SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SİYASİ HASTALIK VAKALARI!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2022 00:04

Siyasi hastalık vakaları, daha çok demokrasisi gelişmemiş, gelişmekte olan diye isimlendirilen ülkelerin siyasetçilerinde görülür. En bariz vaka, neredeyse oy verme yaşından, ölene kadar süren hastalıktır. Bu tip politikacılar kendilerini Hint kumaşı zanneder, aynada kendilerini her zaman güçlü görme göz hastalıkları olduğu için, hep “Ben” derler… Bu Beşikten mezara kadar süren politika hastalığının yanında, siyasetçileri tehdit eden hastalıkların başında, el öpme, (sağ partilerde) yanaktan öpme, kafa tokuşturma, alkış tutma, vatanı kurtarma, argo sözcük kullanarak boks gösterileri yapma gibi vakalar görülmektedir…

El öpme ve el öptürme vakası ekseri İslam ülkelerinin bazı parti başkanları ile o partinin üyeleri ve siyasetçileri arasında gel-git yapar!

Tokalaşma denilen vaka, Covid-19 salgını nedeniyle, biraz da samimiyeti ifade ettiği için yerini yumruklamaya bıraktı! Hastalık, çok bulaşıcı olduğu için, siyaset harici kişiler de bu hastalığa yakalandı!  Bilhassa hastalığın ileri safhalarında siyasilerin birbirlerine yumruk atmalarından sonraki evrelerde kürsüleri yumruklamalarının tedavisi mümkün olmadığından bilim adamları araştırma yapmaya başlamışlardır.

Sosyal medya verilerinden alınan bilgilere göre, hastalıktan kurtulmanın tek çaresi, hastalığın mutasyona uğrayarak, başka bir politik hastalığı olan öpüşme vakasına dönmesinde görülmektedir! Bunun içinde erken seçim gündeme getirmeye başlanmıştır.

Öpme vakası, siyasi bilimcilere göre, şekilsel olarak çeşitlemeler gösterdiği için, çok yaygınlaşması durumunda kişide bağışıklık kazandırmakta, sonuçta hastalık mikrobu kapmış politikacı, siyasetten koptuğu devrelerde bile, bu alışkanlığı sürdürme olasılığına, her zaman şahit olunulmuştur!

Politika hastalığının en korkuncu da, “ben kurtarırım!” hastalığıdır. Hastalık ekseri az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin politikacılarında görülür. Demokrasisi gelişmemiş zayıf büyüyeli ülkelerin politikacıları, hastalığın yan etkilerinden biri olan, hayali düşman yaratma emareleri gördükçe, her olumsuzluğu dış güçlere bağlarlar!

Bu kötü ve bulaşıcı hastalığın etkileri bilindiği halde, böyle politikacılar yine seçilir ve seçenler sürekli olarak vatanın kurtarılmasını beklerler…

Ne zamana kadar mı?

“Vatanı ben kurtarırım!” diyenlerin, vatanı kurtarma hastalığından kurtuluncaya kadar…