güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün Tarih Akışındaki Yeri

Yazının Giriş Tarihi: 02.05.2024 08:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.05.2024 08:02

Ancak işçi sınıfı ellerinden alınan bu bayramı kutlama konusunda kararlılıklarını sürdürmüşler. Gayri resmi kutlamalarla kutlama konusundaki mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Darbeciler ve darbe sonraki iktidarlar 1 Mayıs kutlamaları konusunda gelenekleşmiş işçi sınıfı için işçi kanı döküldüğünden adeta kutsallaşmış bir mekan durumuna gelen Taksim meydanındaki işçi kutlamalarını engellemek için ölümüne ısrara yönelmişlerdir. İşçiler 1 Mayıs bayramını Taksim meydanında kutlamakta ne kadar ısrar gösterirse göstersin İktidarlar da ellerindeki polis kuvvetlerini adeta Taksim meydanını dolduracak şekilde yığarak bu meydanı işçilerin 1 Mayıs işçi bayramı kutlamasına kapatmak için bütün güçlerini kullanmışlardır. İşçiler bu yasaklamaları delmeye uğraştıkça iktidarlar hırçınlaşmış bayram kutlamak isteyen işçilere polis gücüyle zulme varan engellemeler gerçekleştirmeye yönelmişlerdir.

Buna rağmen işçilerin bu mücadelesi karşısında aciz kalan iktidarlar sonunda ayrılıkçı Kürtlerin gayretiyle nasıl Nevruz bayramını resmi bayram yaptıysa işçilerin 1 Mayıs tarihini de isim değiştirerek bile olsa Emek ve Dayanışma Günü adı altında işçilere kutlanacak bir gün olarak tanıyıp bugüne resmi tatil olma sıfatını vermek zorunda kalmıştır. Ama özellikle son dönem iktidarlarının insanların, özellikle hak arayan insanların haliyle işçilerin meydanlarda toplanmasından korkusu ve çekincesi vardır. Nitekim son yıllarda yaşanan Cumhuriyet mitinglerinden tedirgin olan iktidarlar bir daha büyük halk kitleleri bir araya gelmesin diye meydanları hak arayan kitlelere kapatmak yoluna gitmeye yönelmişler bunu yaparken dikkat çekmemek için de meydanları kapatmak yerine çeşitli vesilelerle meydanları küçültmek yoluna giderken yeni meydanları şehir dışlarına açarak meydanlarda toplanacak hak arayan kitlelerin büyük nüfusları etkilemesini önlemeye yönelmişlerdir.

Bütün bunlara rağmen köken itibariyle Türk toplumuna ait olmayan bir bayram olsa da Türk toplumu Mustafa Kemal’in kurduğu devlet sistemi temelleri uyarınca sınıfsız bir toplum olup sınıf egemenliğine dayanan bir rejim, arzulayan bir kitle olmasa da bugün ülkemizde emeğiyle yaşayan emeği karşılığında alın terinin karşılığında aldığı ücretle kendisinin ve ailesinin yaşamını sürdüren bir kitle mevcuttur.

Tabi bunların karşısında onları istismar edip hatta kaba tabirle sömürüp onların sırtından geçinen onların sırtından haksız elde ettiği kazançla çoluk çocuğunu besleyen insanların oluşturduğu bir kitle de vardır. Emekçi kitlenin kendilerini sömüren karşısındaki kitleyle savaşı sürdüğü müddetçe işçilerin hak araması olayı da süreceğinden işçilerin hak aramasının sembolü olmuş olan 1 Mayıs bayramı da daima devam edecektir.

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği üyesi devletler hatta İsrail kapitalist sistemin temsilcisi devletler olarak bizdeki 1 Mayıs antipatisini yaratmış ve kuvvetlendirmiş mihraklar olarak bugün bizdeki işbirlikçileri ve ortakçılarıyla el birliğiyle hala 1 Mayıs aleyhtarlığı sürdürmeye gayret etseler de bütün meydanları 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamak isteyen kitlelere, emekçilere kapamış olsalar da Türk emekçileri 1 Mayıs bayramını sokak aralarında bile olsa, evlerinde bile olsa bence kutlamayı muhakkak gerçekleştireceklerdir. Emek ve Dayanışma Günü adıyla işçiye verilen kutlama gününde geniş çapta işçi birbiriyle bir araya gelip dayanışmaya geçmesin diye belki de başta taksim meydanı olmak üzere meydanların bu bayramın kutlanmasına kapatılması düşünülmüş olabilir.

Ama şunu vurgulamak isterim ki ülke yöneticilerinin taksim meydanını 1 Mayıs bayramına kapatmalarının ve bunu inatla sürdürmelerinin temelinde 1977 1 mayısında yaşanan kanlı Pazar olayının Türk kamuoyunda tekrar hatırlanmasını ve bu olayı yapanların kimler olduğunu Türk toplumuna kesinlikle bu vesileyle tanıtılmasını önlemek olduğu muhakkaktır diye düşünmekteyim. Bir başka deyişle 1977 1 Mayıs kanlı pazarında öldürülen kişilerin hangi amaçla kimler tarafından öldürüldüğü hangi sebeplerle öldürüldüğü taksimde kutlanacak yeni 1 Mayıs bayramlarında dile getirilmesin diye taksim meydanını yeni 1 Mayıs kutlamalarına kapatılması ısrarında devam edilmesinin payı büyüktür diye düşünmekteyim. Ama emekçiler ve insanımız dayanışmaya geçecekse bunun için meydan şart değildir.

Bu nedenle umarım işçilerimiz, emekçilerimiz kendi aralarındaki dayanışmayı ve işbirliğini gerçekleştirebilecekleri dayanışma zamanları ve imkanları bulabilirler. Umarım aralarındaki dayanışma kendileri ve ülkemiz için yıkıcı ve parçalayıcı değil, birleştirici ve yapıcı olur. Emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü işçisiyle, köylüsüyle esnafıyla, memuruyla, balıkçısıyla, hayvancısıyla, sanayicisiyle tüm emekçilere kutlu olsun. Çünkü saydığım tüm bu meslek sahiplerinin hepsi de emekleriyle geçinen milletimizin bireylerinin oluşturduğu kitlelerdir. Tüm bu kitlelere kutlu olsun dediğimiz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü umarım milletimize de kutlu olur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.