SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ULAN BENİ KİM DENİZE İTTİ?

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

Çocuğun biri denize düşmüş, batıp çıkıyormuş,boğulmak üzereymiş…

Herkes sahilde toplanmış, ama kimse denize atlayıp çocuğu kurtarmaya cesaret edemiyormuş…

Birden, adamın biri denize atlamış, birkaç kulaçta çocuğun yanına varmış, alıp sahile getirmiş, el vermişler ikisini birden karaya çekmişler.

Çocuk kurtulunca kalabalık, “yaşa, var ol, bravo!” diyerek adamı alkışlamaya başlamış… boynuna sarılanlar, kucaklayanlar birbiriyle yarışıyormuş. Bir ara sırtlayıp omuzlarına almak isteyince adam patlamış:

“Ulan beni kim denize itti, onu bir bulsam!”

****

“Açılım” denilen ucubeyi biz de biliriz. Barış mendili gibi sallamakla bu işin biteceğini sananlara günlerce yazdık ve çizdik.

Birileri bizi denize itti, halen bunun farkında değiliz. İşte bayrağımızı bile gönderden indirdiler. Bizi denize iteni aramaya başladık ama, onu da bir türlü bulamıyoruz! Bulsak ne yazar? Elin oğlu iki toplumlu, iki bayraklı bir ülke istiyor. Daha bunu bile anlayamadık düşüncesinde bir ülke istiyor. Daha bunu bile anlayamadık düşüncesinde olup da, şakşakçılığı bir türlü bırakamayanlara, tv ekranlarında ahkam kesenlere tek bir sözüm var.

“Atı alan Üsküdarı geçti.”

Artık bundan gayrısı lafıgüzarlık olur. Diyeceğimiz odur ki, açalım denizinden çıkmak artık bir başka bahara kaldı.

***

Fransız ihtilalinde kurucu meclis üyelerinden Kardinal Maury’yi sokakta giderken yakalamışlar. Devrin çılgınlığı içinde zibidiler bağırmaya başlamışlar:

-Fener asalım.

O tarihte kim kime kızarsa, toplanıp sokak fenerine asma modası var.

Herkes Kardinalin etrafına toplanmış, ilmiği Kardinalin boğazına geçirişler. Maury:

-Evlatlar, ne o demiş; beni fenere asınca daha mı ışıklı göreceksiniz?

**

Ve Fransız devrimindeki yaşanan olayları bizler de yaşamaya başladık. Bayrağımızı gönderden indiren yuhalanırken, indirtmeye sebebiyet verenleri ağamız, paşamız şakşakçılığından yanından, galiba bu vahim olayın da faturasını silahları ellerinden alınan askerlerimize keseceğiz.

Ve yine dedik, söyledik dedik, ama gelin görün ki, bu moral bozukluğu içerisinde neyi nasıl anlatacağımızı yine bilemedik!

Gerçekten, bizi açalım denizine kim itti?