SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SAVURTUK BİR SOHBET

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

            Demokrasiden söz edilen ülkenin birinde, bir kaplumbağa görülmemiş bir hızla koşmaya çalışıyormuş. Kaplumbağanın koştuğunu gören tavşan merak edip koşarak kaplumbağaya yetişmiş:

-          Kaplumbağa kardeş ne oldu sana? Niye böyle kaçıyorsun?

 

Kaplumbağa nefes nefese:

-          Cunta geliyormuş…

-          Canım sana ne cuntadan?

-          Olur mu tavşan kardeş, ya beni fil sanıp asarlarsa…

 

Tavşanın aklı iyice karışmış:

-          Kaplumbağa kardeş sen fil değilsin ki?

-          Fil olmasına fil değilim ama fil olmadığımı anlatıncaya kadar beni çoktaannn!

Şimdi bu hikaye Türkiye’ye uyar mı uymaz mı?

            Hadi uymaz diyelim. Uymaz ama uydurmaya çalışanlar ya şöyle derlerse:

Fetö darbesinden sonra, Fetöcü deyip içeri atılan ve sonra salınanlara bakın…

Efendim, hani bazen insanın çenesi açılır, konuşur da konuşur ve dinleyicisini

bezdiren hali olur ya bizimki de o hesap işte.

15 temmuz darbesinden sonra kimi suçluluktan, kimi  bizim kaplumbağa misali yurt dışına kaçtı ya işte bu aktaracağım fıkra da bu gibi şeyleri çok güzel izah edecek  cinsten.

Hikayeyi bilenleriniz vardır, bildiğiniz gibi 1970’li yıllarda “Komünistler geliyor” diye söylentiler oluyordu. Yine o yıllarda, şimdiki gibi yurt dışına kaçan kaçana…

İşte hikayemiz böyle bir konuyla ilgili:

Kaplumbağa evini almasınlar, tavşan kürkü gitmesin diye… Maymun bakmış herkes kaçıyor o da başlamış koşmaya…

                        Sonra birden aklı başına gelmiş, “Be hey aptal maymun, senin ne evin var ne kürkün, ne de yurt dışına çıkacak gücün var. Üstelik kıçın da açık… Sana ne komünistlerden” deyip kaçmaktan vazgeçiyor.

                        Ve geldik sohbetimizin sonuna. Ama yazımızın sonunu Orhan Veli’nin dizeleri ile bağlasak herhalde daha iyi olur…

                        Kimimiz Ahmet Bey,

Kimimiz Ahmet Efendi

Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyefendi?

 

Esen kalın.