SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

RÜŞVET HEDİYE OLUVERDİ!

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50

 

Rüşvetle hediye hep karıştırılmıştır. Peki her hediye rüşvet midir? Bu biraz hediyenin değerine, biraz da alanla verenin nedenselliğine bağlıdır.

Rüşvetin çeşitlemesi de çoktur. Belki de bu çeşitlemelerin çokluğundan olacak ki, Fuzili’nin “Selam verdim, rüşvet değildir, diye almadılar!” vecizesini unutmadık!

Biraz evvel rüşvetle hediye karışımından bahsettik ve dedik ki, bu hediyenin büyüklüğüne bağlı. İşte Hasan Pulur Hocam bu konuda çok güzel bir örnek vermiş:

“Osmanlı devrinde rüşvet başını alıp giderken buna bir çare aranmak istenmiş, Tanzimat’tan sonra şöyle bir yöntem konmuş:

“Beş adet!”

Beş adet yüzük, beş adet kıymetli taş, beş teneke peynir, beş koyun, beş inek gibi; bunlar hediye sayılacak fazlası rüşvet…

Bir gün Beylerbeyi’ndeki bir vükela yalısının rıhtımına bir mavna yaşanır, içi koyun kuzu doludur. Mavnanın sahibi Paşa hazretlerine bir mektup gönderir:

“Paşa hazretleri bu koyunlardan beşi sizin, beşi muhterem birinci eşinizin, beşi ikinci eşinizin, beşi büyük kızınızın, beşi büyük oğlunuzun…”

Liste devam etmiş gitmiş, Paşa, mavnadan indirilen sürüyü pencereden seyretmiş…”

Yeter ki biri rüşvet vermeye, biri de almaya razı olsun, mutlaka bir yolunu bulurlar. Hatta yolunu bulmakla kalmazlar, rüşveti dinsel yönden mübah haline getirirler.

Rüşvet mi, hediye mi sorularının güncelliğini hep beraber yaşadığımızı biliyorsunuz. Biz diyeceğimizi dedik diyerek yer gelmişken şair Haşmet’i hatırlamamak mümkün mü?

Sadrazam Koca Ragıp Paşa, bir gün yanındakilere yemin teklif etmiş:
“Rüşvet almadığınıza yemin eder misiniz?”

Her taraflarından rüşvet akanlar gürül gürül yemin etmişler…

Sadrazam, bir kenarda sessiz oturan şair Haşmet’e dönmüş:

“Haşmet sen de memuriyet yaptın, hiç rüşvet aldın mı? Bakıyorum yemin etmiyorsun!”

Şair Haşmet boynunu bükmüş:

“Efendim yalan yere yemin eden çatlar, diye bir inanış vardır. Şimdi yemin edenlere bakıyorum, eğer çatlamazlarsa, ben de yemin edeceğim!”

Eh, bu kadar laftan sonra, hiç kimseye gönderme yapmamıza gerek yok sanırım!

Esen Kalın.