüğüne kavuşmuş birbirine düşen hanlıkların gevşekliğinden yararlanarak büyüme kaydetmiştir. Ve buna müteakip büyük idealler peşine düşmüş bir bir çevrede ki hanlıkları egemenliği altına almaya çalışırken bir yandan da Karadeniz’e boğazlar yoluyla da ege ve akdenize inme hedefine kitlenmiştir. Onun bu hedefini farkeden deha sahibi Osmanlı sahibi Fatih Sultan Mehmet kırım hanlığını imaye altına alarak ortadan kaldırmadığı bu hanlık vasıtasıyla Karadeniz dolayısıyla denizlerden ve Osmanlı topraklarından uzak tutmuş onunla arasına bu hanlığı tampon yapmıştır. Uzun yıllar bu hanlığa vergi verir devlet olan Rusya prut savaşından sonra Osmanlı için sorunlar yaratan hatta ikinci viyana bozgunundan sonra sorunlar yaratan bir devlet durumuna gelmiştir. Viyana bozgunu sonrasında yapılan savaşlara son veren Osmanlı Rus antlaşması Azak kalesini alıp Karadeniz’e inen Rusya daha sonra peyler pey yapılan Osmanlı Rus savaşlarıyla sürekli Osmanlıdan toprak koparmış kırım hanlığını Ukrayna sahasını hatta Kafkasya sahasını kendisine katarak karedenize  çıkmayı başarmıştır. Karadeniz de donanma bulundurmayı elde eden Rusya artık sıcak denizlere inme imkanına sahiptir. Hristiyan Avrupa ile iş birliği halinde Osmanlılar aleyhine oluşturulan her birliğe her cepheye katılan Rusya sürekli kazançlı çıkmış balkanlara doğru topraklarını genişletirken  balkanlarda kurulan pek çok Hristiyan devletin hamisi olma hakkında kazanmıştır. Hatta öyle durumlar olmuştur ki Ruslar Osmanlı devletinin iç sorunlarına da müttefik veya taraf olarak katılma imkanı elde edebilmişlerdir. Iı.Mahmut zamanında ki aynalı kavak tenki namesi mısır valisi ile Osmanlılar arasında geçen savaşlar da Osmanlıya destek vermek İstanbul'u ve sultanı korumak görevini bile kazanmıştır. Bu gibi durumlar Rusya'ya en nihayet daha önce kazandırdığı hakları yanın da Osmanlı ülkesinde ki Ortodoksların adına söz söyleme icraatlar yapma hakkı da kazandırmıştır. Ortodokslar adına kutsal Hristiyan mekanlarına söz sahibi olma hakkı onu Ortadoğu da olma imkanına kavuşturmuş bugünkü Suriye Lübnan Filistin sahalarında ki kutsal Hıristiyan mekanlarına inmesi Rusya'nın ilk defa Suriye Lübnan Filistin sahalarına tanışmasını sağlamıştır. İşte buna dayanarak diye bilirim ki Rusya'yı Suriye ve Ortadoğu sahasına inme imkanına kavuşturan Osmanlıların verdiği bu tavizler olmuştur. Dolayısıyla Slav ve Ortodoks olan Rusya diğer Katolik Avrupa Hristiyan milletleri gibi hiçbir zaman inmediği ele geçiremediği Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerini tanımak oralara yerleşmek hevesine kapılmıştır. Ancak bu imkanı elde etmesi zordur. Ve henüz büyük hayaldir. Bu yüzden Osmanlı ve Rusya devletlerinin birinci dünya savaşına girmeleri yıkılıp yerlerinde Sovyetler birliği ve Türkiye gibi devletler kurulması dönemi geçmesi gerekmiştir. İkinci dünya savaşı sonrasında bağımsızlığa kavuşan İngiliz ve Fransızlardan bağımsızlık kazanan Ortadoğu devletleri ırak , Suriye gibi devletler hatta mısır gibi devletler eski sömürgenlerine karşı onunla yakınlaşma aramışlar hele hele İsrail'in kuruluşundan sonra onun hamisi olan Amerika ve batı dünyası karşısında Suriye mısır ırak gibi devletler Rusya'dan destek almak, ve aramak zorunda kamıştır. Nasıl Kurtuluş harbi sırasında Türkiye Rusya'ya yakınlaşmış destek almışsa aynı şey Ortadoğu Arap devletleri için söz konusu olmuştur. Ne var ki Sovyetler birliği dağılıp çözülünce Rusya'nın orta doğuda etkisi ve söz sahibi olma durumu kaybolmuş bir görünüm ortaya çıkarmıştır. Ancak ABD İran sürtüşmesinde Rusya'nın İran'ı arkalaması Çin - Rus yakınlaşması Rus halkını kendi yönetimi etrafında kümelenmesi zaten nükleer gücü olan Rusya'ya tekrar siyaset sahnesinde görünme imkanı vermiştir. Tekrar eski gücüne kavuşup kırımı ele geçirip Ukrayna'yı bölerek eski gücünü kazandığını gösteren Rusya-Arap baharıyla parçalanıp bölünmek istenen Suriye'ye destek olmaya yönelmiştir. Batı dünyasının cephe aldığı özellikle ABD Suudi Arabistan İsrail ve Türkiye'nin boy hedefi haline getirdiği Esad rejimine sahip çıkarak Bir oranda mezhepsel destekleme nedeniyle Esat'ı destekleyen İran'a destek vererek Suriye'ye yerleşmiş böylece orta doğuda söz sahibi olma ve üst sahibi olma imkanı elde etmiştir. Özellikle Türkiye'de üstlendiği söylenen  türkiyece desteklendiği söylenen muhalifler karşısında bunalan esad rejimine destek vermesi onu Suriye'de yerleştirmiş üst sahibidir dersek bir oranda Türkiye'nin Esad rejimini ötelemesi bu rejime karşı çıkanlara sahip çıkması Esadı Rusya'ya yöneltmiş Rusya'yı Suriye'ye yerleştirmiştir. Demek hata olmayacaktır kanaatindeyim bence Türkiye'nin Suriye olayların da ki Suriye'de çarpışan taraflar özellikle Esat rejimi karşısında hatalı davranış ve stratejileri Rusya'nın Suriye'de ki durumunu kuvvetlendirdiğini söylemek hiçte hatalı olmayacaktır kanaatindeyim. Özellikle Türkiye'nin Türkmen dağı çevresinde ki Türkleri kullanarak Suriye'de ki kürtlerle ve esad rejimiyle mücadeleye girişmesi bazı dönemlerde Işid el Rusya gibi örgütlerle yakınlaşması görünümü veren icraatları Rusya'nın Suriye de haklılık kazanmasını yer sağlamasını temin eden etkinlerden olduğunu düşünmekteyim kısacası Osmanlı devleti Rusya'yı nasıl Orta doğuya ilgiye yöneltmişse bugünün Türkiye'sinde bugünün Rusya'sını Suriye'ye yerleştirmiştir kanaatindeyim. Kısacası SURİYENİN RUS ETKİSİNE GİRMESİNE GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BUGÜNDE BİZLER KATKIDA BULUNUYORUZ.

           

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.