güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

İKTİDAR PARTİSİ Mİ BAŞARILI? MUHALEFET Mİ BAŞARISIZ?

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Kıymetli okurlarım, henüz yeni geçirdiğimiz 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimi bence göstermiştir ki iktidar partisinin seçim kazanmada ki başarısının sebebi kendinin başarılı seçim çalışmaları gerçekleştirmesinden değil, karşısında ki muhaliflerin seçim çalışmalarında ki başarısızlıklarında yatmaktadır. Bu kanaate varmamızın sebebi iktidarın peşpeşe seçim kazanması olayının gerçekleşmesi değil son geçirilen Cumhurbaşkanlığı seçiminin ortaya koyduğu görüntü nedeniyle söylediğim bir durumdur. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar partimiz kendi genel başkanını cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiş elinde ki devlet yönetimi imkanlarını da kullanarak kendi seçmenlerini çok iyi motive ederek sonuçta adayını Cumhurbaşkanlığına ulaştırmayı başarmıştır. Nitekim bu başarısının arkasından genel başkanı yaptığı balkon konuşmasıyla taraftarlarını çok güzel motive ederek gelecek için hazırlamayı da ihmal etmemiştir. İktidar partisinin bütün bu başarılarına rağmen iktidarın adayının daha seçimin 1.aşamasında başarıya ulaşmasının sırrı sadece iktidar partisinin çalışmalarında değil bence rakiplerinin yani muhalefetin kendi adaylarına gereği kadar sahip çıkmamasında aranmalıdır. Hatta muhalefetin adaylarından çatı adayına çatıyı oluşturan muhalefet partilerinin yeteri kadar sahip çıkmamasında destek vermemesinde aranmalıdır. Çünkü Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı etrafında fikir birliğine varıp çatı adayı altında onu öne sürüp aday gösterenler yeteri kadar destek verselerdi iktidarın başının seçim sonunda elde ettiği oy oranını çıkaramaması gerekirdi. Bırakın çatıyı oluşturan küçük partileri CHP ve MHP gibi 2 büyük muhalefet partisini onların son genel seçimde aldığı oy oranını esas alırsak muhalefet adaylarının destekçisi olarak çıkması gereken oy oranı en az %50 olması gerekirdi. Tabi bunu söylerken Ekmeleddin İhsanoğlu’nun tek başına alması gereken oy oranını söylemiyorum, buna bir oranda Selahattin Demirtaş’ın seçim sonucunda aldığı oy oranının %’sini de söylüyorum. Hal böyle olunca iktidar partisinin adayının bugünkü başarıya ulaşması söz konusu olmaması gerekirdi. Ama başarı ortada olduğuna gerekirken Selahattin Demirtaş’ı destekleyen kürt milliyetçileri hariç muhalefet partilerinin seçmenleri görevlerini yapmamış dememiz bence pek ala mümkündür. Bu görev yapmamayı 2 şekilde izah etmemiz mümkündür diye düşünmekteyim. 1.Şekle göre muhalefet partilerinin seçmenleri kendi adaylarına oy vermemişlerdir. Bu nedenle partilerinin gösterip desteklediği ortak aday veya adaylar olması gerekenin altında bir oy miktarı oy alabilmişler ve düşük bir başarı yüzdesi göstere bilmişlerdir. Daha açık söylemek gerekirse, Ekmeleddin İhsanoğlu çatıyı oluşturan partilerden onların seçmenlerinden yeteri kadar oy alamamış demektedir. Buna da şaşmamak gerekir, çünkü MHP’li olan semenlerin bir kısmı ümmetçilik zihniyetinin beyinlerinde yarattığı bulanıklık nedeniyle ve eski dönemlerden kalan Cumhuriyet Halk parti ile ortak hareket etmeye nefret duymaları nedeniyle Ekmeleddin İhsanoğlu’na rey vermemişlerdir diye düşünmekteyim. Aynı şekilde Cumhuriyet Halk partinin seçmenlerinin bir kısmı da Ekmeleddin İhsanoğl’nu ümmetçi zihniyet temsilcisi görüp laiklik karşıtı olarak değerlendirerek ve MHP ile birlikte hareket etmeyi kendine zül sayarak ortak çatı adayına oy vermemişlerdir. Böyle bir davranış ortak çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy kaybettirmiştir düşüncesindeyim. Bence kendini ortak aday gösteren partilerin seçmenlerinin Ekmeleddin İhsanoğlu’na karşı izledikleri oy vermeme tutumu onlar açısından pireye kızıp yorgan yakma davranışı olmuş esas korkmaları gereken tehlikeye karşı tavır izlemek yerine kendilerince tehlike gördükleri belki 2.-3. Dereceden bir tehlikeyi ortadan kaldırmaya çalışma davranışı olmuştur. 2.Şık olarak muhalefetin başarısızlığının bir diğer uygulaması ise muhalefet seçmenlerinin seçime katılmada gevşek davranmaları seçime ve partilerinin gösterdiği adaya  destek verme çalışmalarına sahip çıkmamada görülmüştür. Seçim sonuçları için yapılan değerlendirmelere göre ülkemiz seçmenlerinin seçime katılma oranı %70’li ölçülerde kalmıştır. Kabaca %20’li oranda seçmen seçime katılmamıştır. İktidar partisinin seçmenlerinin %100’e yakın bir oranının hastaları hastanede yatanları dahil seçime katılmış görevlerini yapmaya çalışmışlardır dersem kanaatimce yanlış bir ifade kullanmış olmayacağımı düşünmekteyim. Ama muhalefet partilerinin seçmenleri için aynı şeyi söylememizin mümkün olmadığını düşünmekteyim. Çünkü muhalefet partilerinin seçmenlerinin önemli bir kısmının partilerine ve partilerinin adaylarına iktidar partisinin partilerine ve adaylarına olan bağlılıktan çok uzak bir görünümde olduğunu yıllardır. Gözlemlemenin mümkün olduğunu düşünmekteyim. Muhalefet partilerinin seçmenleri gittikleri tatil beldelerinden eğlence mahallerinden kopup oy kullanmak için seçim bölgelerine gelmediklerini düşünmekte ve hatta çevremdeki bazı tanıdıklarım vasıtası ile gözlemlemiş bulunmaktayım. Hal böyle olunca muhalefet partilerinin seçmenlerinin en az %20’si seçime katılmamıştır demenin mümkün olacağını düşünmekteyim. İşte bu durumun iktidar partisinin Cumhurbaşkanı seçiminde başarıya ulaşmasının temel sebebi olduğunu söylemenin yerinde olacağını düşünmekte ve bu kanaati taşımaktayım. Bu 2 sebebe dayanaraktan diyorum ki Cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar partisinin başarıya ulaşmasının temel sebebi onun seçime  gerekli önemi verip seçmenini gerektiği gibi yönlendirmesinden daha ziyade karşısında ki muhalefet partilerinin seçime gereği kadar önem vermeyip seçmenlerini seçime ve adaylarına sahip çıkmada gereği gibi yönlendirmede kusurlu davranmalarında aramak gerekir. Bence başarı iktidar partisinin başarısı olmaktan ziyade muhalefetin başarısızlığının getirdiği iktidar ve onun adayı hesabına kaydedilen bir seçim zaferidir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.