SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

MEKTUP

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49

  “… Sizlere önce iran İslam devriminin  nasıl geliştiği kısaca anlatmak istemiyorum. Çünkü Türkiye’deki gelişmelerle çok büyük benzerlik mevcut.

1-      Büyük kesimi farkirleşen halk dincilerin pençesine düştü. Bu halk yiyecek, giyecek gibi ufak yardımlarla onların sınıfına çekildi. Beyinleri yıkandı ve fakirliklerinin temelinde kirli ve dinsiz rejim olduğu benliklerine yazıldı. Açlıkla boğuşan halk bu cehaletlin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime düşmanlaştı.( çok fakirleşen Türk halkına da aynı şeyler yapılıyor)

2-      Hep demokrasi ve özgürlük dendi. Humeyni devrimi yapana kadar hep demokrasi ve özgürlük vaat etti.  Bu şekilde sol görüşlü insanları da kendi saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe ilk gidenler oldu.(Türkiye’de de hep demokrasi ve özgürlük diyorlar.)

3-      Emir komuta zincirinde yapılanmış olan din adamları halkı kontrol altına aldı.(başı ABD’de yaşayan malum tarikatın yapılanma biçimi olan “ABİ” yapılanması bu emir komuta şeklidir.  Ve devrimin halk en önemli ayaklarından biridir. Bu emir yapılanması devrimin halk ordusudur ve devrim sırasında bu emir komuta çok kısa sürede çok büyük kitlelere egemen olur.

4-      Kargaşa ve kaos ortamında  askeri kışlalar basıldı. Ellerinde Kur’an ile kışlalar ele geçirildi. (bu ayağa çok dikkat edelim. Çünkü devrim sırasında Türk silahlı kuvvetlerini ele geçirmenin anahtar ayağı budur.)

 

Mektubu gönderen kişi isim zikretmese de “ malum kişi diyerek Feto’yu işaret etmektedir. Ben mektubun sadece bir bölümünü sizlere aktardım. 

   Dikkatinizi çekmek istediğim konu sözcü gazetesinin 25 YKR olduğu zamana rastlıyor.( sadece mektup yazısını keserken tarihli bölümü kesmiş olduğum için falan tarihli gazete diyorum) ama kaba taslak 7-8 yıllık bir süre diyebiliriz.

Velhasıl kelam  FETO TERÖR örgütünün ayak sesleri yıllardır. Duyulmasına rağmen 15 TEMMUZ darbe girişiminin nelere mal olduğunu hep beraber yaşadık. Darbeyi yapanlar kadar onlara şirinleri oynayan, zamanında yılanın  başını ezmeyen kollayıcıların da sorumlu olduğuna herhalde tarihsel süreçte göreceğiz. Zira şimdilik “ALDATILDIK” “KANDIRILDIK”  sözleriyle bir güzel  geçiştiriyoruz. Kanlı darbe teşebbüsünü.