SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

TAKDİR YİNE TARİHİNDİR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

  Aşağıda okuyacağınız mektup 18 ocak 1877’de sadrazam Mithat Paşa tarafından Padişah Abdülhamit’e yazılmıştır.

  “…Dokuz gün oluyor ki, vatan hayrına olan tekliflerimi kabul etmemekte ısrar ediyorsunuz. Bütün taleplerim Anayasa hükümleri içindedir. Elimdeki imkanlar konu harici alınmaya çalışılan bir devlet adamı buna boyun eğmez, gerçekleri ortaya çıkarır. Yarın, Millet Meclisinin Milletvekillerini millet seçtiği zaman, hepsi bir sadrazam hüviyetinde sizden hesap soracaktır.

  Meşru bir hükümdar olmak, ne kadar şerefli ise, o oranda görevlerinin bilincinde olmakla mümkündür.

Devlet, imar ve ıslahat henüz başlamadan, hasis emellerle daha çok tahrip edilmek isteniyor.

 Ben buna razı olamam…

  “Lütfen emanetinizi üzerimden alınız!”

  Mithat Paşa bu mektubu demokrasinin Cumhurbaşkanına değil, istibdatın padişahına, hem de Sultan Abdülhamit’e yazmıştır.

Sonra ne mi olmuştur?

  Dört gün sonra saraya gitmiş, padişahla görüşme beklerken, içeri giren dört padişah yaveri, “TUTUKLUSUNUZ!” diyerek, Mithat Paşayı sürgüne göndermişlerdi.

  Ama ne gam!

  Mithat Paşa gerekeni, gereken yerde yapmış ve tarihte yerini vatan, millet sevdalısı olarak almıştır.

  Aradan yıllar geçer, meşrutiyet ilan edilir, sözde çok partili meşruti bir rejime geçilmiştir. İttihat ve Terakki partisinin karşısına Ahrar partisi çıkmıştır.

  İttihatçılar, muhalefeti susturmanın yollarını ararlar. Bir heyet Sadrazam Kamil Paşaya çıkar, Ahrar partisinin kapatılmasını ister.

  Sadrazam Kamil Paşa, ANAYASA’NIN 38. maddesini hatırlatır. Heyette bulunan Hüseyin Torun Bey, “Bu madde nedir?” diye sorunca, Kamil Paşa tokat gibi cevap verir: “Anayasayı okuyunuz da, ondan sonra buraya geliniz!”

  Bir tarafta, “Anayasayı  hatırlatan “ yaşlı Osmanlı sadrazamı, günümüzde yasaları hiçe sayan Cumhurbaşkanı…

  Takdir, tarihindir…

  Ve bazılarına göre çok partili, demokrasi ile yönetilen her zaman hukuktan bahsedilen, milli iradenin egemenliği her şeyin üstünde olduğu söylenen T.C’nin Cumhurbaşkanı.

  İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerini yasalarını hiçe sayarak, iptal ettirmeyi başardı.

  Ama ne gam! Takdir, yine tarihindir…