SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

PANZEHİR

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48

 

George Orwell, “1984” adlı romanında tarihin en büyük totaliter devleti olan “Okyanusya” diye bir devleti anlatır.

            Orwell, romanında şimdiyi denetim altında tutan diktatör iktidarın, geçmişi ve geleceği de denetim altında tutmak için bir taraftan geçmişte gerçekten yaşanmış olan tarihi silip yok ederken diğer taraftan planladığı toplumsal düzene uygun yeni bir tarih uydurduğunu anlatır.

            Örneğin  Okyanusya’da “Gerçek Bakanlığı” vardır. Bu bakanlığın görevi bir taraftan “iktidarın gerçekleri” dışında tüm gerçekleri yok etmek, diğer taraftan da iktidarın işine yarayacak “yeni gerçekler” üretmektedir.

            Orwell’in ifadesiyle “Her şey bir sis bulutu içinde yitip gidiyordu. Geçmiş silinmekle kalmıyor, silindiği unutuluyor, sonunda yalan gerçek olup çıkıyordu.”

            Sinan Meydan , Okyanusya’da tarihin silinip yeniden yazılma sürecini şöyle bir alıntıyla açıklar:

            “…Değiştirme işlemi yalnızca gazeteler için değil, kitaplar, fotoğraflar, süreli yayınlar, posterler, filmler, ses bantları, siyasal ya da ideolojik bakımdan önem taşıyabilecek her türlü kitap ve belge için de geçerlidir. Giderek geçmiş, günü gününe, dakikası dakikasına güncellenir. Böylece hem partinin hem örgütlerinin ne kadar doğru olduğu belgeleriyle kanıtlanmış olur hem de günün gereksinimleriyle çelişen tüm haber ve görüşler kayıtlardan silinir. Artık tüm tarih, gerektikçe sık sık kazınan ve yeniden yazılan bir PALİMPSESTE dönüşmüştür. Yok edilmesi gereken belgeler ise bellek deliği denen bir yarıktan içeri atılır ve binanın gizli bir köşesinde dev fırınları boylar.

            İnsan kendi belleği dışında hiçbir kayıt kalmayınca en belirgin gerçeği bile nasıl kayıtlayabilir ki? Kaldı ki belleğinizde kalanlar ve bildikleriniz de 101 numaralı odadaki işlemlerle tertemiz edilince tüm bunların sonucunda toplumun ve bireyin belleğinden geriye hiçbir şey kalmayacak, tekmil tarih ve geçmiş  PARTİNİN SİSTEMİNE UYGUN BİR BİÇİME BÜRÜNECEKTİR.”

            Bu alıntılardan hareketle, “LOZAN ANTLAŞMASI” üzerinde yaratılan yalan haberler, gerçek tarihin silinip yerine yaşanmamış kurmaca bir tarihin koyulması filmini gündeme getirmiyor mu?

            Atatürk2ü ve onun kurduğu Cumhuriyet’in getirimlerini çarpıtıp, televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde, kurmaca bir sahte cumhuriyet tarihi yaratma çabalarını esefle izlemekteyiz.

            Ancak bütün bu olumsuzluklara karşı Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına karşı, Orwell’in 1984 Okyanusya’sı kitabında anlatıldığı gibi Atatürk devrim ve ilkeleri kolay kolay yok edilmeyecektir.

            Bugün sizlere dişlimizin döndüğünce Sinan Meydan’ın “Panzehir” isimli kitabından anlattığımız alıntılarla küçük de olsa kendi düşüncelerimize misafir olduk.

            Bir başka sohbetimizde “LOZAN” konusunda buluşmak üzere şimdilik esen kalın.