SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

YA SABIR!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

            17 Ağustos 1997’de kesintisiz eğitim 5 yıldan 8 yıla çıkmıştı. Sistem 5+3 şeklindeydi.

            20 Şubat 2012’de zorunlu eğitim 4+4+4 sisteminde 12 yıla çıkarıldı. 4 yıl aradan sonra 2017 yılından geçerli olmak üzere eğitim sistemi 3+3+3+4 şeklinde planlanıyor.

            Aynı siyasal partinin iktidarda olmasına rağmen, her üç yılda bir bakan değişikliğine gidilmesi, her gelen yeni bakanın eğitim sisteminde yıl ve sınav alanında değişiklik yapması AKP Hükümetinin eğitim alanında belli bir planı olmadığını göstermektedir. Eğitim sistemiyle bu kadar oynamanın eğitimde yaptığı tahribat, öğrenci, öğretmen ve velilerin ruhsal yapılarını bozmuştur.

            Tüm bu değişikliklerin altında Milli eğitimin özelleştirilmesi yatmaktadır. Dersanelerin kapatılmasından sonra, dersanelerin etüt merkezi, temel eğitim lisesine dönüşmesi bunun göstergesidir.

            Özelleştirme okul öncesini de kapsamaktadır. Aldığımız bilgilere göre devlet okullarında anasınıfı eğitiminin sona ermesiyle okul öncesi eğitim alanının özel teşebbüse bırakılacak olmasının altında da çok sayıda dini vakıf veya derneğin okul öncesi eğitim alanında hizmet verecek olması yatmaktadır.

            3+3+3+4 sistemiyle gelecek olan bir başka değişiklik de eğitim yaşının 72 aydan 66 aya indirilmesidir. Bu da eğitime başlama yaşının 5 yaşa düşürülmesi demektir.

            İşin garip yönü, gelen bilgilere göre bu eğitim sisteminin Cumhurbaşkanlığı Sarayında hazırlandığı iddia edilmektedir.

            Üniversite diploması var mı, yok mu iddialarının gündeme getirilmesinde bile açıklık olmayan Sayın Cumhurbaşkanının eğitime müdahele etmesi ne kadar gülünç ise Sayın Milli Eğitim Bakanı’nın Denizcilik Fakültesi Makine Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğu göz önüne alındığında bir başka gülünç detay ortaya çıkmaktadır. Bu gülünç durumdan hareket edersek eğitimin yaz-boz tahtasına dönüşmesinin nedeni ortaya çıkmaktadır.

            Yahu tek başına iktidar olan bir partinin Eğitim Fakültesi mezunu olan hiç mi milletvekili yok ki eğitimin başına hukukçu bir bakan getiriliyor?

            Teşbihte hata ,zurnada peşrev olmaz ama bizimkiler o hesap!

            Neyi, nerede, ne zaman ve nasıl yapacaklarını bir türlü kararlaştıramayanların, sonucudur bu kaoslu eğitim sistemi…

           

            Daha ne diyelim? Allah eğitim camiasına sabırlar versin!

            Esen kalın.