SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

TUĞLA

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:46

Genç ve başarılı bir iş adamı, lüks aracı ile mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavaşça geçerken hiçbir çocuk görmedi fakat arabasını kapısına bir tuğla atıldığını fark etti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri döndü.

Adam, arabadan indi. Orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu arabasının yanına götürerek: “Bunu neden yaptın? Ne yaptığının farkında mısın?” diye bağırmaya başladı.

Çocuk yalvararak: “Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyorum. Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı.”

Adam, park edilmiş arabasının arkasını işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu. “Kardeşin kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü. Ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz? Benim için çok ağır.”

Bu durumda son derece duygulanan işadamı, boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yerdeki genci kaldırarak tekerlekli sandalye oturttu. Mendiliyle çizik ve yaraları sildi ve gencin yarası olup olmadığını kontrol etti. Küçük çocuk, “Teşekkür ederim efendim, Tanrı sizden razı olsun” dedi. Adam, küçük çocuğunu ağabeyinin arabasını iterek evlerine doğru hareket etmelerini uzun uzadıya izledi.

Genç adam, arabasının kapısını hiç tamir ettirmedi. Kapıda olan çürüğü, hayatını birinin kendisine tuğla artmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.

Tanrı, ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazen, dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise, size bir tuğla fırlatılır…

İster fısıltıyı, ister tuğlayı dinleyin.

Tercihi siz yapın…

Bu öykü A. Şerif İzgören’in bir kitabından alınmıştır. Öykünün başlığını ben koydum. Öyküden nasıl bir “Kıssadan hisse” çıkaracaksınız bilemiyorum. Belki de kıssadan hisse çıkarmadan, beğenir geçersiniz. Öykümüzün sonunda yazıldığı gibi, karar sizin. Tercih sizlere kalmıştır.

Esen kalın.