SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

UĞUR MUMCU

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

 

            Uğur Mumcu 22 Ağustos 1942’de doğmuş, 24 Ocak 1993’te bombalı bir suikast sonucu yitirmişti. Onun şehit edilmesinden sonra, bu mefhum cinayetin çözülmesi konusunda şeref sözü veren, bu olayı aydınlatmak “Namusumuzdur” diyen siyasiler, siyaset sahnesinden silinip gittiler. Olaya karıştığı ileri sürülen tek tanık sanık da hepimizin bildiği gibi  “deli” ilan edildi. Gazeteci ve yazar olan Mumcu, Abdi İpekçi’den Duygu Asena’ya  Sebahattin Ali’den Hrant Dink’e Aziz Nesin’den  Ahmet Taner Kışlalı’ya, Çetin Emeç ve daha nicelerine kadar olan bu duayenler doğruları uğruna kalemini satmayan basın emekçileridir.

            Uğur Mumcu 12 Mart döneminde “ordu uyanık olmalı” sözleriyle “orduya hakaret etmek” “sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak” suçunu işledi diye 7 yıl mahkumiyet yemiş, Yargıtay’ın davayı bozması ile serbest bırakılmıştır. Mumcu serbest bırakıldıktan sonra askere alınmıştır. Mumcu Tuzla Piyade Okulu’nda üç aylık eğitimden sonra “sakıncalı” ilan edilerek askerliğini er olarak tamamlamak üzere Ağrı Patnos’a gönderildi. Daha sonra açtığı davayı kazanan Mumcu Yedek Subaylık hakkını elde eder. Ama, “Ne olursa olsun, ben Patnos Dağları’nda halk çocuklarıyla er olarak askerlik yapmayı emekli olduktan sonra siyasal iktidarın uzattığı yönetim kurallarında on binlerce lira para alan Orgeneral olmaya değişmem” diyerek askerliğini Patnos’ta er olarak tamamlamıştır.

            Evet onun şehit edilişinin 25.yılını kendisinin de dediği gibi herkes unutabilir ama sanatçılar, yazarlar ve aydınlar daha doğrusu dik durup kalemini satmayanlar asla unutmayacaktır.

            Uğur Mumcu kalemini satmayan biriydi. Onu bir kez daha anarken, Allah’ın rahmeti üzerine olsun diyorum…