SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

MİLLETİN VEKİLLERİNDEN ( ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR)

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51

 

Hatırlar mısınız?

Başbakan Erdoğan, bir zamanlar CHP’nin eski lideri Sayın Baykal’a “İddianı ispatlayamazsan ….” deyip, cümlesini tamamlamadan “Buraya üç nokta koyuyorum” demişti ya, Baykal da ertesi gün “Üç nokta Başbakan’ın yakasına rozet gibi yapıştı, uygun görüyorsa oradan alıp uygun bir yere koyabilir” diye yanıt vermişti ya…

Hatırlar mısınız?

Sayın Bülent Arınç yine zamanın birinde “Şeyini şey ettiğimi” gibi veya buna benzer bir şeyler demiş de, günlerce basının dilinden düşmemişti.

Meclisin bu güzide kişileri, yarattıkları güzelim konuşma dillerine, 2012 yılında da unutulmayacak vücut dilinin güzel örneklerini sergilenmeye başladı.

BDP’li Hasip Kaplan’ın İçişleri Bakanı Sayın Şahin’e orta parmağını gösterdi. Böyle meclis görüşmeleri sırasında da güzelim hareket yerini almış oldu!

Bazıları bu lafları ve hareketleri sanki ilk defa duyuyormuş gibi ifadeler sergiliyorlar. Böyle davranmakla eski meclislere haksızlık ettiklerini herhalde bilmiyorlar.

Biz de eski meclislerde neler oluyormuş sorumuza Sayın Pulur Hocamızın köşesinden birkaç alıntı ile örnek verelim:  

Bir milletvekili konuşurken karşı partiden biri, başkanı “Zaman doldu” diye uyarıyor; kürsüden cevabını:

“Acıttı mı cicim!” ( 1979)

Bir milletvekili kürsüde konuşken aşağıdan eski bir olayı hatırlatarak laf atıyorlar:

“Irz düşmanları!”

Irz düşmanlığı ile suçlanan milletvekili anında cevabını yapıştırıyor:

“Sayın Başkanım, bir insanın ırz düşmanı olduğunu bilebilmek için o insanın yaptığı zaman başını tutmak lazım!” (1974)

Bir zamanlar “Okumuşlar meclisi” vardı. Adına “SENATO” denirdi, Senatör olmak için 40 yaşını geçmek ve yükseköğrenim görmek gerekirdi.

İşte o meclisten vaciz bir diyalog:

“Ulan aşağılık adam! Senden başka adam yok mu burada? Senin ağzına s..arım, eşek oğlu eşek otur yerine!”

Aynı seviyede kısa bir yanıt:

“ Bir b..k yiyemezsin!” ( 1979)

Milletvekili kürsüde konuşurken aşağıdan atılıyor:

“ Serseriler bu kürsüye çıkamaz!”

Kürsüdeki, Başkan, size müdahale edin diyeceğim ama sizin müdahalenizden anlamayacak bir varlık var, bir veteriner çağırın ve muayene ettirin bu beyefendiyi!” (1980)

Kürsüde anarşinin bilimsel tahlili yapılıyor:

“Anarşinin vitamini oldunuz!”

“Siz de anarşinin gübresisiniz!” ( 1978)

Bunlar eski meclislerde olanlara bakıp da “SEVİYE” tartışmasına girmeye hiç niyet etmeyin.

Hatırlar mısınız?

Rahmetli Turgut Özal’ın Başbakan iken, o zaman ki CHP Genel Başkanına “Küçük Turgut’tan” bahsedişini…

Sözümüz, bu şekilde seviyesiz tartışmaların her devirde olduğu gerçeğinden hareketle bir başka ülkeden örnek verelim.

Mesela Fransa Meclisinden:

Genç Bakan kürsüde konuşurken aşağıdan biri laf atmış:

“Dün gece karın neredeydi, sen onu söyle!”

Meclis karışmış, bağıranlar, çağıranlar, itişenler kakışanlar…

Kürsüdeki Bakan da Başkan’dan söz isteyip duruyormuş. Başkan kimseye söz vermemiş, oturumu yarım saat kapatmış, bu arada da bakana merak ederek sormuş:

“Söz verseydim ne diyecektiniz?”

“Ben BEKÂRIM diyecektim Sayın Başkan! Ben bekârım! Bana karın neredeydi diye soruyorlar…”