SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

YOLCU VE YILAN

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

Bir kişi seyahate çıkmış. Yolda gidiyormuş, yorulmuş… Şöyle bir karaağacın dibine uzanmış: “Biraz şurada dinleneyim,” demiş.
Karaağaçta da bir yılan. Ağacın altında adam ateş yakmış, alevler ağacı sarmış. Ağaç yanmakta. Yılan yukarıda çığırıyor. Zavallı yılan yanacak ateşte. “Kalkayım şunu kurtarayım”, demiş adam. Kalkmış yılanı kurtarmış ateşten. Bu sefer yılan gelmiş karşısına: “Ey insanoğlu, ben seni sokacağım!”
“Yahu, niye sokacaksın? Ben seni ateşten kurtardım ya.”
“Yok, sokacağım… Kurtarmasaydın.”
“Ey, mademki öyle, gideriz, üç yere danışırız, üçü de “soka” diye fetva verirlerse o vakit sok beni.”
“Kalkıyorlar, yola düşüyorlar. Giderken bir öküz görüyorlar. Adam diyor ki:
“Ey öküz baba! Bu yılan ateşte yanıyordu, onu kurtardım. Bu sefer beni sokmak istiyor. Ben buna iyilik
yaptım. Bu beni sokar mı, sokmaz mı?
 “Sokar, diyor öküz. İnsanoğluna iyilik mi yarar? Bana bütün çiftini sürdürür, sürdürür, ihtiyarladığım zaman götürür, kasaba verir, kestirir. İnsanoğluna iyilik yaramaz.”
“ Ha, tamam! diyor yılan. Buradan aldık. fetvayı.”
Biraz daha giderken yolları bir ırmağın kıyısına ulaşıyor. Diyorlar ki: “Şu ırmağa da soralım, bakalım.”
“Ya mübarek ırmak! diyor adam. Bu yılan ateşte yanıyordu, ben onu kurtardım. Şimdi beni sokmak istiyor. E, bu beni sokmalı mı, sokmamalı mı?”
“Tabii sokmalı, diyor ırmak. İnsanoğluna iyilik yaramaz. Çamaşırını, her şeyini bende temizler, kendi de bende yıkandığı, benim suyumu içtiği halde, elini, yüzünü yıkar, üstüne yüzüme tükürür.”
“Tamam! diyor yılan. Buradan da aldık fetvayı.”
Giderken bir tilkiye rast geliyorlar, ona sesleniyorlar.
“E, dur bakalım tilki baba.” Tilki dineliyor.
“Bu yılan, diyor adam, ağaçta yanıyordu, ben bunu kurtardım. Şimdi beni sokmak istiyor. Bu beni sokar mı, sokmaz mı?”
Tilki bir işaret ediyor gizliden adama, “Bize var mı bir şey?”demek istercesine. Adam göz kırpıyor “Evet” der gibi.
Tilki: “Sokamaz,” diyor
“Tamam! son yanıt ‘sokamaz’ olduğu için beni sokamazsın,” diyor insanoğlu. Yılan bırakıp gidiyor.
O zaman tilki adama soruyor:
“Arkadaş, bana ne getireceksin sen?”
“Sana ben kırk tavukla kırk horoz getireceğim.”
“Peki, nereye getireceksin onları?”
“Yarın, falan yerde geniş bir tarla var, ıssız bir yer. Sen beni orada bekle.”
Adam, kırk tazı koyuyor çuvalın içine, ertesi gün bunları sırtladığıyla hadi bakalım tilkinin beklediği yere. Tilki de kırk tavukla kırk horoz gelecek diye sevinmekte. Adam gelince diyor ki:
“Arkadaş, ben getirdim tavukları. Birer birer mi çıkarayım çuvaldan, yoksa hepsini mi dökeyim?” Tilki:
“Of! diyor, pek keyfim geldi. Dök, dök hepsini birden. Ben onların dağılanını, sakalımı sallaya sallaya toplarım bir yere.
Adam o zaman: “Al Allah kulunu zapteyle delini!” diyor ve çuvalın ağzını açıyor, döküveriyor. Kırk tazı çıkıp da tilkiyi görüverince saldırıyorlar üstüne.
Tilki fırlamış, kaçmış, güç bela kurtulmuş tazıların ellerinden.
 Yüksek bir taşın başına çıkmış da:
“Ah şu kafam! demiş insanoğluna iyilik mi yarar? Sokar desem olmaz mıydı? Ben tavuktan da vazgeçtim, şu beni koştuğu eziyete bak.”
Tilkicik yakayı kurtarmış ama insanoğluna da pek kızmış: “Ey insanoğlu! demiş ben de senin evinde, yurdunda yuvanda, her nerde bulursam tavuğunu, horozunu yaşatmayacağım.”
İşte o günden sonra insanoğlunun kümesinden tavuk çalmaya ahdetmiş tilki. Hâlâ da ahdinde duruyor.
Her türlü pazarlığın mubah sayıldığı, çıkar pazarlıklarının, günümüz dünyasının gün¬deminden hiç düşmediği günümüzde, aktar¬maya çalıştığım hayvan masalları öğretici olabilir diye düşündüm.
NOT: Masal Pertev Naili Boratav'ın derlemelerinden biri olan «YOLCU VE YILAN» adlı eserinden alınmıştır »