SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

PETRO VE PABLO

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

Bir şarkı vardır bilir misiniz?

“Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime

Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime.”

Demokraside bir yelpaze varsa ve bu yelpaze sağ ve sol diye ikiye ayrılıyorsa, sağın toplam oyları, her zaman solun toplam oylarından fazladır.

Eğer sağ partilerde güçlü bir başka sağ parti çıkmazsa, soldaki bölünmüşlük devam ettiği müddetçe, sol için iktidara gelmesi mucizedir.

Hepinizin bildiği gibi; Bu iktidar mutfaktan geçememiş, sınıfta kalmıştır. Bu iktidara oy verenler hep kendi çıkarları doğrultusunda oyunu kullanmıştır.

Günlerdir düşünüyoruz.

Hani analar ağlayamayacaktı?

Hani hırsızlığa, rüşvete, torpile, iltimasa son verilecekti?

Hani AB normlarına uygun bir demokrasi kurulacaktı?

İşte geldiğimiz noktada yeni Türkiye eseriniz…

Ülke kan gölü, Suriye öyle, Irak böyle.

İşsizlik bir başka alem. Hele 15 Temmuz darbe girişimi, her şeyin canına tıkadı.

“Umut yiğidin ekmeğidir.” derler. Öyle derler ama umutlar yavaş yavaş yok olmaya başladı.

15 Temmuz darbesi ile örgüt üyesi, örgüt sempatizanı, örgüte yataklık gibi suçlarla tutuklama işlemleri de cadı avına dönmeye başladı.

Efendim, siyasi erkin içinde olanlara neden bir şeyler yapılmıyor, bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. İşin ilginç tarafı, bazı şeyleri düşündüğümüzde işin içinden çıkamıyoruz. Hal böyle olunca da, düşüncelerimizi fıkralarla açıklamaya çalışıyoruz:

“Demokrasinin rafa kaldırılıp, babanın oğlunu, oğlunun babasını gammazladığı bir ülkede iki eski arkadaş yolda karşılaşmışlar. Birinin adı Petro, birinin adı da Pablo imiş…

-Oooo Pablo merhaba!

-Oooo Petro merhaba!

Sarmaş dolaş olup kucaklaşmışlar.

Biraz eski günleri yad etmişler, çoluk çocuktan dem vurmuşlar, sonra yaşadıkları güne gelmişler.

-Pablo bugünkü rejim hakkında ne diyorsun? İktidardakiler hakkında ne düşünüyorsun?

Pablo, başlamış düşünmeye…

Devir kötü devir, herkes birbirini ihbar ediyor, kimnin ne olduğu belli değil!

Petro üsteler:

-Pablo söyle yahu?

-Vallahi bilmem ki, ne söyleyeyim?

-Yok canım sen hiç bilmez olur musun? Bilirsin, bilirsin…

Pablo iyice bunalır, söylese bir türlü, söylemese bir türlü… Sonunda

-Evet Petro söyleyeceğim!

Petro’nun kulağıma eğilir ve:

-Tıpkı, senin düşündüğün gibi, düşünüyorum.

Petro yakalar, Pablo’yu kolundan:

-Yürü ulan seni tutukladım!”

Esen kalın.