SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KISSADAN HİSSE

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:47

 Ormanda azılı bir aslan yaşamaktadır. Ormandaki bütün hayvanlar, korku içindedirler. Böyle yaşamaktansa bir çare aramaktadırlar. Ve ilk akıllarına gelen çareyi uygulamaya koyarlar. Aralarında seçtikleri bir heyeti aslana gönderirler. Heyetin başı:

-Ey ormanların şahı, her gün içimizden birini yakalıyor, yiyorsun. Buna bir diyeceğimiz yok ama, bu zahmet niye? Sen tahtında otur, biz sana her gün içimizden birini yollarız, sen de rahatça yersin. Böylece, biz de sen de huzur içinde oluruz.

 Bu teklif aslanın hoşuna gider, kabul eder. Artık her sabah bir hayvan aslana teslim olmaktadır.

 Günlerden bir gün sıra tavşana gelir, hayvanlar:

-Çoğumuzun rahatı için birinin ölmesi gerek…

Haydi vakit geçirmeden yola düş, aslanı kızdırmayalım…

 Tavşan işi yavaştan alır, kayıtsız, seke oynaya aslanın huzuruna gelir. Gelir ama vakit hayli ilerlediği için aslan kızgındır.

-Nerede kaldın? Bu gecikmenin sebebi ne?

 Tavşan boynunu büker, yalancı bir telaşla terini siler ve:

-Aman efendim, ben saygıda kusur etmedim. Sabah erken yola çıktım ama, diğer bir aslan yolumu kesti, elinden kurtuluncaya kadar neler çektiğimi bilemezsiniz?

 Aslanın öfkesi büsbütün başına vurur:

-Kim bu küstah? Kimmiş o, çabuk söyle?

Tavşan durumdan memnun, hep öteki tavşanı över, aslanın hassasiyetini gıcıklar, sonuçta;

-Düş önüme göster o alçağı…

Der yola düşerler. Tavşan aslanı bir kuyunun başına getirir:

-İşte Sultanım, bu kuyunun içinde… Bakın nasıl kurulmuş…

 Aslan, hırsla kuyunun içine bakar. Suda aksini görür, hırlamaya başlar, kuyudaki aksi de hırlar. Tavşan bu fırsatı kaçırmaz:

-Görüyor musunuz efendim? Size nasıl meydan okuyor…

Aslan büsbütün hiddetlenir, gözleri döner, “Bir diyarda iki sultan olamaz, parçalamalıyım onu…” diye mırıldanır ve ardından “Gümmm” diye kuyuya atlar.

 Artık her şey bitmiştir. Tavşan müjdeyi diğer hayvanlara verir.

  Bu hikayeyi Hasan Pulur Hocam Mehmet Önder’in “Mevlana-mesnevi’den hikayeler” kitabından almış, bendeniz de onun köşe yazısından alarak bu güzel hikaye ile sizleri buluşturdum. Kıssadan hissesi de şöyle:

 “Ey kişi… Sen bu dünya kuyusunun dibine, hırsla, tamah ile atlamış, mahsup bir aslansın. Nefsini yen de tavşan gibi hür dolaş…”

 Kim bilir, ummayız ama seçilmişler okur da, ibret alırlar!

-Ola ki dedik! Öyle umutlu değiliz ama…