SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SAKALLI CELAL

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

“Sakallı Celal” Orhan Karaveli’nin yazmış olduğu bir kitabın adı. “Sakallı Celal” çoğumuzun tanımadığı, Galatasaray Lisesi mezunu, zamanında “filozof” diye tanınan, öğretmenlik yıllarında oradan oraya sürülmüş, bazen işsiz kalmış, işçilik de yapmış ama kimsenin önünde eğilmeyen bir kişiliğe sahipmiş.

Anadolu’da Fransızca öğretmenliği yaparken bir yandan da çocuklara futbol öğretirmiş. Bir yobazın “bu oyun dine aykırıdır” sözleri üzerine onu dövmüş, sonuçta işine son vermişler..

İş bununla da bitmemiş. Fabrikada işçilik yaparken Fransızca kitap okumasından kuşkulanılmış, oradan da bu yüzden işten atılmış.

Evlenmeye vakit bulamamış, “yalnız” soyadını almış. Düşüncelerini açıkca ifade etmiş, hayatını gönlünce yaşadığı, pervasız bir kişiymiş.

Aydın da yoksul köylülere para dağıttığı için komünistlikten kovuşturmaya uğramış… (1886-1962) yılları arasında yaşayan Sakallı Celal’in başına gelemeyen kalmamış…

Bir gün birisi  “İttihat terakki ülkeyi meclisi meblusan ile idare etti.” Deyince Sakallı Celal kızmış:

-“Doğru mebuslar vardı”, demiş. Ama onlar seçimle değil, tahinle geldikleri için mebus değildiler. Mesela testinin de ağzı var, konuşuyor mu? Masanında ayağı var, yürüyor mu?

Bir gün maarif vekaletinden emir almış “Devlet teşkilatlanıyor, personel yok, 9.sınıftakiler 11’e geçirip, mezun ediverin..”

“Sakallı Celal” söylediklerini yazmamış, Orhan Karaveli onun bir başka yönünü anlatırken, unutulmaz sözlerini de aktarmış kitabında:

-Aydın geçinenler, Doğu’ya giden bir geminin içinde Batı’ya koşarak, Batılılaştıklarını sınırlar..

-Türkiye’de ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisizdir…

-Bu kadar cehalet, ancak tahsille mümkündür.

Kısacası “Sakallı Celal”i daha iyi tanımak veya anlatmak için, onun adına yazılmış kitabı okumakla mümkün olabilir diye düşünüyorum. Rengarenk ışıltılar bırakarak dünyadan göçüp giden, Sakallı Celal’e Allah’tan rahmet diliyorum.

Ve diyorum ki, o günlerde Sakallı Celal’leri anlamayanlar, bugünlerde anlaşa bilinir miydi acaba?..