SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SÜMÜĞÜ AKAN ÇOCUĞU SEVEBİLİRSEN ÖĞRETMENSİN

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:46

Okuduğum bir anlatıda şöyle diyor İsmini hatırlayamadığım bir yazar:

“Hepiniz öğretmen olacaksınız, sınıflara gireceksiniz. İlk derste uslu çocuklar göreceksiniz, içlerinden bazıları yaramazlık da yapacaklar.

Sarışın, esmer, güzel giyimli, çirkin giyimli çocuklar göreceksiniz. Yumuşak başlı çocuklar göreceksiniz. Ama bir de burnundan sümükleri akan çocuklar göreceksiniz. İşte, bu burnundan sümük akan çocukları görünce, içinizden hemen mendili çıkarıp o çocuğun burnunu silmek geçmezse, çocuğun o sümüğünden iğrenirseniz, bu mesleği bırakın. Siz o zaman öğretmen olamazsınız. Öğretmen olabilmek için, o sümüklü çocuğu sevmek, onun sümüğünü silmek gerek…”

Öğretmen okullarından mezun olanlara, zamanında böyle anlatırlardı çocuk sevgisi. Öğretmen olmada bilginin önemi kadar, öğretmenin yüreği çocuk sevgisi ile dolu olması da bir o kadar önemliydi.

Zamanında KPSS’den kaç puan aldığımızı, siyasal tercihlere göre atanıp atanmayacağımızı düşünmezdik. Aylarca süren güvenlik soruşturması işkenceleri de yoktu. Bizim tek düşüncemiz; LAİK, DEMOKRATİK olma yolunda olan ülke çocuklarımızı, yarınlara hazırlamaktı.

Ama şimdi…

Öğretmenlik diplomasını verip, “sen öğretmensin” diye mezun ettiğin öğretmene, “Dur, önce yeterlik sınavına gireceksin!” gibi abuk sabuk bir anlayışın komikliği yaşanıyor. Böyle bir düzende, o öğretmenin yüreğindeki sevgiyi nasıl tazeleyeceksiniz?

Koronavirüs belasının yaşandığı bir takvim sürecinde 2020 - 2021 Eğitim-öğretim yılına, “uzaktan eğitim- yüz yüze eğitim” bilmecesi içerisinde girdik.

Öğretmenlerin dertleri yine bin türlü. Atanamayan öğretmen ordusunun çilesi bir tarafa ücretli öğretmenlik derdi diğer tarafta… Liyakat unutulmuş, siyasi ağırlıklı dayatmalı bir sistem ve devlet okullarından fazla özel okul ve millilik vasfını yitirmiş, tepeden tırnağa bozuk, karanlık bir eğitim tablosu…

Öğretmenin aldığı maaşı “Devlete yük!” denmemesi gerekiyor…

Devlete yük diye düşünülürse eğer böyle bir durumda, sümüklü çocuğun sümüğünü silebilecek, çocuk sevgisini öğretmenin yüreğine nasıl yerleştireceksin?

İşte böyle dramatik bir tablo içerisinde öğretmenler gününü kutluyoruz. Demokratik ve laik eğitim için çırpınan mücadele verenlere selam olsun.

GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN ÖĞRETMENİM.